İnfak Sadece Maddî İmkânları Paylaşmak Değildir

İnfak ibadetini bir bütün olarak hayatın her safhasında nasıl görmeliyiz? İnfak sadece maddi imkanlarımızı paylaşmak mıdır? İnfak ibadetini nasıl anlamalı ve amel etmeliyiz?

Şeyh Sâdî Hazretleri buyurur:

“Herkese lâyık olduğu şekilde ihsân edilmelidir. Kimine ihsan, para vermektir; kimininse kulağını çekip bükmektir.”

[İnfak hususunda evvelâ ihtiyacı doğru tespit etmek ve herkese muhtaç olduğu şeye göre ihsanda bulunmak gerekir.

Meselâ bir annenin yeni doğmuş yavrusuna süt vermesi, onun için belki de en doğru, en isabetli ve en hayırlı bir infak şeklidir. Lâkin evde bir yangın çıkmışsa, o yavruya yapılacak en âcil ve en hayâtî infak, onu yangından kurtarmak olacaktır.

Dolayısıyla infak, sadece maddî imkânları cömertçe paylaşmaktan ibaret değildir.

Rûhî açlığın bedenî açlığı geçtiği zaman ve mekânlarda yapılacak en isabetli infak, tebliğ ve irşaddır. Bilhassa günümüzde, maddî açlıktan ziyade mânevî açlık had safhadadır. Bunun için tebliğ ve irşad hizmetleri, en az maddî yardımlar kadar kıymetli, hattâ onlardan daha ehemmiyetli durumdadır.

Aç bir insanın karnını doyurmak elbette sevaptır. Fakat onun rûhunu doyurmak ve âhiretini kurtaracak bir yardımda bulunmak, o insana yapılabilecek iyilik ve ihsanların zirvesidir.

Nitekim bu sâlih amelin kıymetini ifade sadedinde Rasûlullah -sallâllâhu aleyhi ve sellem- Efendimiz, Hazret-i Ali -radıyallâhu anh-’ın şahsında bütün ümmetine şöyle buyurmuştur:

“Bir insanın, senin vâsıtanla hidâyete ermesi, senin için (en kıymetli dünya nîmeti olan) kızıl develere sahip olmandan daha hayırlıdır.” (Buhârî, Cihâd, 143)

Ayrıca;

“Kardeşine göstereceğin tebessüm, bir sadakadır. İyiliği emredip kötülükten sakındırman sadakadır. Yolunu kaybeden kimseye yolu gösterivermen sadakadır. Gözü görmeyen kimseye yardımda bulunman sadakadır. Yoldan taş, diken, kemik (gibi şeyleri) kaldırıp kenara atman sadakadır. Kendi su kabından kardeşinin kabına su boşaltman sadakadır.”[5] hadîs-i şerîfi, infâkın mâhiyetini doğru anlamamız için kıymetli bir anahtar hükmündedir.

Buna göre infak gayreti, hayatımızın her safhasına aksetmelidir:

‒Rabbimizʼin ihsân ettiği her türlü imkânı, Allah yolunda seferber etmek de infaktır.

‒Bedenî güç ve kuvveti Allah yolunda sarf etmek de infaktır.

‒Evlâtlarımızı ve talebelerimizi, İslâm karakter ve şahsiyetiyle yetiştirmemiz de infaktır.

‒İslâm’ın yaşanarak hâl ile tebliğ edilmesi, belki de infâkın en güzel şeklidir.

Velhâsıl, dünyevî ihtiyaçlar gibi uhrevî ihtiyaçları da göz ardı etmemek gerekir. Kimi paraya muhtaçtır, kimiyse terbiyeye, îkaz ve irşâda muhtaçtır…

Rasûlullah -sallâllâhu aleyhi ve sellem- Efendimiz:

“‒Din kardeşin zâlim de olsa mazlum da olsa, ona yardım et!” buyurmuşlardı. Bir adam:

“‒Yâ Rasûlâllah! Kardeşim mazlumsa ona yardım edeyim. Ama zâlimse nasıl yardım edeyim?” dedi.

Efendimiz -sallâllâhu aleyhi ve sellem-:

“‒Onu zulümden alıkoyar, zulmüne mânî olursun. Şüphesiz ki bu, ona yardım etmektir.” buyurdu. (Buhârî, Mezâlim 4, İkrâh 6)

Demek ki zulüm ve haksızlığa sapmış bir din kardeşini, tuttuğu yanlış yoldan döndürmek, ona yapılacak en kıymetli iyilik ve ihsandır. Onu gafletten uyandırmaya çalışmak, gerçek dostluk ve muhabbetin gereğidir.

Kaynak: Osman Nuri Topbaş, Altınoluk Dergisi, 2025 – Ağustos, Sayı: 474

İslam ve İhsan

İNFAK NEDİR?

İnfak Nedir?

İNFAK ETMEK MALI EKSİLTİR Mİ, BEREKETLENDİRİR Mİ?

İnfak Etmek Malı Eksiltir mi, Bereketlendirir mi?

İNFÂK NASIL OLMALIDIR?

İnfâk Nasıl Olmalıdır?

PAYLAŞ:                

YORUMLAR

İlk yorumu yapan siz olun!

Yorum Ekle