Iraklı Türkmen Çocuk Ameliyat Olmayı Bekliyor

Terör örgütü DEAŞ'ın zulmünden kaçarak Adıyaman'a sığınan Iraklı Türkmen Zeydan ailesinin 3 yaşındaki çocukları Huseme Muhammed'in karnı ve ayakları, solunum yetmezliği nedeniyle sürekli şişiyor.

Terör örgütü DEAŞ zulmünden kaçarak 5 ay önce Adıyaman'a sığınan Iraklı Türkmen Zeydan ailesinin 3 yaşındaki çocukları Huseme Muhammed Zeydan'ın karnı ile ayakları, solunum yetmezliği ve bağırsaklarındaki rahatsızlık nedeniyle her geçen gün şişiyor.

Irak'taki DEAŞ zulmünden kaçıp Adıyaman Bahçelievler Mahallesi'ndeki bir eve yerleşen 13 kişilik Zeydan ailesi, hayırseverlerin desteğiyle yaşama tutunuyor.

Geçimini sağlamakta zorlanan aile, bir yandan da minik Muhammed'in hastalığıyla mücadele ediyor.

Solunum yetmezliği ve bağırsak rahatsızlığı bulunan Huseme Muhammed'in karnının ve ayaklarının şişmesini çaresizlik içinde izleyen aile, hastalığı nedeniyle yürüyemeyen yavrularının 20 bin liraya yakın ameliyat masrafları için yetkililer ve hayırseverlerden destek bekliyor.

Anneanne Maysun Zeydan, AA muhabirine yaptığı açıklamada, 7 çocuğu ve 4 torunu bulunduğunu, evlatları ve torunlarıyla Irak'taki DEAŞ zulmünden kaçıp Türkiye'ye sığındıklarını söyledi.

IRAK'TA DAEŞ'İN ZULMÜ DEVAM EDİYOR

Zeydan, 5 ay önce Adıyaman'a geldiklerini anlatarak, "Irak'ta DEAŞ zulmü devam ediyor. Canımızı zor kurtardık. Güvende olduğunu hissettiğimiz için Türkiye'ye geldik. Eşim Mustafa Irak'ta çalışıyor. Çocuklarım ve torunlarımla kent merkezinde bir ev kiraladık. İhtiyaçlarımızı sivil toplum kuruluşları sağlıyor. Irak hükümetinden görmediğimiz yardımı Türkiye'den gördük. Bu da bizi çok mutlu etti." diye konuştu.

Huseme Muhammed'i götürdükleri doktorların tek çare olarak ameliyat önerdiğini aktaran Zeydan, 20 bin liraya yaklaşan ameliyat masraflarını karşılayamadıkları için torununu tedavi ettiremediklerini belirtti.

Zeydan, ayakları şiştiği için yürüyemeyen torununa her hafta 50 liralık ilaç almak durumunda kaldıklarını, bazen bunu bile karşılamakta zorlandıklarını dile getirerek, "Çocuğumun her hafta ilacını almak zorundayız. İlaçların fiyatı çok pahalı. Doktorlar, ameliyat olması gerektiğini söylüyor. Türk yetkililerden yardım bekliyoruz. Tek bir çocuğum bir işte çalışıyor. Evin kirasını bile ödemekte sıkıntı yaşıyoruz. Türkiye bizi kabul ettiği için çok teşekkür ederiz. Türkiye'yi çok sevdik. Komşular elinden geldiği kadarıyla bize yardımcı oluyor. İnşallah, çocuğum ameliyat edilirse sağlığına kavuşacak. Bu konuda yardım bekliyoruz." sözlerine yer verdi.

Kaynak: AA

PAYLAŞ:                

YORUMLAR

İlk yorumu yapan siz olun!

Yorum Ekle

İslam ve İhsan

İslam, Hz. Adem’den Peygamber Efendimize (s.a.v) gönderilen tüm dinlerin ortak adıdır. Bu gerçeği ifâde için Kur’ân-ı Kerîm’de: “Allâh katında dîn İslâm’dır …” (Âl-i İmrân, 19) buyurulmaktadır. Bu hakîkat, bir başka âyet-i kerîmede şöyle buyurulur: “Kim İslâm’dan başka bir dîn ararsa bilsin ki, ondan (böyle bir dîn) aslâ kabul edilmeyecek ve o âhırette de zarar edenlerden olacaktır.” (Âl-i İmrân, 85)

...

Peygamber Efendimiz (s.a.v) Cibril hadisinde “İslam Nedir?” sorusuna “–İslâm, Allah’tan başka ilâh olmadığına ve Muhammed’in Allah’ın Rasûlü olduğuna şehâdet etmen, namazı dosdoğru kılman, zekâtı vermen, Ramazan orucunu tutman, yoluna güç yetirip imkân bulduğun zaman Kâ’be’yi ziyâret (hac) etmendir” buyurdular.

“İman Nedir?” sorusuna “–Allah’a, meleklerine, kitaplarına, peygamberlerine, âhiret gününe inanmandır. Yine kadere, hayrına ve şerrine îmân etmendir” buyurdular.

İhsan Nedir? Rasûlullah Efendimiz (s.a.v): “–İhsân, Allah’a, onu görüyormuşsun gibi kulluk etmendir. Sen onu görmüyorsan da O seni mutlaka görüyor” buyurdular. (Müslim, Îmân 1, 5. Buhârî, Îmân 37; Tirmizi Îmân 4; Ebû Dâvûd, Sünnet 16)

Kuran-ı Kerim, Peygamber Efendimize (s.a.v) gönderilen ilahi kitapların sonuncusudur. İlahi emirleri barındıran Kuran ve beraberinde Efendimizin (s.a.v) sünneti tüm Müslümanlar için yol gösterici rehberdir.

Tüm insanlığa rahmet olarak gönderilen örnek şahsiyet Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed Mustafa (s.a.v) 23 senelik nebevi hayatında bizlere Kuran ve Sünneti miras olarak bırakmıştır. Nitekim hadis-i şerifte buyrulur: “Size iki şey bırakıyorum, onlara sımsıkı sarıldığınız sürece yolunuzu asla şaşırmazsınız. Bunlar; Allah’ın kitabı ve Peygamberinin sünnetidir.” (Muvatta’, Kader, 3.)

Tasavvuf; Cenâb-ı Hakkʼı kalben tanıyabilme sanatıdır. Tasavvuf; “îmân”ı “ihsân” gibi muhteşem ve muazzam bir ufka taşımanın diğer adıdır. Tasavvuf’i yola girmekten gaye istikamet üzere yaşayabilmektir. İstikâmet ise, Kitap ve Sünnet’e sımsıkı sarılmak, ilâhî ve nebevî tâlimatları kalbî derinlikle idrâk edip onları hayatın her safhasında vecd içinde yaşayabilmektir.

Dua, Allah Teâlâ ile irtibatta bulunmak; O’na gönülden yönelmek, meramını vâsıta kullanmadan arz etmek demektir. Hadisi şerifte "Bir şey istediğin vakit Allah'tan iste! Yardım dilediğin vakit Allah'tan dile!" buyrulmuştur. (Ahmed b. Hanbel, Müsned, 1/307)

Zikir, bütün tasavvufi terbiye yollarında nebevi bir üsul ve emanet olarak devam edegelmiştir. “…Bilesiniz ki kalpler ancak Allâh’ı zikretmekle huzur bulur.” (er-Ra‘d, 28) Zikir, açık veya gizli şekillerde, belirli adetlerde, farklı tertiplerde yapılan önemli bir esastır. Zikir, hatırlamaktır. Allah'ı hatırlamak farklı şekillerde olabilir. Kur'an okumak, dua etmek, istiğfar etmek, tefekkür etmek, "elhamdülillah" demek, şükretmek zikirdir.

İlim ve hâl kelimelerinden oluşmuş bir isim tamlaması olan ilmihal (ilm-i hâl) sözlükte "durum bilgisi" demektir. Bütün müslümanların dinî bilgi ve uygulama bakımından ihtiyaç duyduğu, bir bakıma müslüman olmanın ve müslümanlığın icaplarını yerine getirmenin ön şartı durumundaki fıkhi temel bilgiler ilmihal diye anılmıştır.

İslam ve İhsan web sitesinde İslam, İman, İbadet, Kuranımız, Peygamberimiz, Tasavvuf, Dualar ve Zikirler, İlmihal, Fıkıh, Hadis ve vb. konularda  güvenilir kaynaklardan bilgiye ulaşabilirsiniz.