Selimiye Camii İbadete Açıldı mı?

Vakıflar Genel Müdürlüğü tarafından yürütülen tarihinin en kapsamlı restorasyonunda sona gelinen Selimiye Camisi, Ramazan ayının ilk günü itibarıyla tam kapasiteyle ibadete açılacak.

Kasım 2021’de Bilim Kurulu nezaretinde başlatılan restorasyon çalışmalarında geri sayım başladı. Osmanlı mimarisinin zirve noktası kabul edilen bu eşsiz yapıda, ana kubbeden minarelere, kalem işlerinden dış mekan düzenlemesine kadar her detay titizlikle aslına uygun hale getirildi.

SELİMİYE RESTORASYONUNDA NELER YAPILDI?

Çalışmalar kapsamında yapının taşıyıcı sistemi güçlendirilirken estetik doku korundu:

Kubbe ve Çatı: Ana kubbede güçlendirme ve enjeksiyon uygulamaları tamamlandı, kurşun kaplamalar tamamen yenilendi.

Özgün Dokunun Korunması: Yapıya yıllar içinde eklenen çimentolu müdahaleler temizlendi. Ahşap pencere doğramaları, kepenkler ve kapılar onarılarak yenilendi.

Işık ve Estetik: 1983 onarımında orijinalinden uzaklaşan cam bölümler, aslına uygun "şişe dipli" cam sistemleriyle değiştirildi.

Minarelerde Titiz Çalışma: Yapının en çok yıpranan bölümü olan 85 metrelik dört minarede kapsamlı güçlendirme ve bakım işlemleri bitirildi.

KUBBE TEZYİNATI TARTIŞMALARINA SON NOKTA

Vakıflar Genel Müdürü Sinan Aksu, restorasyon sürecinde kamuoyunda merak edilen kubbe motifleri konusuna açıklık getirdi. Aksu, UNESCO normları ve tescil hükümleri gereği mevcut motiflerin korunmasına karar verildiğini belirterek şunları söyledi:

"Bilim kurullarımız ve uzman hocalarımız arasında yapılan değerlendirmeler sonucunda, tescilli olan mevcut motiflerin korunarak canlandırılmasına karar verdik. Burada herhangi bir dış müdahale söz konusu değil; tamamen bilimsel veriler ve vatandaşımızın beklentisi doğrultusunda hareket ettik."

RAMAZAN’IN İLK GÜNÜ CEMAATİYLE BULUŞUYOR

Restorasyon süresince ibadete kısmi olarak açık kalan cami, artık tam kapasiteyle hizmet verecek. Çalışmaların son durumu hakkında bilgi veren Aksu, açılış müjdesini şu sözlerle paylaştı:

"Ramazan ayının birinci gününde camimiz inşallah ibadete açılmış olacak. Peyzaj ve dış mekandaki bazı küçük eksikliklerin tamamlanmasının ardından, Sayın Cumhurbaşkanımızın riyasetinde resmi açılış törenini gerçekleştirmeyi hedefliyoruz."

Kaynak: AA

İslam ve İhsan

SELİMİYE CAMİSİ'NİN ŞİFRELERİ

Selimiye Camisi'nin Şifreleri

PAYLAŞ:                

YORUMLAR

İlk yorumu yapan siz olun!

Yorum Ekle

İslam ve İhsan

İslam, Hz. Adem’den Peygamber Efendimize (s.a.v) gönderilen tüm dinlerin ortak adıdır. Bu gerçeği ifâde için Kur’ân-ı Kerîm’de: “Allâh katında dîn İslâm’dır …” (Âl-i İmrân, 19) buyurulmaktadır. Bu hakîkat, bir başka âyet-i kerîmede şöyle buyurulur: “Kim İslâm’dan başka bir dîn ararsa bilsin ki, ondan (böyle bir dîn) aslâ kabul edilmeyecek ve o âhırette de zarar edenlerden olacaktır.” (Âl-i İmrân, 85)

...

Peygamber Efendimiz (s.a.v) Cibril hadisinde “İslam Nedir?” sorusuna “–İslâm, Allah’tan başka ilâh olmadığına ve Muhammed’in Allah’ın Rasûlü olduğuna şehâdet etmen, namazı dosdoğru kılman, zekâtı vermen, Ramazan orucunu tutman, yoluna güç yetirip imkân bulduğun zaman Kâ’be’yi ziyâret (hac) etmendir” buyurdular.

“İman Nedir?” sorusuna “–Allah’a, meleklerine, kitaplarına, peygamberlerine, âhiret gününe inanmandır. Yine kadere, hayrına ve şerrine îmân etmendir” buyurdular.

İhsan Nedir? Rasûlullah Efendimiz (s.a.v): “–İhsân, Allah’a, onu görüyormuşsun gibi kulluk etmendir. Sen onu görmüyorsan da O seni mutlaka görüyor” buyurdular. (Müslim, Îmân 1, 5. Buhârî, Îmân 37; Tirmizi Îmân 4; Ebû Dâvûd, Sünnet 16)

Kuran-ı Kerim, Peygamber Efendimize (s.a.v) gönderilen ilahi kitapların sonuncusudur. İlahi emirleri barındıran Kuran ve beraberinde Efendimizin (s.a.v) sünneti tüm Müslümanlar için yol gösterici rehberdir.

Tüm insanlığa rahmet olarak gönderilen örnek şahsiyet Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed Mustafa (s.a.v) 23 senelik nebevi hayatında bizlere Kuran ve Sünneti miras olarak bırakmıştır. Nitekim hadis-i şerifte buyrulur: “Size iki şey bırakıyorum, onlara sımsıkı sarıldığınız sürece yolunuzu asla şaşırmazsınız. Bunlar; Allah’ın kitabı ve Peygamberinin sünnetidir.” (Muvatta’, Kader, 3.)

Tasavvuf; Cenâb-ı Hakkʼı kalben tanıyabilme sanatıdır. Tasavvuf; “îmân”ı “ihsân” gibi muhteşem ve muazzam bir ufka taşımanın diğer adıdır. Tasavvuf’i yola girmekten gaye istikamet üzere yaşayabilmektir. İstikâmet ise, Kitap ve Sünnet’e sımsıkı sarılmak, ilâhî ve nebevî tâlimatları kalbî derinlikle idrâk edip onları hayatın her safhasında vecd içinde yaşayabilmektir.

Dua, Allah Teâlâ ile irtibatta bulunmak; O’na gönülden yönelmek, meramını vâsıta kullanmadan arz etmek demektir. Hadisi şerifte "Bir şey istediğin vakit Allah'tan iste! Yardım dilediğin vakit Allah'tan dile!" buyrulmuştur. (Ahmed b. Hanbel, Müsned, 1/307)

Zikir, bütün tasavvufi terbiye yollarında nebevi bir üsul ve emanet olarak devam edegelmiştir. “…Bilesiniz ki kalpler ancak Allâh’ı zikretmekle huzur bulur.” (er-Ra‘d, 28) Zikir, açık veya gizli şekillerde, belirli adetlerde, farklı tertiplerde yapılan önemli bir esastır. Zikir, hatırlamaktır. Allah'ı hatırlamak farklı şekillerde olabilir. Kur'an okumak, dua etmek, istiğfar etmek, tefekkür etmek, "elhamdülillah" demek, şükretmek zikirdir.

İlim ve hâl kelimelerinden oluşmuş bir isim tamlaması olan ilmihal (ilm-i hâl) sözlükte "durum bilgisi" demektir. Bütün müslümanların dinî bilgi ve uygulama bakımından ihtiyaç duyduğu, bir bakıma müslüman olmanın ve müslümanlığın icaplarını yerine getirmenin ön şartı durumundaki fıkhi temel bilgiler ilmihal diye anılmıştır.

İslam ve İhsan web sitesinde İslam, İman, İbadet, Kuranımız, Peygamberimiz, Tasavvuf, Dualar ve Zikirler, İlmihal, Fıkıh, Hadis ve vb. konularda  güvenilir kaynaklardan bilgiye ulaşabilirsiniz.