Şırnak Geylani Camii Yeniden İbadete Açıldı

Şırnak’ta bölücü terör örgütü mensuplarınca düzenlenen saldırıda tahrip olan ve daha sonra Türkiye Diyanet Vakfı (TDV) tarafından onarılan Geylani Camii, Başbakan Binali Yıldırım, Başbakan Yardımcısı Bekir Bozdağ ve Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Ali Erbaş’ın katıldığı törenle yeniden ibadete açıldı.

Şırnak’ta bölücü terör örgütü mensuplarınca düzenlenen saldırıda tahrip olan ve daha sonra Türkiye Diyanet Vakfı (TDV) tarafından onarılan Geylani Camii, Başbakan Binali Yıldırım, Başbakan Yardımcısı Bekir Bozdağ ve Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Ali Erbaş’ın katıldığı törenle yeniden ibadete açıldı.

Cuma namazını  Geylani Camii'nde kılan Başbakan Yıldırım, namazın ardından caminin açılışını gerçekleştirdi.

Açılışta konuşan Başbakan Yıldırım, "Artık bunlar bu millete zarar veremeyecek. Bundan emin olabilirsiniz. Yeter ki biz ilimize, ülkemize, çocuklarımıza, geleceğimize sahip çıkalım. Beraber, birlikte önümüzde inşallah çok güzel günler olacak." dedi.

Şırnak'ta iki yıl önce yaşanan terör olaylarını hatırlatan Başbakan Yıldırım, "İki yıl önce maalesef vatan hainleri, hiç gözünü kırpmadan burada binalarımızı başımıza geçirdiler. Camilerimizi yıktılar. Hayallerimizi yok ettiler. Yavrularımızın, gençlerimizin geleceğini kararttılar. Zannettiler ki 'Oldubittiyle biz Şırnak'ı ele geçiririz. Şırnaklıları esir alırız.' Şırnak buna geçit verir mi? Elbette vermez. Vermediniz. Alçakları perişan ettiniz, yerle bir ettiniz. Dediniz ki 'Biz Rabbimiz bir, peygamberimiz bir, biz bir milletiz. Bayrağımız bir, devletimiz bir, vatanımız bir.' Bu ülkede biz 'bir olacağız, beraber olacağız, iri olacağız, kardeş olacağız, birlikte Türkiye olacağız' dedik." şeklinde konuştu.

MABETLERİMİZE KİMİN ELİ UZANIRSA O ELİ KIRMAK HEPİMİZİN NAMUS BORCUDUR

Başbakan Yardımcısı Bekir Bozdağ, Şırnak'ta bölücü terör örgütünün il genelinde 27 camiyi yıktığını, 70 camiye de hasar verdiğini belirterek, "Kim yaptı bunları, Allah'ını tanımayan, tanıyorsa bile onun emirlerine uymayan, onun evine göz dikenler. Orada terör yapanlar ancak şeytanı memnun ederler. Başka kimsenin rızasını kazanamazlar. Mabetlerimize kimin eli uzanırsa o eli kırmak hepimizin namus borcudur, şeref borcudur." dedi.

Caminin hayırlı olmasını dileyen Başbakan Yardımcısı Bozdağ, camilerin bulundukları her yerde, o diyarda yaşayan insanların Müslümanlığının dünyaya, aleme ilan edildiği yerler ve bağımsızlığın sembolü olduğunu belirtti.

Başbakan Yardımcısı Bozdağ, camilerin dirliğin, birliğin, kardeşliğin omuz omuza saf olunmasının merkezi olduğunu vurgulayarak, "Hepimizin kıblesi bir ve aynı safta, önümüzde, arkamızda, yanımızda kimlerin olduğuna bakmaksızın omuz omuza yüce Allahımızın divanına duruyor, onun önünde eğiliyor, secdeye varıyoruz. Bu bizim dinimizin, omuz omuza, birlikteliğe, birliğe, kardeşliğe aynı istikamette yürümeye aynı hedef için kilitlenmeye verdiği önemi göstermesi bakımından son derece önemlidir." diye konuştu.

RABBİMİZE HEP BİRLİKTE İBADET EDECEĞİZ

Diyanet İşleri Başkanı Erbaş, Geylani Camii'nde hutbe okuyup Cuma Namazı kıldırdı.

Başkan Erbaş, Geylani Camiyi milletimizin yardımları ve destekleri ile onarıldığını söyleyerek katkısı olanlara teşekkür etti. Başkan Erbaş, camilerin göğsüne hiçbir  zaman namahrem elinin dokunamayacağını, camilerden kıyamete kadar ezanların din meyeceğini söyledi.

Geylani Caminin yeniden  ilimle, hikmetle, ibadetlerle ihya olacağına işaret eden Başkan Erbaş,  “ Geylani Camimizde nice insan secde edecek, rüku edecek, Rabbimize hep birlikte ibadet edeceğiz” dedi.

Caminin yeniden gençlerle, çocuklarla şenleneceğim değine Başkan Erbaş, “Camimizde çocuklarımız eğitim görecekler, gençlerimizin gönlü, ruhu bu camiye bağlı olacak ve bu camimizde sonsuza kadar ezanlar dinmeyecek bu camimizin göğsüne hiçbir zaman namahrem eli dokunmayacak” diye konuştu.

Caminin açılışında dua eden Başkan Erbaş, “Allah'ım bu camimizde ilelebet ezanların okunmasını nasip eyle, ezanlarımızı dindirtme bayrağımızı indirtme, vatanımıza göz diken din düşmanlarına fırsat verme Allah’ım. Vatanımız için kurmuş oldukları her türlü tuzağı kendi başlarına makus eyle Allah'ım. Allah'ım, kardeşliğimizi daim eyle. Allahım, bu toprakları bizlere, milletimize vatan yapmak için şehit olan bütün şehitlerimize rahmet eyle” niyazında bulundu.

Açılış programına Başbakan Yıldırım, Başbakan Yardımcısı Bozdağ, Diyanet İşleri Başkanı Erbaş'ın yanısıra  İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, Milli Savunma Bakanı Nurettin Canikli de katıldı.

Kaynak: AA

İslam ve İhsan

PAYLAŞ:                

YORUMLAR

İlk yorumu yapan siz olun!

Yorum Ekle

İslam ve İhsan

İslam, Hz. Adem’den Peygamber Efendimize (s.a.v) gönderilen tüm dinlerin ortak adıdır. Bu gerçeği ifâde için Kur’ân-ı Kerîm’de: “Allâh katında dîn İslâm’dır …” (Âl-i İmrân, 19) buyurulmaktadır. Bu hakîkat, bir başka âyet-i kerîmede şöyle buyurulur: “Kim İslâm’dan başka bir dîn ararsa bilsin ki, ondan (böyle bir dîn) aslâ kabul edilmeyecek ve o âhırette de zarar edenlerden olacaktır.” (Âl-i İmrân, 85)

...

Peygamber Efendimiz (s.a.v) Cibril hadisinde “İslam Nedir?” sorusuna “–İslâm, Allah’tan başka ilâh olmadığına ve Muhammed’in Allah’ın Rasûlü olduğuna şehâdet etmen, namazı dosdoğru kılman, zekâtı vermen, Ramazan orucunu tutman, yoluna güç yetirip imkân bulduğun zaman Kâ’be’yi ziyâret (hac) etmendir” buyurdular.

“İman Nedir?” sorusuna “–Allah’a, meleklerine, kitaplarına, peygamberlerine, âhiret gününe inanmandır. Yine kadere, hayrına ve şerrine îmân etmendir” buyurdular.

İhsan Nedir? Rasûlullah Efendimiz (s.a.v): “–İhsân, Allah’a, onu görüyormuşsun gibi kulluk etmendir. Sen onu görmüyorsan da O seni mutlaka görüyor” buyurdular. (Müslim, Îmân 1, 5. Buhârî, Îmân 37; Tirmizi Îmân 4; Ebû Dâvûd, Sünnet 16)

Kuran-ı Kerim, Peygamber Efendimize (s.a.v) gönderilen ilahi kitapların sonuncusudur. İlahi emirleri barındıran Kuran ve beraberinde Efendimizin (s.a.v) sünneti tüm Müslümanlar için yol gösterici rehberdir.

Tüm insanlığa rahmet olarak gönderilen örnek şahsiyet Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed Mustafa (s.a.v) 23 senelik nebevi hayatında bizlere Kuran ve Sünneti miras olarak bırakmıştır. Nitekim hadis-i şerifte buyrulur: “Size iki şey bırakıyorum, onlara sımsıkı sarıldığınız sürece yolunuzu asla şaşırmazsınız. Bunlar; Allah’ın kitabı ve Peygamberinin sünnetidir.” (Muvatta’, Kader, 3.)

Tasavvuf; Cenâb-ı Hakkʼı kalben tanıyabilme sanatıdır. Tasavvuf; “îmân”ı “ihsân” gibi muhteşem ve muazzam bir ufka taşımanın diğer adıdır. Tasavvuf’i yola girmekten gaye istikamet üzere yaşayabilmektir. İstikâmet ise, Kitap ve Sünnet’e sımsıkı sarılmak, ilâhî ve nebevî tâlimatları kalbî derinlikle idrâk edip onları hayatın her safhasında vecd içinde yaşayabilmektir.

Dua, Allah Teâlâ ile irtibatta bulunmak; O’na gönülden yönelmek, meramını vâsıta kullanmadan arz etmek demektir. Hadisi şerifte "Bir şey istediğin vakit Allah'tan iste! Yardım dilediğin vakit Allah'tan dile!" buyrulmuştur. (Ahmed b. Hanbel, Müsned, 1/307)

Zikir, bütün tasavvufi terbiye yollarında nebevi bir üsul ve emanet olarak devam edegelmiştir. “…Bilesiniz ki kalpler ancak Allâh’ı zikretmekle huzur bulur.” (er-Ra‘d, 28) Zikir, açık veya gizli şekillerde, belirli adetlerde, farklı tertiplerde yapılan önemli bir esastır. Zikir, hatırlamaktır. Allah'ı hatırlamak farklı şekillerde olabilir. Kur'an okumak, dua etmek, istiğfar etmek, tefekkür etmek, "elhamdülillah" demek, şükretmek zikirdir.

İlim ve hâl kelimelerinden oluşmuş bir isim tamlaması olan ilmihal (ilm-i hâl) sözlükte "durum bilgisi" demektir. Bütün müslümanların dinî bilgi ve uygulama bakımından ihtiyaç duyduğu, bir bakıma müslüman olmanın ve müslümanlığın icaplarını yerine getirmenin ön şartı durumundaki fıkhi temel bilgiler ilmihal diye anılmıştır.

İslam ve İhsan web sitesinde İslam, İman, İbadet, Kuranımız, Peygamberimiz, Tasavvuf, Dualar ve Zikirler, İlmihal, Fıkıh, Hadis ve vb. konularda  güvenilir kaynaklardan bilgiye ulaşabilirsiniz.