Cenâb-ı Hakk’ın sayısız nîmetlerinin kadrini bilemeyip basit, fânî ve süflî menfaatlerin peşine takılarak helâk olup giden vefâsız kimselerin hâli ne kadar ibre
Allah ve Resulü sözünde sadık ve dosdoğru olandır. Onların sözü bizim sözümüze benzemez. İşte Peygamber Efendimizin cennet sözü verdiği amel. Kim o ameli yerine
Dr. Murat Kaya, Câbir bin Abdullah -radıyallahu anh- tarafından rivayet edilen ve Efendimiz -sallâllahu aleyhi ve sellem-'in kendisinden evvel hiç kimseye veri
Akl-ı selim sahibi, hiç kimseye hakâret nazarıyla bakmaz. Çünkü bilir ki o hırpânî, fakir kıyafetli insanlar arasında nice Allah’ın dostları vardır.
Edep, ahlâkın zirve noktasıdır. Bu, ham insanı ihsan duygusu ile kâmil insan hâline yükselterek Allâh’a karşı edep sahibi kılmaktır ki, edebin en yücesidir. Bu
Hakîkat-i Muhammediyye’den nasip alabilmek için dikkat edilecek hususlar...
Amellerin kıymete neye bağlıdır? Ne yaparsak amellerimiz daha kıymetli hale gelir? Hadis-i şeriflerde bunun için ne buyruluyor? İnsanlara ve Rabbimize karşı ame
“Cenâb-ı Hakk’ı dost edinmek istersen; şunu iyi bil ki, dostların yanına eli boş gidilmez. Dostların yanına eli boş gitmek, değirmene buğdaysız gitmeye benzer.
Bir mü’min, son nefese kadar; yakîn olan ölüm gelip çatıncaya kadar; âhirete hazırlanmalıdır. Peki hiçbir maddiyatın geçerli olmayacağı o günde geçerli tek akçe
Mümin şükreden insandır. Her şeyi doğru anlamanın sekineti içinde onun hayatı şükür sevinciyle aydınlanmıştır. Hayat çizgisini şükür ve tevekkül ile yaşar ve bö