Senegal'de Bir Din Aliminin Rüyası Üzerine İnşa Edilen "Gökten İnen" İlahiyat Camisi

Senegal'in başkenti Dakar'da okyanus kenarında yer alan ve bir din aliminin rüyası üzerine inşa edilen İlahiyat Camii (Mosquee de la Divinite) kentin en önemli simgelerinden biri kabul ediliyor.

İlahiyat Camii, Dakar'ın Ouakam semtinde, Atlas Okyanusu kıyısındaki bir balıkçı kasabasının yanında, sahil yolunun kenarında yer alıyor.

Okyanusa nazır konumu ve hemen önünde sıralanan renkli balıkçı tekneleri, camiyi, kent silüetinin en akılda kalıcı unsurlarından birine dönüştürüyor.

Senegalli ünlü mimar Cheick Ngom'un imzasını taşıyan caminin okyanusla bütünleşen beyaz silüetine, köşeli hatlara sahip 45 metrelik 2 minare eşlik ediyor.

İlahiyat Camii'nin inşa süreci, onu kentin diğer ibadethanelerinden ayıran en belirgin unsur olarak öne çıkıyor.

Senegal Cami 55

Halk arasında "Rabbani Mescidi" ismiyle de bilinen caminin hikayesi, Ouakam'da yaşayan din alimi Muhammed Seyni Gueye'in gördüğü bir rüyaya dayanıyor.

İlahiyat Camii'nin tarihini Gueye'nin oğlu Muhammed Nebi Gueye anlattı.

- Gökten inen cami

Gueye, babasının, gördüğü bir rüya sonrası camiyi inşa etmeye karar verdiğini belirterek "Babam 28 Haziran 1973'te bir rüya görür. Rüyasında, okyanusun ortasında caminin ışık saçan maketi belirir ve o maket, bugün caminin bulunduğu kayalık alana doğru yere iner, babam da koşarak caminin gökten inişini takip eder ve bu rüyadan çok etkilenir." dedi.

Babasının uyanır uyanmaz rüyasında gördüğü caminin detaylarını çizdiğini kaydeden Gueye, cami inşaatının 1992'de başladığını söyledi.

Gueye, inşaatın 5 yıl 5 ay sonra 1997'de tamamlandığını ve o tarihten bu yana caminin kapılarının hiç kapanmadığını vurguladı.

- Cuma namazları beyazlar içinde eda ediliyor

Gueye, camide diğer ibadethanelerden farklı olarak cuma namazının beyazlar içinde eda edildiğinin altını çizerek "Babama rüyasında cuma namazının beyazlar içinde eda edilmesi tavsiye edilmiş. O nedenle cuma namazını caminin içinde kılmak isteyenlerin beyaz bir kaftan giymesi gerekiyor. Kaftanı olmayanlara da cami girişinde ödünç veriyoruz." diye konuştu.

Gueye, Dakar'a yolu düşen tüm Müslümanları, camiyi ziyaret etmeye ve cuma namazını birlikte kılmaya davet etti.

Cami cemaatinden Abdoulaye Diagne de cuma namazlarını İlahiyat Camisi'nde kılmaya gayret ettiğini, camideki manevi atmosferin farklı olduğunu söyledi.

Diagne, "Uzakta oturmama rağmen her cuma beyaz kaftanımı giyerek buraya gelmeyi çok seviyorum. Cemaati beyazlar içinde görmek çok hoşuma gidiyor. Dakar'ı ziyaret eden arkadaşlarımı da muhakkak cuma günü getirmeye çalışıyorum. Burası hem hikayesi hem de mimarisiyle çok özel bir cami." ifadesini kullandı.

Kaynak: AA

İslam ve İhsan

PAYLAŞ:                

YORUMLAR

İlk yorumu yapan siz olun!

Yorum Ekle

İslam ve İhsan

İslam, Hz. Adem’den Peygamber Efendimize (s.a.v) gönderilen tüm dinlerin ortak adıdır. Bu gerçeği ifâde için Kur’ân-ı Kerîm’de: “Allâh katında dîn İslâm’dır …” (Âl-i İmrân, 19) buyurulmaktadır. Bu hakîkat, bir başka âyet-i kerîmede şöyle buyurulur: “Kim İslâm’dan başka bir dîn ararsa bilsin ki, ondan (böyle bir dîn) aslâ kabul edilmeyecek ve o âhırette de zarar edenlerden olacaktır.” (Âl-i İmrân, 85)

...

Peygamber Efendimiz (s.a.v) Cibril hadisinde “İslam Nedir?” sorusuna “–İslâm, Allah’tan başka ilâh olmadığına ve Muhammed’in Allah’ın Rasûlü olduğuna şehâdet etmen, namazı dosdoğru kılman, zekâtı vermen, Ramazan orucunu tutman, yoluna güç yetirip imkân bulduğun zaman Kâ’be’yi ziyâret (hac) etmendir” buyurdular.

“İman Nedir?” sorusuna “–Allah’a, meleklerine, kitaplarına, peygamberlerine, âhiret gününe inanmandır. Yine kadere, hayrına ve şerrine îmân etmendir” buyurdular.

İhsan Nedir? Rasûlullah Efendimiz (s.a.v): “–İhsân, Allah’a, onu görüyormuşsun gibi kulluk etmendir. Sen onu görmüyorsan da O seni mutlaka görüyor” buyurdular. (Müslim, Îmân 1, 5. Buhârî, Îmân 37; Tirmizi Îmân 4; Ebû Dâvûd, Sünnet 16)

Kuran-ı Kerim, Peygamber Efendimize (s.a.v) gönderilen ilahi kitapların sonuncusudur. İlahi emirleri barındıran Kuran ve beraberinde Efendimizin (s.a.v) sünneti tüm Müslümanlar için yol gösterici rehberdir.

Tüm insanlığa rahmet olarak gönderilen örnek şahsiyet Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed Mustafa (s.a.v) 23 senelik nebevi hayatında bizlere Kuran ve Sünneti miras olarak bırakmıştır. Nitekim hadis-i şerifte buyrulur: “Size iki şey bırakıyorum, onlara sımsıkı sarıldığınız sürece yolunuzu asla şaşırmazsınız. Bunlar; Allah’ın kitabı ve Peygamberinin sünnetidir.” (Muvatta’, Kader, 3.)

Tasavvuf; Cenâb-ı Hakkʼı kalben tanıyabilme sanatıdır. Tasavvuf; “îmân”ı “ihsân” gibi muhteşem ve muazzam bir ufka taşımanın diğer adıdır. Tasavvuf’i yola girmekten gaye istikamet üzere yaşayabilmektir. İstikâmet ise, Kitap ve Sünnet’e sımsıkı sarılmak, ilâhî ve nebevî tâlimatları kalbî derinlikle idrâk edip onları hayatın her safhasında vecd içinde yaşayabilmektir.

Dua, Allah Teâlâ ile irtibatta bulunmak; O’na gönülden yönelmek, meramını vâsıta kullanmadan arz etmek demektir. Hadisi şerifte "Bir şey istediğin vakit Allah'tan iste! Yardım dilediğin vakit Allah'tan dile!" buyrulmuştur. (Ahmed b. Hanbel, Müsned, 1/307)

Zikir, bütün tasavvufi terbiye yollarında nebevi bir üsul ve emanet olarak devam edegelmiştir. “…Bilesiniz ki kalpler ancak Allâh’ı zikretmekle huzur bulur.” (er-Ra‘d, 28) Zikir, açık veya gizli şekillerde, belirli adetlerde, farklı tertiplerde yapılan önemli bir esastır. Zikir, hatırlamaktır. Allah'ı hatırlamak farklı şekillerde olabilir. Kur'an okumak, dua etmek, istiğfar etmek, tefekkür etmek, "elhamdülillah" demek, şükretmek zikirdir.

İlim ve hâl kelimelerinden oluşmuş bir isim tamlaması olan ilmihal (ilm-i hâl) sözlükte "durum bilgisi" demektir. Bütün müslümanların dinî bilgi ve uygulama bakımından ihtiyaç duyduğu, bir bakıma müslüman olmanın ve müslümanlığın icaplarını yerine getirmenin ön şartı durumundaki fıkhi temel bilgiler ilmihal diye anılmıştır.

İslam ve İhsan web sitesinde İslam, İman, İbadet, Kuranımız, Peygamberimiz, Tasavvuf, Dualar ve Zikirler, İlmihal, Fıkıh, Hadis ve vb. konularda  güvenilir kaynaklardan bilgiye ulaşabilirsiniz.