Rahmet Ele Nasıl Yansır?
Rahmetin yansıdığı el nasıl olacak? Osman Nuri Topbaş Hocaefendi anlatıyor...
Rahmet ele yansıyacak. Rahmet dolu bir gönlün eli devamlı infak hâlinde olacak. Bu el yetimin başını okşayacak. Yoksulun ihtiyacını gideren, garibin yüzünü güldüren bir el olacak. Her türlü imkânını Allah’ın mahlûkatına cömertçe bezleden bir el olacak. Bütün mahlûkat ondan fayda görecek.
Yine bu el, harama asla uzanmayan, israftan kaçınan, helalde biriktirmeyen, ahireti kazanmak için malı bir vesile bilen bir el olacak. Ahiret hasadı için dünya tarlasına salih amel tohumu saçan bir el olacak.
Vasıl mümin için hizmet, ruhunun gıdası olacak. Zira imanın en büyük meyvesi merhamettir. O ne hizmettir, merhamet etmek, acıyabilmek... Allah’ın büyük bir lütfudur. Yalnız acıyabilenler için kalp, izan ve vicdandan söz edilebilir.
Vicdan Nedir?
Vicdan nedir? Kendini kendinde bulmaktır. İnsan olmanın bir haysiyetine kavuşmaktır.
Bugün maalesef dünyada merhametten eser kalmadı. Nasıl zalimlerin durumunu görüyoruz, gaddarlığın durumunu görüyoruz. Nasıl bir işkence hâlindeler... Demek ki bir insan istediği kadar tahsil görsün, eğer vahiyden uzaksa, o kalp çöpleşiyor. Bunu görüyoruz. İçinde vicdan denen bir şey kalmıyor. Zulümperver oluyor, ahlaksız oluyor, edepsiz oluyor. Hak hukuk olmuyor. Zayıfın malını gidip gasp ediyor.
Aynı şekilde Darwin’in anlayışında da gidiyor. Darwin ne diyor? “Zayıflar ölsün.” diyor. Ne olacak? “Güçlüler kalsın.” diyor. “Güçlüler yaşasın, zayıflar ölsün.” diyor.
Kendini Bilen Allah’ı Bilir
Onun için esas tahsil, kişinin kendini bilmesidir. Kendini bilen Allah’ı bilir.
Efendimiz, 23 sene peygamberlik hayatı boyunca hep merhamet tevzi etti. Cahiliye devri bugün gibi bir terör devriydi. Peygamber Efendimiz’in 23 senelik nebevî hayatı geçince; haset, köleye yapılan zulüm, hayvanlara, nebatata yapılan terör bitti, sıfırlandı. Kan gölüne dönen çöller huzur buldu. İnsanlar huzur buldu, hayvanlar huzur buldu, bir köle huzur buldu, bir köpek huzur buldu, karıncalar huzur buldu.
Karınca yuvasının yakılması Efendimiz’i dehşete düşürdü. “Nasıl olur da Allah’ın verdiği bir mahlûk yakılabilir?” buyurdu.
Zekât hayvanlarına iyi davranılmasını Efendimiz defalarca tembih etti. “Sakın bunların üstünü kirli bırakmayın.” dedi. “Yıkayın, temizleyin.” dedi. “Sütünü sağarken tırnaklarınızı kesin, memelerini incitmeyin. Tamamını da çekmeyin, yavrusuna da bırakın.” buyurdu.
Böylece derin bir insanlık tevzi etti.
Ağacı kökünden sallayan bir bedeviyi de ikaz etti. Bak kökünden sallama dedi.







YORUMLAR
-
İlk yorumu yapan siz olun!