Cehâlet, sözlükte bilmemek, tanımamak, haberi olmamak, kaba, katı, sert davranışlı olmak anlamlarına gelir. İlmin ve hilm’in zıddıdır. Bu sebeple olmalıdır ki “
İnsanı insan yapan asıl cevher, ahlâktır.
Bilgi edinmenin zorluklarını aşabilmek hayli zor. Hayata dair temel kazanımlar farklı biçimlerle insan tarafından öğrenilir. Çocuklukla başlayan bu sürece nihay
Bir kimsenin imanını, dolayısıyla da ahiretini kurtarmak en büyük başarı ve kazançtır. Nitekim Hz. Peygamber (s.a.v.) Hayber Savaşı esnasında Hz. Ali’ye: “Allah
Târihimizi de gerçek mâhiyetiyle öğrenip öğretmemiz şarttır. Yoksa birtakım kasıtlı ve sözde yerli târihçiler ile İslâm ve Türk düşmanı bâzı yabancıların yazdığ
Nefsâniyetin sultası altındaki nice gâfil insan, hayatın med-cezirleri ve fırtınaları karşısında, selde sürüklenen kütükler misâli bir şuursuzlukla, sefâletini
İnsanı olgunlaştıran, çilelerdir. Bir sâhildeki taşlara baktığımız zaman, üzerinde hiçbir sivrilik ve pürüzün kalmamış olduğunu görürüz. Zîrâ dalgalar asırlarca
Dinimize göre bu dünya hayatı ahiretin tarlası olup, akıllı müslüman için maddi imkânlar ahiret sermayesidir. Son dönemde ülkemiz maddî olarak zenginleşmiş diğe
Dostluk; sevenin sevilende kendi husûsiyetlerini görmesinden kaynaklanır. Gerçek dostlar arasındaki muhabbet, fizikteki birleşik kaplar misâli, his ve fikirlerd
Her müslümanın farzlardan sonra en çok önem vermesi gereken birinci vazifesi iyiliği emredip kötülükten uzaklaştırmaktır. Bunu en güzel temsil eden insan ise Ra