Kardeşlik, Dayanışma ve Dua Vakti

Diyanet İşleri Başkanlığı tarafından hazırlanan bu haftaki cuma hutbesi “Kardeşlik, Dayanışma ve Dua Vakti” başlığıyla yayınlandı.

“Kardeşlik, Dayanışma ve Dua Vakti” başlığıyla yayınlanan bu haftaki cuma hutbesinde, Cenab-ı Allah’ın Hz. Peygamber’i (s.a.s.) ömrünün hüzün senesi olarak bilinen çok zor bir döneminde Miraç hâdisesiyle teselli ettiği belirtildi.

24.02.2023 tarihli cuma hutbesi...

KARDEŞLİK, DAYANIŞMA VE DUA VAKTİ

Muhterem Müslümanlar!

Okuduğum ayet-i kerimede Yüce Rabbimiz şöyle buyuruyor: “Hep birlikte Allah’ın ipine sımsıkı sarılın; bölünüp parçalanmayın…”[1]

  Okuduğum hadis-i şerifte ise Sevgili Peygamberimiz (s.a.s) şöyle buyuruyor: “Kim, bir kardeşinin ihtiyacını giderirse Allah da onun ihtiyacını giderir.”[2]

Aziz Müminler!

Milletçe zor zamanlardan geçiyoruz. Tek yürek, yekvücut olup yaralarımızı sarmaya çalışıyoruz. Acılarımızı hafifletmeye, umutlarımızı diri tutmaya devam ediyoruz. Allah’a gönülden bağlı müminler olarak inancımız odur ki bu sıkıntı bulutları, ilahi rahmet rüzgârlarıyla dağılacaktır. Hayır ve bereket kapıları dua, kardeşlik ve dayanışma anahtarıyla açılacaktır. Gönüllerimiz, huzur ve sekînete kavuşacaktır. İman dolu yüreklerimiz, selamet bulacaktır inşallah. Zira müminlerin velisi ve yardımcısı Yüce Allah’tır.  O, bize bizden daha yakındır. Her halimizi bilen, bize metanet ihsan eden, gönlümüze ferahlık veren O’dur.

Kıymetli Müslümanlar!

Afetler karşısında imanımızdan güç almak, duaya sığınmak, kulluğumuzun bir gereğidir. Evet, bugün gönlümüzü duaya açma, halimizi Cenâb-ı Hakka arz etme vaktidir. Sonsuz kudret sahibinin yardım ve inayetini dileme vaktidir. Yüce Mevlamızın  اُدْعُون۪ٓي اَسْتَجِبْ لَكُمْۜ  “Bana dua edin, duanızı kabul edeyim”[3] emrine icabet etme vaktidir. اُدْعُوا رَبَّكُمْ تَضَرُّعاً وَخُفْيَةًۜ “Rabbinize yalvara yakara ve gizlice dua edin”[4] buyruğuna kulak verme, samimi yakarışlarda buluşma vaktidir. Bugün, depremin sebep olduğu yıkımla mücadele eden milletimiz için Yüce Rabbimizden rahmet, metanet, güç ve kuvvet dileme vaktidir.

Değerli Müminler!

Böylesi zor zamanlarda millet olmanın gereği, kardeşlik ruhumuzu canlı tutmaktır. Duyarlı ve samimi olmak, birbirimizin derdiyle dertlenmektir. Darda kalan kardeşlerimizin işini kolaylaştırmak, afetle sarsılan dünyalarına güven aşılamaktır. Kimsesiz, yalnız ve yardımsız olmadıklarını onlara hissettirmek, ellerinden tutmaktır. Bilhassa çocuklara kol kanat germek, öksüz ve yetimlerin hâmisi olmaktır. Şüphe ve endişeye, fitne ve fesada asla fırsat vermeden, erdemlerimizi yaşatmanın, kardeşlik ahlakını yüceltmenin şimdi tam zamanıdır!

Aziz Müslümanlar!

Peygamberlerinin azmi neticesinde onlara lütfettiği çareyi bize de ihsan etmesi için Yüce Rabbimize dua edelim. Üzerimize sekînet yağdırması, gönüllerimizi onarması, yaralarımıza derman olması için O’na yalvaralım. Yüreklerimizi birbirine kaynaştırması, birlik, beraberlik ve kardeşlik şuurumuzu daim kılması için O’na niyazda bulunalım.

Bu vesileyle ahirete irtihal eden kardeşlerimize Cenâb-ı Hak’tan bir kez daha rahmet, yaralı olanlara acil şifalar diliyorum. Yüce Rabbimiz, aziz milletimize ve bütün insanlığa bir daha böyle acılar göstermesin.

Dipnotlar:

[1] Âl-i İmrân, 3/103. [2] Müslim, Birr, 58. [3] Mü’min, 40/60. [4] A’râf, 7/55.

Hazırlayan: Din Hizmetleri Genel Müdürlüğü

İslam ve İhsan

PEYGAMBERLERİN ZOR ZAMANLARDA OKUDUĞU DUA

Peygamberlerin Zor Zamanlarda Okuduğu Dua

MÜSLÜMAN ZOR ZAMANLARDA NE YAPMALI?

Müslüman Zor Zamanlarda Ne Yapmalı?

PAYLAŞ:                

YORUMLAR

İlk yorumu yapan siz olun!

Yorum Ekle

İslam ve İhsan

İslam, Hz. Adem’den Peygamber Efendimize (s.a.v) gönderilen tüm dinlerin ortak adıdır. Bu gerçeği ifâde için Kur’ân-ı Kerîm’de: “Allâh katında dîn İslâm’dır …” (Âl-i İmrân, 19) buyurulmaktadır. Bu hakîkat, bir başka âyet-i kerîmede şöyle buyurulur: “Kim İslâm’dan başka bir dîn ararsa bilsin ki, ondan (böyle bir dîn) aslâ kabul edilmeyecek ve o âhırette de zarar edenlerden olacaktır.” (Âl-i İmrân, 85)

...

Peygamber Efendimiz (s.a.v) Cibril hadisinde “İslam Nedir?” sorusuna “–İslâm, Allah’tan başka ilâh olmadığına ve Muhammed’in Allah’ın Rasûlü olduğuna şehâdet etmen, namazı dosdoğru kılman, zekâtı vermen, Ramazan orucunu tutman, yoluna güç yetirip imkân bulduğun zaman Kâ’be’yi ziyâret (hac) etmendir” buyurdular.

“İman Nedir?” sorusuna “–Allah’a, meleklerine, kitaplarına, peygamberlerine, âhiret gününe inanmandır. Yine kadere, hayrına ve şerrine îmân etmendir” buyurdular.

İhsan Nedir? Rasûlullah Efendimiz (s.a.v): “–İhsân, Allah’a, onu görüyormuşsun gibi kulluk etmendir. Sen onu görmüyorsan da O seni mutlaka görüyor” buyurdular. (Müslim, Îmân 1, 5. Buhârî, Îmân 37; Tirmizi Îmân 4; Ebû Dâvûd, Sünnet 16)

Kuran-ı Kerim, Peygamber Efendimize (s.a.v) gönderilen ilahi kitapların sonuncusudur. İlahi emirleri barındıran Kuran ve beraberinde Efendimizin (s.a.v) sünneti tüm Müslümanlar için yol gösterici rehberdir.

Tüm insanlığa rahmet olarak gönderilen örnek şahsiyet Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed Mustafa (s.a.v) 23 senelik nebevi hayatında bizlere Kuran ve Sünneti miras olarak bırakmıştır. Nitekim hadis-i şerifte buyrulur: “Size iki şey bırakıyorum, onlara sımsıkı sarıldığınız sürece yolunuzu asla şaşırmazsınız. Bunlar; Allah’ın kitabı ve Peygamberinin sünnetidir.” (Muvatta’, Kader, 3.)

Tasavvuf; Cenâb-ı Hakkʼı kalben tanıyabilme sanatıdır. Tasavvuf; “îmân”ı “ihsân” gibi muhteşem ve muazzam bir ufka taşımanın diğer adıdır. Tasavvuf’i yola girmekten gaye istikamet üzere yaşayabilmektir. İstikâmet ise, Kitap ve Sünnet’e sımsıkı sarılmak, ilâhî ve nebevî tâlimatları kalbî derinlikle idrâk edip onları hayatın her safhasında vecd içinde yaşayabilmektir.

Dua, Allah Teâlâ ile irtibatta bulunmak; O’na gönülden yönelmek, meramını vâsıta kullanmadan arz etmek demektir. Hadisi şerifte "Bir şey istediğin vakit Allah'tan iste! Yardım dilediğin vakit Allah'tan dile!" buyrulmuştur. (Ahmed b. Hanbel, Müsned, 1/307)

Zikir, bütün tasavvufi terbiye yollarında nebevi bir üsul ve emanet olarak devam edegelmiştir. “…Bilesiniz ki kalpler ancak Allâh’ı zikretmekle huzur bulur.” (er-Ra‘d, 28) Zikir, açık veya gizli şekillerde, belirli adetlerde, farklı tertiplerde yapılan önemli bir esastır. Zikir, hatırlamaktır. Allah'ı hatırlamak farklı şekillerde olabilir. Kur'an okumak, dua etmek, istiğfar etmek, tefekkür etmek, "elhamdülillah" demek, şükretmek zikirdir.

İlim ve hâl kelimelerinden oluşmuş bir isim tamlaması olan ilmihal (ilm-i hâl) sözlükte "durum bilgisi" demektir. Bütün müslümanların dinî bilgi ve uygulama bakımından ihtiyaç duyduğu, bir bakıma müslüman olmanın ve müslümanlığın icaplarını yerine getirmenin ön şartı durumundaki fıkhi temel bilgiler ilmihal diye anılmıştır.

İslam ve İhsan web sitesinde İslam, İman, İbadet, Kuranımız, Peygamberimiz, Tasavvuf, Dualar ve Zikirler, İlmihal, Fıkıh, Hadis ve vb. konularda  güvenilir kaynaklardan bilgiye ulaşabilirsiniz.