İtikaf Ne Demek? Nasıl Girilir? Nasıl Niyet Edilir? Ne Zaman Girilir? Şartları ve Fazileti

İtikaf ne demektir? Kimler girebilir? Şartları nelerdir? Kaç çeşit itikaf vardır? Nerede, ne zaman ve nasıl yapılır? En faziletli itikaf ne zamandır? Evde itikafa girilebilir mi? Ramazan’dan sonra itikafa girilebilir mi? İtikafa dair bilinmesi gerekenler...

Madde madde itikafa dair merak edilenler...

İtikaf ne demektir?

Sözlükte “hapsetmek, alıkoymak; bir yere yerleşmek, oraya bağlanıp kalmak”anlamlarındaki akf kökünden türeyen i‘tikâf, bu mânaları yanında kişinin kendisini sıradan davranışlardan uzak tutmasını, fıkıh terimi olarak da ibadet amacıyla ve belirli bir şekilde camide kalmasını ifade eder.

Dinî bir terim olarak itikâf, akıl sağlığı yerinde ve ergenlik çağına gelmiş bir Müslümanın beş vakit namaz kılınan bir mescitte ibadet/Allah’a yakınlık elde etme niyetiyle bir süre durması demektir.

İtikâfa giren kimseye nedir?

İ‘tikâfa giren kimseye mu‘tekif veya âkif denir.

Kuran’da itikaf var mıdır?

İtikaf ibadeti Hz. İbrahim’den beri bilinmektedir. Kur’an-ı Kerimde: “…İbrâhim ve İsmâil’e de, “Tavaf edecekler için, kendini ibadete verecekler, rükû ve secde edecekler için evimi temiz tutun” diye talimat verdik.” (Bakara, 2/125) buyrularak itikafın yapılacağı yerden bahsedilir. Bir başka ayette “Mescidlerde ibadete çekilmişken kadınlarla cinsel ilişkide bulunmayın.” (Bakara, 2/187) buyrularak da itikafa girenlerin eşlerinden uzak durması gerektiği vurgulanır.

Kur’an'daki bu ayetler itikafın meşruiyetine delil olmuştur.

İtikafla ilgili hadis-i şerifler

Hadis kaynakları, Hz. Peygamberin Medine’ye hicretten sonra her yıl Ramazan’ın son on gününde itikafa çekildiğini ifade eder.  

Hz. Âişe’nin (ra) naklettiğine göre, Hz. Peygamber (sas) vefat edinceye kadar Ramazan'ın son on gününde itikâfa girerdi. (Buhârî, İtikâf, 1)
Hz. Âişe şöyle demiştir: “Resûlullah (sas), Ramazan’ın son on gününde itikâfa girer ve "Kadir gecesini Ramazan'ın son on gününde arayın." derdi.” (Buhârî, Fadlü leyleti’l-kadr, 3)

Resûlullah (sas) itikaftaki kimse için şöyle buyurmuştur: “O, günahlardan uzak kalır ve kendisine (hayatın içinde) tüm iyilikleri yapan kimse gibi iyilikler yazılır.” (İbn Mâce, Sıyâm, 67)

İtikafın amacı nedir?

İtikâf yapmak, kökleri Hz. İbrâhim zamanına kadar giden bir ibadet çeşididir. Nefsi yasaklardan korumada etkili bir yöntem olması yanında dünyevi meşgalelerden uzaklaşarak rabbini zikir ve tefekkür etme imkânı sunar.

İtikaf sürecinde tüm vaktini Rabbine adayan kişi, işlerini de Rabbine havale edip onun iradesine teslim olmuş olur. Ayrıca Ramazan’ın son on gününde itikafa giren kişi Kadir gecesini de ihya edeceğinden bin aylık ibadet sevabına da ermiş olacaktır.

İtikaf ne zaman yapılır veya belli bir zamanı var mıdır?

Gerek Ramazan ayında gerek Ramazan dışındaki aylarda itikaf yapılabilir. Hanefi ve Şafii mezheplerine göre mescitte bir müddet kalan kişi de itikafa niyet edebilir. Vakit namazlarına camiye gidenler çıkıncaya kadar itikafa niyet edebilirler. Bazı mezhepler itikafın en az süresini bir gün bir gece olarak takdir etmişlerdir. Fakat bize tevarüs eden asıl manasıyla itikaf Ramazan’ın son on gününde, namazların cemaatle kılındığı bir mescitte yerine getirilen ve kifai nitelikli sünnet-i müekkede olan bir ibadettir.

İtikaf nerede yapılır?

İtikaf, beş vakit namazın cemaatle kılındığı mescitlerde yapılır. İtikâfa giren kişi camide yer, içer ve uyur. İtiyacı olan şeyleri mümkün olduğu takdirde camide tedarik eder. Tuvalet, abdest ve gusül ihtiyacı için camiden dışarı çıkabilir. Bulunduğu camide cuma kılınmıyorsa, sırf Cuma namazı için başka bir camiye gidebilir. Cenaze namazı için ise dışarı çıkamaz. Canı ve malına bir zarar geleceğinden korkar veya zorla camiden çıkarılırsa başka bir camiye gitmek üzere bulunduğu cami veya mescidden çıkabilir. Bu zorunlu hâllerin dışında camiden çıkarsa itikâfı bozulur 

İtikafın hükmü nedir? İtikafın çeşitleri

Üç çeşit itikaf vardır.

1. Vacip itikaf: “Allah için bir gün veya daha fazla itikafa girmeyi adayan kişi için itikaf vacip olur.

2. Sünnet-i Müekkede itikaf:
Hz. Peygamber vefat edene kadar her yıl Ramazan’ın son on günü itikafa girdiğinden onun sünnetine uyarak Ramazan’ın son on günü itikafa girmek (belli bölgede bir kişinin yapması ile diğerlerinden kifai nitelikli sünnet-i müekkededir. Yani bir bölgede bazı Müslümanların yapmasıyla diğerlerinden bu sünnet kalkar.

3. Müstahap itikaf:
Ramazan’ın son on günü dışında adak yapılmaksızın herhangi bir vakitte yapılan itikaftır. Camide namaz kılıncaya kadar bile itikafa niyet edilebilir.

İtikafın şartları nelerdir?

İtikafın sahih olması için şu şartlar gerekir:

1. Müslüman olmak

2. Akıllı olmak

3. Cünüp, hayız veya nifas olmamak.

4. Mescitte itikafa girmek (erkekler için)

5. Niyet etmek

6. Adak itikafında oruçlu olmak.

İtikafa nasıl niyet edilir?

İtikafa girmek isteyen kişi “Ya Rabbi senin rızan için şu mescitte şu kadar gün itikaf ve ikamete niyet ettim” diyerek itikafa girebilir. Adak itikafını yapacaksa “niyet etim üzerime vacip olan itikafa” diyerek itikafa girebilir.

İtikafın adabı nelerdir?

1. İtikaflı kişi gücü nispetinde namaz kılmalı, Kur’an okumalı ve zikirle meşgul olmalıdır.

2. Ramazan ayı haricinde ise oruç tutmaya çalışmalıdır.

3. Gereksiz söz ve davranışlardan kaçınmalıdır.

4. İtikaf esnasında hayırdan başka söz söylememelidir.

5. Temiz elbise giyip güzel koku sürünmelidir.

6. Mümkünse Ramazan’ın son on gününde ve mescitlerin en faziletlisinde yapılmalıdır.

İtikafın mekruhları

1. İtikafta iken tamamen susmak

2. Hayırdan başka şey konuşmak

3. Mescitte alışveriş yapmak veya satılacak mal getirmek.

4. İtikaf adaplarını terk etmek.

5. Yanında yeterince yiyecek ve giyecek bulundurmadan itikafa girmek.

6. Uzakta olan kişilere selam vermek.

7. İtikaf süresince sadece ilimle iştigal edip ibadet ve riyazetten uzak kalmak.

8. Mescidin çatı ve minaresine çıkarak ezan okumak.

9. Mescitte telefonla meşgul olmak.

İtikafı bozan şeyler

1. Şer’i bir mazeret olmaksızın dışarı çıkmak.

2. Hasta ziyareti veya cenazeye katılmak için dışarı çıkmak.

3. Hanımıyla birlikte olmak veya hanımına dokunmak.

4. Şarhoş olmak.

5. Uzun süre bayılmak.

6. Kadınların itikafta adet veya loğusa olması.

7. Mürted olmak.

İtikafa giren kişinin mescitten çıkmasını gerektiren mazeretler nelerdir?

1. Tuvalet ihtiyacı, abdest ve gerektiğinde gusül için çıkabilir.

2. Temel ihtiyaçlarını en yakın yerde karşılamak üzere çıkabilir.

3. İtikafa girdiği mescitte Cuma kılınmıyorsa en yakın camiye cumaya gidebilir.

4. Canı veya malıyla ilgili bir korku yaşıyorsa çıkabilir.

5. Mescidin yıkılma tehlikesi varsa başka bir mescide geçmek üzere çıkabilir.

6. Doktora gitmeyi gerektirecek ciddi hastalıklar sebebiyle çıkabilir.

İtikaf kaç gündür?

Peygamberimiz (sas) Ramazan’ın son on gününde itikafa girerdi. Bu on günde itikaf sünnettir. Vacip olan itikâfın en azı bir gündür.

Nafile itikaf için Ebû Yusuf en az süreyi, bir günün yarıdan fazlası olarak belirlerken İmam Muhammed itikâf için bir saati de yeterli bulur.

Fetvaya esas olan görüşe göre nafile itikaf için belli bir vakit sınırlaması yoktur. Vakit namazlarında veya mescitten geçerken bile itikafa niyet edilebilir, diyenler olmuştur. Ancak az da olsa birkaç ibadeti yerine getirebilecek kadar camide kalmak lazımdır.

İtikafın en azı ne kadardır?

Fetvaya esas olan görüşe göre nafile itikaf için belli bir vakit sınırlaması yoktur. Vakit namazlarında camiden çıkana kadar hatta mescitten geçerken bile itikafa niyet edilebilir diyenler olmuştur.

Kadınlar itikafa girebilir mi?

Hayız (adet) veya nifas (loğusa) olmayan kadınlar evlerinde namazlarını kıldıkları odada itikafa girebilirler. İtikaf için belli bir yerin etrafının kapalı olmasına gerek yoktur.

Hz. Aişe’den (ra) rivayet edildiğine göre Hz. Peygamber (sas), vefat edinceye kadar Ramazan’ın son on gününde itikâfa girmiştir. Vefatından sonra eşleri itikâfa girmeye devam ettiler. (Buhârî, İtikâf 1; Müslim, İtikâf 5.)

Kadınlar mescitte/camide itikafa girebilir mi?

Kadınlar için doğru olan evlerinde namaz kılmayı adet edindikleri odada itikafa girmeleridir. Kadınların mescitte itikafa girmeleri birçok İslam alimi tarafından caiz görülmemiştir. Buna dayanak olarak Aişe annemizden rivayet olunan şu hadisi zikrederler:

“Hz. Peygamber Ramazan’ın son on gününde itikaf yapmak istedi mescitteki itikaf mahalline varınca üç çadır kurulduğunu gördü. Bunlar Hz. Aişe, Hafsa ve Zeynep’in çadırlarıydı. (Allah Rasulü çadırların eşlerine ait olduğunu öğrenince) “Bu yaptıklarını iyilik ve takva mı sanırlar!” deyip itikaftan vazgeçti. Giremediği bu itikafı Şevval ayında kaza etti. (Buhârî, İtikâf, 7.)

Peygamberimizi (sas) eşlerinin mescide çadır kurup itikafa girmelerini onaylamamış ve kendisi de itikafa girmemiştir. Kadınların evlerinde itikafa girmeleri hem temel ihtiyaçlarını rahatça karşılamak hem de mahremiyet açısından daha uygun olur.  
Şafii mezhebinde ise kadınların itikafa mescitte girmeleri şart koşulmuştur.
Kadınlar için müsait mescit olup herhangi bir problem de olmayacaksa eşlerinden izin almak suretiyle mescitte itikafa girebilirler.

Ramazan’dan sonra itikafa girilebilir mi?

Nafile ibadet veya adak itikafını yerine getirmek üzere Ramazandan sonra da itikafa girilebilir. Hatta Hz. Peygamber girmekten vazgeçtiği bir itikafın kazasını Şevval ayında yapmıştır.

İtikaf yapmak adanabilir mi?

Evet adanabilir. Kişi olmasını istediği bir şarta bağlayarak itikaf adağında bulunabilir. Şart yerine geldiğinde adadığı itikafı oruçlu bir şekilde ve itikaf şartlarına dikkat ederek bir camide eda eder.

Nitekim Hz. Ömer, henüz İslâm’a girmeden önce Mescid-i Harâm’da itikâfa gireceğine dair adakta bulunur. Müslüman olduktan sonra bunu Hz. Peygamber’e sorar, o da adağını yerine getirmesini söyler. (Buhârî, Farzu’l-humus, 19)

Adak itikafı nedir? Nasıl yapılır?

Kişinin bir işinin halli veya bir talebinin gerçekleşmesi şartına bağlı olarak adadığı itikaftır. Mesela: “Eğer hastalığımdan iyileşirsem şu kadar gün itikaf yapacağım” der ve koştuğu şart yerine gelirse adadığı gün kadar itikafa girmesi üzerine vacip olur. Bu kişiler itikaflarını oruçlu yapmak durumundadırlar.
Ayrıca bir gün itikaf adayan kişi geceleriyle beraber itikafa girer.

İtikafa ne zaman başlamak gerekir?

Ramazan’ın son on günü için itikafa girecek veya adadığı itikafı yapacaksa akşam ezanıyla beraber mescitte itikafa girer. Geceyi ve gündüzü mescitte geçirdiği zaman bir günlük itikafı tamamlanmış olur.

En faziletli itikaf ne zamandır?

Bin aydan daha hayırlı olan kadir gecesine rastlama ihtimalinin çokluğu ve Hz. Peygamberin tercih ettiği zaman olması münasebetiyle Ramazan ayının son on günü daha faziletlidir. Hz. Peygamberin (sas) Ramazan’da ve özellikle bu ayın son on gününde itikâfta bulunduğunu bildiren birçok hadis-i şerif vardır.

İtikafın belli bir sevabı var mıdır?

İmam Beyhakî gibi bazı alimlerin eserlerinde “Ramazan’ın son on gününde itikafa girenlere iki hac ve iki umre” sevabı olduğuna dair hadisler bulunsa da bunlar sıhhat açısından itibara alınmazlar.

Bizim için Hz. Peygamberin her sene itikafa girmesi ve ashabıyla ev halkını teşvik etmesi, itikafa giren kişiyi büyük ecirlerle müjdelemesi yeterlidir. Ayrıca Ramazan’ın son on gününde itikafta olan kişinin kadir gecesini de ihya ettiği düşünüldüğünde başka bir müjdeye hacet kalmaz.

İtikaf için mescitte köşe çevirmek veya çadır kurmak şart mıdır?

Hz. Peygamber itikafa gireceği zaman mescide çadır kurdururdu. Hatta hadis kaynaklarında “Resûlullah mescitte keçeden yapılmış küçük bir Türk çadırında itikâfa girerdi.” (Müslim, Sıyâm, 215; İbni Mâce, Sıyâm, 62) rivayeti bulunmaktadır.

Peygamberin çadır kurarak itikafa girmesi, mescidin inşai durumu sebebiyledir. Günümüz camileri üstü kapalı ve korunaklı olduğundan belli bir bölme yapılması veya çadır atılması gerekmez.

Bununla beraber kişi camide yatıp-kalkacağından kalacağı yeri perde ile kapaması daha güzel olur. Kadınlar itikafa mescitte girecek olurlarsa mahremiyet açısından mutlaka kapalı bir alan oluşturulmalıdır.

Evde itikafa girilebilir mi?

Erkeklerin camide itikâfa girmeleri gerekmektedir. Kadınlar ise evlerinin namaz kılmak üzere belirledikleri bir yerinde itikâfa girebilirler.

Bozulan itikafın kazası olur mu?

Herhangi bir sebeple üzerine vacip olan itikafı bozan kişi bozduğu gün kadarını kaza eder. Sünnet veya nafile itikaf bozulsa veya yarıda bırakılsa kazası gerekmez.

İtikaf duası var mıdır?

Hz. Peygamberden itikafa özel bir dua nakledilmemiştir. İtikaflı kişi zaten nafile ve kaza namazlarıyla, Kur’an, tesbihat, zikir ve dua ile vaktini geçirmelidir. Dua, ibadetin özü ve kulu Rabbi katında değerli kılan büyük bir amel olduğuna göre itikaf süresince bolca dua edip Yüce Allah’a talepleri arz etmek lazımdır. Kişi istediği gibi ve ihtiyacına göre dua edebilir.

İtikaf namazı var mıdır?

İtikaf süresince kılınması istenen özel bir itikaf namazı yoktur. Kişi mescitte beş vakit namaz haricinde dilediği kadar kaza ve nafile namaz kılabilir. Mescide girdiği andan itibaren tahiyyetü’l-mescit namazı başta olmak üzere evvâbin, teheccüt, duha-kuşluk namazı ve diğer nafile namazları kılması itikafın hikmetine uygundur.

Kaynak: Diyanet Haber

İslam ve İhsan

İTİKÂF İLE İLGİLİ AYET VE HADİS

İtikâf ile İlgili Ayet ve Hadis

İTİKAF NEDİR? İTİKAF İLE İLGİLİ HADİSLER

İtikaf Nedir? İtikaf İle İlgili Hadisler

KADINLAR İTİKAF YAPABİLİR Mİ?

Kadınlar İtikaf Yapabilir mi?

İTİKAF NEDİR, NASIL YAPILIR?

İtikaf Nedir, Nasıl Yapılır?

İTİKÂF İLE İLGİLİ HÜKÜMLER

İtikâf ile İlgili Hükümler

PAYLAŞ:                

YORUMLAR

İlk yorumu yapan siz olun!

Yorum Ekle

İslam ve İhsan

İslam, Hz. Adem’den Peygamber Efendimize (s.a.v) gönderilen tüm dinlerin ortak adıdır. Bu gerçeği ifâde için Kur’ân-ı Kerîm’de: “Allâh katında dîn İslâm’dır …” (Âl-i İmrân, 19) buyurulmaktadır. Bu hakîkat, bir başka âyet-i kerîmede şöyle buyurulur: “Kim İslâm’dan başka bir dîn ararsa bilsin ki, ondan (böyle bir dîn) aslâ kabul edilmeyecek ve o âhırette de zarar edenlerden olacaktır.” (Âl-i İmrân, 85)

...

Peygamber Efendimiz (s.a.v) Cibril hadisinde “İslam Nedir?” sorusuna “–İslâm, Allah’tan başka ilâh olmadığına ve Muhammed’in Allah’ın Rasûlü olduğuna şehâdet etmen, namazı dosdoğru kılman, zekâtı vermen, Ramazan orucunu tutman, yoluna güç yetirip imkân bulduğun zaman Kâ’be’yi ziyâret (hac) etmendir” buyurdular.

“İman Nedir?” sorusuna “–Allah’a, meleklerine, kitaplarına, peygamberlerine, âhiret gününe inanmandır. Yine kadere, hayrına ve şerrine îmân etmendir” buyurdular.

İhsan Nedir? Rasûlullah Efendimiz (s.a.v): “–İhsân, Allah’a, onu görüyormuşsun gibi kulluk etmendir. Sen onu görmüyorsan da O seni mutlaka görüyor” buyurdular. (Müslim, Îmân 1, 5. Buhârî, Îmân 37; Tirmizi Îmân 4; Ebû Dâvûd, Sünnet 16)

Kuran-ı Kerim, Peygamber Efendimize (s.a.v) gönderilen ilahi kitapların sonuncusudur. İlahi emirleri barındıran Kuran ve beraberinde Efendimizin (s.a.v) sünneti tüm Müslümanlar için yol gösterici rehberdir.

Tüm insanlığa rahmet olarak gönderilen örnek şahsiyet Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed Mustafa (s.a.v) 23 senelik nebevi hayatında bizlere Kuran ve Sünneti miras olarak bırakmıştır. Nitekim hadis-i şerifte buyrulur: “Size iki şey bırakıyorum, onlara sımsıkı sarıldığınız sürece yolunuzu asla şaşırmazsınız. Bunlar; Allah’ın kitabı ve Peygamberinin sünnetidir.” (Muvatta’, Kader, 3.)

Tasavvuf; Cenâb-ı Hakkʼı kalben tanıyabilme sanatıdır. Tasavvuf; “îmân”ı “ihsân” gibi muhteşem ve muazzam bir ufka taşımanın diğer adıdır. Tasavvuf’i yola girmekten gaye istikamet üzere yaşayabilmektir. İstikâmet ise, Kitap ve Sünnet’e sımsıkı sarılmak, ilâhî ve nebevî tâlimatları kalbî derinlikle idrâk edip onları hayatın her safhasında vecd içinde yaşayabilmektir.

Dua, Allah Teâlâ ile irtibatta bulunmak; O’na gönülden yönelmek, meramını vâsıta kullanmadan arz etmek demektir. Hadisi şerifte "Bir şey istediğin vakit Allah'tan iste! Yardım dilediğin vakit Allah'tan dile!" buyrulmuştur. (Ahmed b. Hanbel, Müsned, 1/307)

Zikir, bütün tasavvufi terbiye yollarında nebevi bir üsul ve emanet olarak devam edegelmiştir. “…Bilesiniz ki kalpler ancak Allâh’ı zikretmekle huzur bulur.” (er-Ra‘d, 28) Zikir, açık veya gizli şekillerde, belirli adetlerde, farklı tertiplerde yapılan önemli bir esastır. Zikir, hatırlamaktır. Allah'ı hatırlamak farklı şekillerde olabilir. Kur'an okumak, dua etmek, istiğfar etmek, tefekkür etmek, "elhamdülillah" demek, şükretmek zikirdir.

İlim ve hâl kelimelerinden oluşmuş bir isim tamlaması olan ilmihal (ilm-i hâl) sözlükte "durum bilgisi" demektir. Bütün müslümanların dinî bilgi ve uygulama bakımından ihtiyaç duyduğu, bir bakıma müslüman olmanın ve müslümanlığın icaplarını yerine getirmenin ön şartı durumundaki fıkhi temel bilgiler ilmihal diye anılmıştır.

İslam ve İhsan web sitesinde İslam, İman, İbadet, Kuranımız, Peygamberimiz, Tasavvuf, Dualar ve Zikirler, İlmihal, Fıkıh, Hadis ve vb. konularda  güvenilir kaynaklardan bilgiye ulaşabilirsiniz.