Haccın Yapılışı Kısaca

Hac nasıl yapılır? Kısaca haccın yapılışı...

Hacca gitmek isteyen kimse, bu kutsal görev için helâl kazanç temin eder.Yola çıkmadan önce varsa borçlarını öder, hak sahipleri ile helâllaşır. Günahlarının bağışlanması için tevbe edip Allah’tan af diler. Kazaya kalmış ibadetleri varsa mümkün olduğu kadar kaza eder. Yola çıkacağı zaman evinde iki rek’at namaz kılar. Aile fertleri, dostları ve yakınları ile helâllaşıp veda ederek yola çıkar. Yolculukta ve hac ibadeti esnasında başkalarını incitecek kötü söz ve davranışlardan sakınır.

İhrama girme yeri olan “Mikat” sınırına gelmeden önce tırnaklar kesilir, gerekli vücut temizliği yapılır ve mümkünse gusledilir, değilse abdest alınır. Erkekler giydikleri bütün elbiselerini çıkararak “İzar” ve “Rida” denilen iki parça örtüye sarılırlar. İhramlı oldukları sürece ayak ve başlarını açık bulundururlar. Kadınlar ihrama girerken elbiselerini çıkarmazlar.

Bundan sonra “Mikat” sınırında “İhramın sünneti” niyetiyle iki rek’at namaz kılınır ve hacca niyet edilerek telbiye getirilir. Böylece ihrama girilmiş olur. İhram devam ettiği sürece ihramlıya yasak olan şeylerden sakınmak gerekir.

Mekke’ye varılınca gusûl yapılır veya abdest alınır. Sonra haremi şerife gidilerek Kâbenin etrafında kudüm tavafı yapılır ve ardından iki rek’at tavaf namazı kılındıktan sonra Safa ile Merve arasında usulüne uygun olarak sa’y yapılır. Hacı adayı bundan sonra ihramlı olarak Mekke’de kalır. Burada kaldığı süre içinde mümkünse namazları Harem-i Şerif’te kılmak, fırsat buldukça nafile tavaf etmek çok sevablıdır .

Terviye günü, yani Arefe’den bir gün önce Arafata çıkılır. Arefe günü güneş batıncaya kadar Arafat’ta kalınır. İbadet ve dua ile vakitler değerlendirilir... Burada öğle ile ikindi namazları cemaatle öğle vaktinde birlikte kılınır. Buna “Cem’i Takdim” denilir. Öğleden sonra vakfe yapılır. Güneş battıktan sonra akşam namazı kılınmadan “Müzdelife” ye hareket edilir. Müzdelifede akşam ve yatsı namazları cemaatle yatsı vaktinde birlikte kılınır. Buna “Cem-i Tehir” denilir. Geceyi Müzdelifede geçiren hacı adayları şeytan taşlamak için kullanılacak taşları burada toplar.

Bayram sabahı, sabah namazı erken kılınarak, “Müzdelife Vakfesi” yapılır. Hava aydınlandıktan sonra Mina’ya hareket edilir.

Bayramın Birinci Günü Minada Sırasıyla:

  1. a) Akabe Cemresine yedi taş atılır.
  2. b) Saçlar tıraş edilerek ihramdan çıkılır. (İfrad haccı yapanlara kurban kesmek vacib olmadığından, bunlar Akabe Cemresine taş attıktan sonra traş olup ihramdan çıkarlar. Temettü veya Kıran haccı yapanlar Akabe Cemresi’ne taş atıp kurban kestikten sonra traş olur ve ihramdan çıkarlar.)
  3. c) Vakit ve imkân bulunursa aynı gün Mekke’ye gidilerek farz olan ziyaret tavafı yapılır.

Bayramın İkinci Günü Sırasıyla: küçük, orta ve akabe cemrelerine yedişer taş atılır. Bayramın birinci günü ziyaret tavafını yapamayanlar ikinci günde yaparlar.

Bayramın üçüncü Günü: Yine Küçük, orta va akabe cemrelerine yedişer taş daha atılır. Aynı gün Mina’dan Mekke’ye dönülünce veda tavafı yapılarak hac vazifesi tamamlanmış olur.

Uygulamasını anlattığımız İfrad haccıdır. Temettü ve Kıran haclarının yapılışında bazı farklılıklar vardır.

Temettü Haccı: Temettü haccı yapacak olan kimse Mikat sınırında umre için ihrama girer. Mekke’ye gelince usulüne uygun olarak umreyi yaptıktan sonra traş olur ve ihramdan çıkar. Terviye gününe kadar. (Yani Arefe gününden bir gün önce) Mekke’de ihramsız olarak bekler. Terviye günü Mekke’de hac için yeniden ihrama girer ve yukarıda anlatıldığı gibi hac vazifelerini yapar.

Ancak ifrad haccından farklı olarak:

1) Bayramın birinci günü Cemre Akabesine taş attıktan sonra kurban keser, ondan sonra traş olur ve ihramdan çıkar.

2) Ziyaret tavafından sonra haccın sa’yini yapar.

Kıran Haccı: Kıran haccı yapacak olan mikat sınırında hem hac, hem de umreye ikisine birden niyet ederek her ikisi için de bir ihrama girer. Mekke’ye varınca önce umre yapar, umreyi tamamladıktan sonra haccın kudüm tavafını, peşinden de haccın sa’yini yapar. Fakat ihramdan çıkmaz. İhramlı olarak bekleyip terviye günü gelince Arafat’a çıkarak tarif edildiği gibi hac vazifelerini yerine getirir. Kıran haccında da ifrad haccından farklı olarak: Bayramın birinci günü Cemre Akabesine taş attıktan sonra kurban keser, ondan sonra traş olur ve ihramdan çıkar.

İslam ve İhsan

HAC NEDİR, NASIL YAPILIR?

Hac Nedir, Nasıl Yapılır?

HAC İLE İLGİLİ AYET VE HADİSLER

Hac ile İlgili Ayet ve Hadisler

HAC VE UMRE İLE İLGİLİ KAVRAMLAR

Hac ve Umre İle İlgili Kavramlar

PAYLAŞ:                

YORUMLAR

İlk yorumu yapan siz olun!

Yorum Ekle

İslam ve İhsan

İslam, Hz. Adem’den Peygamber Efendimize (s.a.v) gönderilen tüm dinlerin ortak adıdır. Bu gerçeği ifâde için Kur’ân-ı Kerîm’de: “Allâh katında dîn İslâm’dır …” (Âl-i İmrân, 19) buyurulmaktadır. Bu hakîkat, bir başka âyet-i kerîmede şöyle buyurulur: “Kim İslâm’dan başka bir dîn ararsa bilsin ki, ondan (böyle bir dîn) aslâ kabul edilmeyecek ve o âhırette de zarar edenlerden olacaktır.” (Âl-i İmrân, 85)

...

Peygamber Efendimiz (s.a.v) Cibril hadisinde “İslam Nedir?” sorusuna “–İslâm, Allah’tan başka ilâh olmadığına ve Muhammed’in Allah’ın Rasûlü olduğuna şehâdet etmen, namazı dosdoğru kılman, zekâtı vermen, Ramazan orucunu tutman, yoluna güç yetirip imkân bulduğun zaman Kâ’be’yi ziyâret (hac) etmendir” buyurdular.

“İman Nedir?” sorusuna “–Allah’a, meleklerine, kitaplarına, peygamberlerine, âhiret gününe inanmandır. Yine kadere, hayrına ve şerrine îmân etmendir” buyurdular.

İhsan Nedir? Rasûlullah Efendimiz (s.a.v): “–İhsân, Allah’a, onu görüyormuşsun gibi kulluk etmendir. Sen onu görmüyorsan da O seni mutlaka görüyor” buyurdular. (Müslim, Îmân 1, 5. Buhârî, Îmân 37; Tirmizi Îmân 4; Ebû Dâvûd, Sünnet 16)

Kuran-ı Kerim, Peygamber Efendimize (s.a.v) gönderilen ilahi kitapların sonuncusudur. İlahi emirleri barındıran Kuran ve beraberinde Efendimizin (s.a.v) sünneti tüm Müslümanlar için yol gösterici rehberdir.

Tüm insanlığa rahmet olarak gönderilen örnek şahsiyet Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed Mustafa (s.a.v) 23 senelik nebevi hayatında bizlere Kuran ve Sünneti miras olarak bırakmıştır. Nitekim hadis-i şerifte buyrulur: “Size iki şey bırakıyorum, onlara sımsıkı sarıldığınız sürece yolunuzu asla şaşırmazsınız. Bunlar; Allah’ın kitabı ve Peygamberinin sünnetidir.” (Muvatta’, Kader, 3.)

Tasavvuf; Cenâb-ı Hakkʼı kalben tanıyabilme sanatıdır. Tasavvuf; “îmân”ı “ihsân” gibi muhteşem ve muazzam bir ufka taşımanın diğer adıdır. Tasavvuf’i yola girmekten gaye istikamet üzere yaşayabilmektir. İstikâmet ise, Kitap ve Sünnet’e sımsıkı sarılmak, ilâhî ve nebevî tâlimatları kalbî derinlikle idrâk edip onları hayatın her safhasında vecd içinde yaşayabilmektir.

Dua, Allah Teâlâ ile irtibatta bulunmak; O’na gönülden yönelmek, meramını vâsıta kullanmadan arz etmek demektir. Hadisi şerifte "Bir şey istediğin vakit Allah'tan iste! Yardım dilediğin vakit Allah'tan dile!" buyrulmuştur. (Ahmed b. Hanbel, Müsned, 1/307)

Zikir, bütün tasavvufi terbiye yollarında nebevi bir üsul ve emanet olarak devam edegelmiştir. “…Bilesiniz ki kalpler ancak Allâh’ı zikretmekle huzur bulur.” (er-Ra‘d, 28) Zikir, açık veya gizli şekillerde, belirli adetlerde, farklı tertiplerde yapılan önemli bir esastır. Zikir, hatırlamaktır. Allah'ı hatırlamak farklı şekillerde olabilir. Kur'an okumak, dua etmek, istiğfar etmek, tefekkür etmek, "elhamdülillah" demek, şükretmek zikirdir.

İlim ve hâl kelimelerinden oluşmuş bir isim tamlaması olan ilmihal (ilm-i hâl) sözlükte "durum bilgisi" demektir. Bütün müslümanların dinî bilgi ve uygulama bakımından ihtiyaç duyduğu, bir bakıma müslüman olmanın ve müslümanlığın icaplarını yerine getirmenin ön şartı durumundaki fıkhi temel bilgiler ilmihal diye anılmıştır.

İslam ve İhsan web sitesinde İslam, İman, İbadet, Kuranımız, Peygamberimiz, Tasavvuf, Dualar ve Zikirler, İlmihal, Fıkıh, Hadis ve vb. konularda  güvenilir kaynaklardan bilgiye ulaşabilirsiniz.