Hizmet Aldığımız Yer Bayram Tatili İçin İki Kat Ödeme Talep Ediliyor Bu Talebe Uymak Zorunda mıyız?

Hizmet aldığımız yer bayram tatili için iki kat ödeme talep ediliyor. Bu talebe uymak zorunda mıyız? Dr. Öğr. Üyesi Ahmet Hamdi Yıldırım cevaplıyor.

Bir hizmet sözleşmesinin çerçevesini ya sözleşme akdinde yazan şartlar üzerinden tespit ederiz ya da adet, gelenek, görenek ve örf üzerinden tespit ederiz.

Eğer sözleşmede açık kalmış, değinilmemiş bir nokta varsa, kapalı kalan bir nokta varsa; yani mesela sözleşmede “100 dolar ödeme yapılacak.” denilmiş. Şimdi 100 dolar dediğinde dünyada doları para cinsi olarak kullanan 5 veya 6 tane ülke var benim bildiğim. Mesela Singapur doları mı, Kanada doları mı, Amerikan doları mı? Veya işte lira üzerinden sözleşme yapılmış; bu Türk lirası mı, Lübnan lirası mı, Suriye lirası mı? Bunu örf üzerinden tayin ederiz.

Eğer Türkiye’de yapılmışsa, hele de sınır bölgelerinden uzak bir yerde yapılmışsa bunun Türk lirası olduğu açıktır. Lira geçiyorsa yine Türkiye’de yapılmışsa, bu dolar denilenin Amerikan cinsinden, Amerikan parası cinsinden dolar olduğu anlaşılır. Ama işte Singapur’da yapmışsan, yabancı bir adam gelmiş, dolar üzerinden anlaşmışlar; orada Singapur doları söz konusudur.

Hasılıkelam, burada şimdi kardeşimiz bir hizmet anlaşması yapmış, bir bakım anlaşması yapmış. Bu normal mesai ile hafta sonu mesaileri arasında... Çünkü ülkemizdeki mevzuata göre, adet, gelenek ve göreneğe göre çalışan bir kimsenin haftada şu kadar saat çalışma mecburiyeti var. Cumartesi yarım gün, pazar gün tam gün veya ona muadil olacak şekilde hafta içerisinde bir buçuk gün tatil yapma hakkı var.

Eğer çalışma saatlerinin içerisine bayram vesaire girerse, resmî bayram veya dinî bayramlar yine mevzuata göre veya gelenek, görenek ve usullere göre bu günlere tekabül eden mesailer çift olarak ücretlendirilir.

Binaenaleyh burada işverene karşı ileri sürülen bu haklar, adet, gelenek ve göreneğe göre doğru olarak görünen şeylerdir. Eğer bunların aksine bir şey ifade edilmemişse; yani sözleşmede... Ki sözleşme, tarafları bağlayan, iki taraf için anayasa hükmünde olan belgedir.

Şimdi maalesef birtakım günümüz devletleri insanların iradelerini hiçe sayıyorlar. Bu, İslam’ın kabul ettiği bir şey değil. Aklı başında, herhangi bir tehdit altında, herhangi bir ikrah altında olmadan tarafların yaptığı sözleşmeler ve o sözleşmelere bilinçli olarak koydukları maddeler tarafları bağlar.

Ama anlaşılan böyle bir bağlayıcı şey zikredilmemiş, açık kalmış. Binaenaleyh burada açık kalan kısım gelenek, görenek ve mevzuat ile tamamlanır. Ona göre bir ödeme yapılması lazım gelir. Allahuâlem.

Bir de tabii şöyle bir şey var hocam. Mesela şimdi bu önümüzdeki bayramda resmî olarak dokuz gün, pazartesiden başlamak üzere bir tatil var. Ama bayram günleri de dört gün malum. Şimdi bu durumda hangisi baz alınacak?

Şimdi burada resmî olan tatil günleriyle idari tatil günleri birbirinden farklı. Yani resmî olan tatil günleri belli. Bunu birinin gelip uzatması, kısaltması mümkün değil. Hükûmetlerin yaptığı şey idari tatil ilave etmek. Dolayısıyla başına veya sonuna ilave edilen bir buçuk gün, herhâlde öyle değil mi hocam?

Evet, bir buçuk gün idari tatil olarak geçiyor. Onun da mevzuattaki yeri farklı. Dolayısıyla resmî tatil olan kısım zaten resmî tatildir; herkesi bağlayıcı olan tatildir. Ama idari tatil sadece devlet memurlarını veya devlet hizmetlerini bağlayan bir duruma sahiptir. Yani idari tatilde bankalar kapanmıyor, bankalar yine çalışıyor.

Yani böyle bir sözleşmede dört gün ancak talep edebilir, değil mi?

Evet. Yani gelenek, görenek, adet, usul ve mevzuat ne diyorsa onu talep edebilir. Evet. Allah razı olsun.

İslam ve İhsan

PAYLAŞ:                

YORUMLAR

İlk yorumu yapan siz olun!

Yorum Ekle