İslam Medeniyetinde Hat Sanatı ve Hadislerle Konuşan Duvarlar
Abdullah Sert Hocaefendi, hat sanatı ve hadislerle süslenen duvarların verdiği mesajları ve İslam medeniyetinin manevi derinliğini anlatıyor.
Hat sanatıyla süslenen duvarlar, sadece estetik değil; hadis ve âyetlerle insanlara mesaj veren, İslam medeniyetinin zarafetini yansıtan birer tebliğ vesilesidir.
KONUŞAN DUVARLAR: HAT SANATI VE HADİSLERLE İSLAM MEDENİYETİ
Mü’min kul, din kardeşinin yardımında olduğu müddetçe Allah da o kulun yardımındadır. Hatta bu çok meşhur bir hadis-i şerif olduğu için kıymetli kardeşlerim, birçok yerde levha hâlinde görürsünüz. O, çok güzel istiflerle bizim kültürümüze yerleşmiştir. Hem hat güzelliği vardır hem de mesaj…
Bizim hattatlarımızın yazdığı hatlar, sadece duvarları süslemekten ibaret değildir; o duvarlarda çok ciddi mesajlar vardır. Nedir mesela? “Allâhu fî avni’l-abdi mâ kâne’l-abdu fî avni ahîhî.” Yani bir Müslüman, diğer Müslüman kardeşinin yardımında oldukça Allah da o kuluna daima yardım eder.
Bir taraftan hattın güzelliğine hayran olursunuz, istifine bakarsınız; ama mânâsını anlarsanız, size duvarlardan mesajlar gelir. Onu söylüyorum zaman zaman… Camilerimizin duvarları konuşur. Bir eve gittiğimiz zaman duvarlarımız konuşur. Hatlarla bizim kültürümüzde duvarlar konuşur. Ama başka kültürlerde duvarlar daha farklı konuşuyor maalesef… Daha farklı şeylerle konuşuyor; resimlerle konuşuyor, başka şekillerde belki şehvetleri tahrik ediyor.
Ama bizim kültürümüzde duvarlar mesajlar verir, hep yazılı mesajlar verir. Resim genelde bizde yasak olduğu için, o resimdeki yasaklık hatlardaki güzelliklerle telafi edilmiştir. Gerek evlerimize asılan hilyeler, gerek diğer âyet-i kerîmelerin istifleri, hadis-i şeriflerin istifleriyle evlerde hem mânevî bir bereket, hem göze hitap eden bir güzellik, hem de duvarlardan insanlara mesajlar yansır.
Camilerimize girerken bakarsınız; caminin kapısında, mesela Üsküdar’da aşağı Yeni Camii’de, Mihrimah Sultan Camii’nde, oralarda daha da güzel hatlar vardır. Caminin girişi adeta sizi selamlar. Ne diye selamlar? Bakarsınız, okursunuz: “Selâmün aleyküm.” Sanki taşlar dile gelir ve size der ki: “Allah’ın selâmı üzerinize olsun.” Ne güzel! Camiye giriyorsunuz, içinde kalıyorsunuz… Ondan sonra çıkarken de bir âyetle karşılaşırsınız: “İnnallâhe…” diye başlayan bir âyet… Sanki size der ki: “Allah günahlarınızı affetmiş olarak çıkın buradan inşâallah.”
Yani bizim medeniyetimizin taşı toprağı konuşan bir medeniyet, kıymetli kardeşlerim. Ama ne yazık ki o medeniyetin birçok güzelliğini kaybettik. Çok sathî kaldık maalesef… Medeniyetimizin zarafeti gitti, kabalıklar kaldı. Medeniyetimizin sessizliği gitti, gürültüler kaldı sokaklarda. Medeniyetimizin merhameti gitti, katılıklar kaldı.
Onun için bu medeniyeti yeniden inşa etmek istiyorsak, Allah’ın Kitabı ve Rasûlullah’ın sünneti bize neleri gösteriyorsa kıymetli kardeşlerim, hepsi önemli bizim için. Hepsi önemli… Hepsi Allah Rasûlü’nün mübarek dudaklarından dökülmüş. Bu şuurla her bir güzelliği hayatımıza işlemeye gayret etmeliyiz.










YORUMLAR
-
İlk yorumu yapan siz olun!