Kısaca Tevhid Ne Demektir? Sözlük ve Istılahtaki Anlamı Nedir?

Kısaca tevhid ne demektir? Tevhid kelimesinin sözlük ve ıstılah anlamı nedir?

Sözlükte "bir şeyin tek olduğuna hükmetmek ve onun böyle olduğunu bilmek" anlamına gelen tevhîd, ıstılahta, Allah'ın zatını bütün tasavvurlardan, zihinlerdeki hayal ve evhamdan tecrid etmek (soyutlamak)tir.

Tevhid üç şekilde olur;

  1. Yüce Allah'ın ulûhiyetini tanımak,
  2. birliğini tasdik etmek
  3. ve O'na hiç bir eş ve ortak kabul etmemektir.

Bütün Peygamberlerin İlk Daveti Tevhiddir

Bütün peygamberlerin ilk daveti tevhiddir. Çünkü o, Hak yoluna girmenin başlangıcı ve Allah'a inanmanın ilk basamağıdır. Cenab-ı Hak gönderdiği her peygambere ilk hareket tarzının ümmetini tevhide davet olduğunu bildirmiştir: "Senden önce hiç bir Rasûl göndermedik ki ona: "Benden başka ilâh yoktur; şu halde bana kulluk edin." diye vahyetmiş olmayalım." (Enbiyâ, 21/25).

Allah'ın vahdaniyetini konu eden bilin dalına, ilm-i tevhid denir. Bu ilim başlangıçta daha çok Allah'ın birliğinden ve sıfatlarından bahsediyordu. Daha sonra nübüvvet ve ahiret konularını kapsamına almış olsa bile aynı ismi yine korumuştur. Çünkü tevhid ve sıfat daima akâid ilminin en önemli noktalarını teşkil etmiştir. İslâm tefekkür tarihinde "ilm-i tevhid", "ilm-i kelâm" yerine de kullanılmıştır.

Kaynak: Diyanet

İslam ve İhsan

İSLAM’IN TEVHİD DİNİ OLMASI NE DEMEKTİR?

İslam’ın Tevhid Dini Olması Ne Demektir?

KELİME-İ TEVHİD NEDİR?

Kelime-i Tevhid Nedir?

KELİME-İ TEVHİD (LA İLAHE İLLALLAH) İLE İLGİLİ AYET VE HADİSLER

Kelime-i Tevhid (la İlahe İllallah) İle İlgili Ayet ve Hadisler

TEVHİD İNANCI DAVRANIŞLARIMIZA NASIL SİRAYET EDER?

Tevhid İnancı Davranışlarımıza Nasıl Sirayet Eder?

TEVHİDİN 4 MERTEBESİ NEDİR?

Tevhidin 4 Mertebesi Nedir?

KELİME-İ TEVHİD (LA İLAHE İLLALLAH) İLE İLGİLİ AYET VE HADİSLER

Kelime-i Tevhid (la İlahe İllallah) İle İlgili Ayet ve Hadisler

PAYLAŞ:                

YORUMLAR

İlk yorumu yapan siz olun!

Yorum Ekle

İslam ve İhsan

İslam, Hz. Adem’den Peygamber Efendimize (s.a.v) gönderilen tüm dinlerin ortak adıdır. Bu gerçeği ifâde için Kur’ân-ı Kerîm’de: “Allâh katında dîn İslâm’dır …” (Âl-i İmrân, 19) buyurulmaktadır. Bu hakîkat, bir başka âyet-i kerîmede şöyle buyurulur: “Kim İslâm’dan başka bir dîn ararsa bilsin ki, ondan (böyle bir dîn) aslâ kabul edilmeyecek ve o âhırette de zarar edenlerden olacaktır.” (Âl-i İmrân, 85)

...

Peygamber Efendimiz (s.a.v) Cibril hadisinde “İslam Nedir?” sorusuna “–İslâm, Allah’tan başka ilâh olmadığına ve Muhammed’in Allah’ın Rasûlü olduğuna şehâdet etmen, namazı dosdoğru kılman, zekâtı vermen, Ramazan orucunu tutman, yoluna güç yetirip imkân bulduğun zaman Kâ’be’yi ziyâret (hac) etmendir” buyurdular.

“İman Nedir?” sorusuna “–Allah’a, meleklerine, kitaplarına, peygamberlerine, âhiret gününe inanmandır. Yine kadere, hayrına ve şerrine îmân etmendir” buyurdular.

İhsan Nedir? Rasûlullah Efendimiz (s.a.v): “–İhsân, Allah’a, onu görüyormuşsun gibi kulluk etmendir. Sen onu görmüyorsan da O seni mutlaka görüyor” buyurdular. (Müslim, Îmân 1, 5. Buhârî, Îmân 37; Tirmizi Îmân 4; Ebû Dâvûd, Sünnet 16)

Kuran-ı Kerim, Peygamber Efendimize (s.a.v) gönderilen ilahi kitapların sonuncusudur. İlahi emirleri barındıran Kuran ve beraberinde Efendimizin (s.a.v) sünneti tüm Müslümanlar için yol gösterici rehberdir.

Tüm insanlığa rahmet olarak gönderilen örnek şahsiyet Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed Mustafa (s.a.v) 23 senelik nebevi hayatında bizlere Kuran ve Sünneti miras olarak bırakmıştır. Nitekim hadis-i şerifte buyrulur: “Size iki şey bırakıyorum, onlara sımsıkı sarıldığınız sürece yolunuzu asla şaşırmazsınız. Bunlar; Allah’ın kitabı ve Peygamberinin sünnetidir.” (Muvatta’, Kader, 3.)

Tasavvuf; Cenâb-ı Hakkʼı kalben tanıyabilme sanatıdır. Tasavvuf; “îmân”ı “ihsân” gibi muhteşem ve muazzam bir ufka taşımanın diğer adıdır. Tasavvuf’i yola girmekten gaye istikamet üzere yaşayabilmektir. İstikâmet ise, Kitap ve Sünnet’e sımsıkı sarılmak, ilâhî ve nebevî tâlimatları kalbî derinlikle idrâk edip onları hayatın her safhasında vecd içinde yaşayabilmektir.

Dua, Allah Teâlâ ile irtibatta bulunmak; O’na gönülden yönelmek, meramını vâsıta kullanmadan arz etmek demektir. Hadisi şerifte "Bir şey istediğin vakit Allah'tan iste! Yardım dilediğin vakit Allah'tan dile!" buyrulmuştur. (Ahmed b. Hanbel, Müsned, 1/307)

Zikir, bütün tasavvufi terbiye yollarında nebevi bir üsul ve emanet olarak devam edegelmiştir. “…Bilesiniz ki kalpler ancak Allâh’ı zikretmekle huzur bulur.” (er-Ra‘d, 28) Zikir, açık veya gizli şekillerde, belirli adetlerde, farklı tertiplerde yapılan önemli bir esastır. Zikir, hatırlamaktır. Allah'ı hatırlamak farklı şekillerde olabilir. Kur'an okumak, dua etmek, istiğfar etmek, tefekkür etmek, "elhamdülillah" demek, şükretmek zikirdir.

İlim ve hâl kelimelerinden oluşmuş bir isim tamlaması olan ilmihal (ilm-i hâl) sözlükte "durum bilgisi" demektir. Bütün müslümanların dinî bilgi ve uygulama bakımından ihtiyaç duyduğu, bir bakıma müslüman olmanın ve müslümanlığın icaplarını yerine getirmenin ön şartı durumundaki fıkhi temel bilgiler ilmihal diye anılmıştır.

İslam ve İhsan web sitesinde İslam, İman, İbadet, Kuranımız, Peygamberimiz, Tasavvuf, Dualar ve Zikirler, İlmihal, Fıkıh, Hadis ve vb. konularda  güvenilir kaynaklardan bilgiye ulaşabilirsiniz.