Kurban Kesiminde Manevi ve Ahlaki Hassasiyetler
Abdullah Sert Hocaefendi, kurban kesiminde merhamet, ihsan ve ibadet bilincinin önemine dikkat çekiyor. Hayvana eziyet etmeden kurban kesmenin İslami ölçüleri ve manevi hassasiyetler.
Kurban ibadetinde asıl olan yalnızca şekil değil; merhamet, hassasiyet ve ihsan bilincidir. Hayvana eziyet etmeden, Resulullah’ın öğrettiği ölçü ve incelikle yapılan kesim, ibadetin ruhunu ortaya koyar.
KURBAN KESERKEN GÖZETİLMESİ GEREKEN MANEVİ VE AHLAKİ ÖLÇÜLER
Kurbanı keserken Allah'ın adını anın diyoruz. Bunun da tabii genel manada ne yapılıyor? Tekbir getiriliyor. Fakat bazen şunlarla karşılaşıyoruz: Hayvanı yatırmışsınız yere, gözünü bağlamışsınız; diğer taraftan buruna kan kokusu geliyor. Ben tek getireceğim diye sanki hayata gelmiş yeniden, böyle üç kere uzun uzun Itrî makamıyla tekbir getiriyor. Hayvan da bekliyor böyle, damarlarının şiştiğini görüyorsunuz. Yazık.
Nedir peki hocam, ne yapacağız? Tekbiri birisi getirsin dışarıda ama elinde bıçak olan insan, hayvan önüne geldiyse “Bismillah, Allahu ekber.” Tekbir bu. “Bismillah, Allahu ekber.” Hepsi bu kadar. Diğer taraftan birileri dışarıda tekbir getire dursunlar ama hakikaten bunu böyle maalesef, değerli kardeşlerim, İslam’daki o ibadet ruhunu, Resulullah Efendimizin bu noktadaki merhamet tezahürlerini bilmediğimiz için çok zaman işin şeklinde kalıyoruz.
Onun için Resulullah Efendimiz: “Allah her şeyde sizin üzerinize ihsanı yazmıştır.” yani güzelliği yazmıştır. Dolayısıyla kestiğiniz zaman da güzel kesin. Bıçağınızı güzelce sımsıkı bileyin. Yani böyle hani ağaç keser gibi gelgit olmaz ya, bir kere de gelsin o. Çünkü can taşıyor, o da sizin gibi bir can taşıyor. Onun için bunu belki de bulunduğumuz yerlerde kurban kesen arkadaşlara da hatırlatmak lazım. Yani hayvan önündeyken kardeş, üç kere tekbir getirmene gerek yok uzun uzun. Tamam, “Bismillahi Allahu ekber” de, kes hemen.
Onun için Cenab-ı Hak burada, hani yatırdığınız hayvanların yani ayakları üzerinde dururken üzerlerine Allah’ın ismini anın, kurbanınızı kesin. Yan üstü yere düştüklerinde ise artık canı çıktığında onlardan hem kendiniz yiyin hem de ihtiyacını gizleyen, gizleyemeyen fakirlere yedirin. İşte bu hayvanları biz şükredesiniz diye sizin istifadenize verdik. Şöyle olsaydı fazla yani et yemek haram oluyor, tamamı bize değil mi? Nefsimiz de çekseydi böyle bir şeyi, diğer hayvanatın yaptığı gibi; onlar etle besleniyorlar. Ama Cenab-ı Hak bunda bile “şükredeceksiniz.” Allah size başka bir canı nimet olarak veriyor.









YORUMLAR
-
İlk yorumu yapan siz olun!