Şu Üç Kültürü Mutlaka Bilmeliyiz
Bilmemiz gereken en asgari ve önemli 3 kültür nedir? Bunların hayatımızda ki yeri ve önemi nedir? Osman Nuri Topbaş Hocaefendi anlatıyor.
En asgari kültürümüz 3 şey olacak.
Birincisi düzgün bir kıraatimiz olacak. Onun için evlatlarımızı lütfen bir Kur'an-ı Kerim kursundan geçirelim. Kur'an-ı Kerim Arapça'nın üzerinde de bir lisandır. Arapçada tecvit yoktur. Meddi muttasıl, meddi munfasıl, ikraplar vesaire yoktur. Bunlar Kur'an-ı Kerim'e ait keyfiyetlerdir. Okuyuşta her harfin mahreci vardır. Onun için birincisi huruftur. Bir Kur'an-ı Kerim tahsilinden evlatlarımızı, kendimizi bile geçirmemiz zaruri. Cenab-ı Hak "ticareten len tebûr" (Ticareten len tebûr - Asla zarar etmeyecek bir ticaret) buyurur (Fatır, 29). Bu en hayırlı ticarettir. Bu en hayırlı ticaretin birincisi Kur'an'ı tilavet ederler, yaşarlar, yaşatırlar ve ikameti salah ederler. Namaz da kıraatle olur. Kıraat olmasa namaz da olmaz. Onun için kıraat; ilk evlatlarımıza, kendimize... İşte burada Kur'an kursumuz var, elhamdülillah. Muhakkak evlatlarımızı büyük heyecanla, nasıl gafil insanlar "aman üniversite kazansın" diye ta kapıda bekliyorsa, biz de Kur'an kursunun kapısında o kadar bekliyoruz. Aman yavrumuzu Kur'an kursuna yazdırdık da Allah'ım, o yavrumuzu bir cennet mirası bırakalım diye.
İkincisi hudut. Kur'an-ı Kerim büyük kültür, 23 senede tamamlandı. Bütün insanın bütün ihtiyaçlarına cevap verildi. Resulullah efendimiz yaşayarak bunu açıkladı. Onun helalleri, haramları... Bugün maalesef ona dikkat edilmiyor. "Öşür nedir?" diye birçok kime soruyorum, bilmiyor öşrünün ne olduğunu. Bilmediği zaman ne oluyor? Servetine haram koyuyor. Mirasın ne olduğunu bilmiyor, servetine haram koyuyor, bir tarafa haksızlık yapıyor. Onun için ikinci hudut; haramlar, helaller, İslam kültürünün ne olduğunu bilinecek.
Üçüncü hulk. Bir mümin kendini muhasebe edecek. "Benim ticari hayatım, aile hayatım, evlat yetiştirmem Allah Resulünün ahlakına benziyor mu? Allah Resulü benim evimi ziyaret etse, benim ticarethanemi ziyaret etse, evlatlarımı görse acaba Allah Resulü tebessüm mü eder, üzülür müydü?" Bir mümin derdinde olacak. Neyin? Efendimiz Yemen'i döndü, "Ben dedi Yemen'den gelen nefes-i Rahmani'yi duyuyorum" buyuruyor (Buhari, Megazi, 64). Yani yanımdaki Yemen'de, Yemen'deki yanımda. Veysel Karani'yi efendim işaret ediyor. Düşünce biz ne kadar takva sahibiyiz, müttaki veyahut müttakiyiz? Ne kadar acaba bizim nefesimiz Resulullah efendimiz ile gidiyor mu? "Ben kabrimde ümmet ümmeti diyeceğim" buyuruyor. Güzel amellerimiz bana gelir, memnun olurum diyor. Huzur bulurum, sevinirim diyor. Menfi amellerimiz gelince yine sizin için dua ederim buyuruyor. Yani bu bir ananın babanın merhametinden daha öteye bize merhameti olan Resulullah efendimizi Cenab-ı Hak bize peygamber olarak lütfetti. Fakat eğer bu nimetin kıymetini bilemezsek kendimize çok yazık etmiş oluruz. "Muhakkak ki sen pek yüce bir ahlâk üzerindesin" buyuruluyor (Kalem, 4).










YORUMLAR
-
İlk yorumu yapan siz olun!