Gazze'de 2 Yıldır Süren İsrail Saldırılarında Şehit Sayısı 67 Bin 173'e Ulaştı

İşgalcilerin abluka altındaki Gazze Şeridi'nde 2 yıldır sürdürdüğü soykırımda şehit olanların sayısı 20 bin 179'u çocuk olmak üzere, 67 bin 173'e yükseldi.

Gazze'deki Sağlık Bakanlığından yapılan yazılı açıklamada, Ekim 2023'ten bu yana Gazze Şeridi'nde devam eden katil İsrail saldırılarının 2 yılı geride bıraktığı hatırlatıldı.

Uluslararası sağlık örgütlerinin Gazze Şeridi'nde geriye kalan sağlık sistemini kurtarmaları için acil müdahaleye çağrıldığı açıklamada, "Gazze'de yaşananlar bir kriz değil, insan varoluşunun temel direği olan sağlık sisteminin 730 gün boyunca şiddetli saldırılara maruz kalmasıdır." denildi.

Katil İsrail'in Gazze Şeridi'ndeki sağlık sistemine karşı soykırım suçu işlediği vurgulanan açıklamada, Gazze'deki hastanelerin katil İsrail'in dolaylı saldırıları sonucu içi boş beton bloklara dönüştüğüne vurgu yapıldı.

Katil İsrail güçlerinin Gazze Şeridi'nde 8 Ekim 2023'ten bu yana sürdürdüğü soykırımda ölenlerin sayısının 67 bin 173'e ulaştığı belirtilen açıklamada, bunlar arasında 20 bin 179 çocuk, 10 bin 427 kadın ve 4 bin 813 yaşlının olduğu kaydedildi.

Gazze'de 2 Yıldır Süren İsrail Saldırılarında Can Kaybı 67 Bin 173'E Ulaştı

1701 sağlık çalışanı yaşamını yitirdi

Katil İsrail saldırılarında yaralananların sayısının 169 bin 780'a çıktığına dikkati çekilen açıklamada, "Gazze'deki İsrail saldırılarında ölen sağlık çalışanı sayısı da 1701'e ulaştı." denildi.

Soykırım saldırılarında ayrıca 362 sağlık çalışanının katil İsrail gçleri tarafından alıkonularak zorlu koşullarda tutulduğuna vurgu yapılan açıklamada, şu ifadelere yer verildi:

"Gazze'deki 38 hastaneden 25'i hizmet dışı kaldı ve geriye kalan 13 hastane de kısmen hizmet verebiliyor. İşgalci Gazze Şeridi'ndeki 157 sağlık merkezinden 103'ünü yıktı, 54 tanesi ise kısmen faaliyet gösteriyor."

Tel Aviv yönetiminin uyguladığı sıkı abluka nedeniyle bölgeye ilaç ve tıbbi teçhizat ulaşamadığı için bölgedeki hasta ve yaralıların durumunun her geçen gün kötüleştiği hatırlatılan açıklamada, geçen yıl hastanelerdeki yatak kapasitesi yüzde 82 oranında kullanılırken bu yıl ise yüzde 225 oranında kullanıldığına işaret edildi.

Katil İsrail güçlerinin doğrudan saldırılarda hastanelerin elektrik sistemleri ve oksijen santrallerini de hedef aldığına dikkati çekilen açıklamada, bölgedeki 35 oksijen santralinden 25'i ve 110 elektrik santralinden 61'inin hizmet dışı kaldığı bilgisine yer verildi.

Katil İsrail'in Gazze'de 2 yıldan beri "açlığı" bir silah olarak kullanarak savaş suçu işlediği hatırlatılan açıklamada, açlık sebebiyle 154'ü çocuk, 460 Filistinlinin hayatını kaybettiği ifade edildi.

Gazze'de 5 yaş altı 51 bin 196 çocuğun yetersiz beslenmeden etkilendiği aktarılan açıklamada, katil İsrail saldırılarında uzuvlarını kaybeden 4 bin 900 uzun sürekli tedavi ve rehabilitasyona muhtaç olduğu belirtildi.

Tel Aviv yönetiminin Gazze Şeridi'ndeki sınır kapılarını kapalı tutarak 18 bin hasta ve yaralının yurt dışında tedavi görmesine engel olduğu anımsatılan açıklamada, bunlar arasında 5 bin 580 çocuk olduğu kaydedildi.

Katil İsrail'in Gazze Şeridi'nde düzenlediği son saldırılarında 3 Filistinli hayatını kaybetti

Sağlık kaynaklarından ve görgü tanıklarından alınan bilgiye göre, katil İsrail güçlerine ait savaş uçakları, Gazze Şeridi'nin çeşitli bölgelerinde sivillerin toplandığı bir alanı, yerinden edilmiş sivillerin çadırını, bir apartman dairesini ve yardım bekleyen Filistinlileri hedef aldı.

Katil İsrail güçlerinin Gazze Şeridi'nin kuzeyindeki Gazze kentinin Es-Sabra Mahallesi'nde sivillerin toplandığı bir alanı bombaladığı saldırıda 3 kişi hayatını kaybetti.

Gazze kentinin Er-Rimal Mahallesi'ndeki bir apartman dairesini hedef alan topçu saldırısında çok sayıda kişi yaralandı.

Katil İsrail topçu birlikleri tarafından Gazze kentinin En-Nasr bölgesi ve Eş-Şucaiyye Mahallesi'ne de ateş açıldı, Sabra Mahallesi'nde bazı binalar patlayıcılarla havaya uçuruldu.

Katil İsrail güçleri, Gazze Şeridi'nin güneyindeki Refah kentinin kuzeyinde bir yardım dağıtım noktasında insanı yardım almak için bekleyen Filistinlilere ateş açtı, saldırıda 7 Filistinli yaralandı.

Güneydeki Han Yunus kentinde sığınmacıların kaldığı bir çadırın hedef alınması sonucu da 8 Filistinli yaralandı.

Ayrıca katil İsrail topçu birlikleri, Han Yunus'un merkezi ve güneyini yoğun şekilde hedef almaya, savaş uçakları da kentin kuzey ve orta kesimlerine yoğun hava saldırıları düzenlemeye devam ediyor.

Gazze'deki hükümet: katli İsrail saldırıları Gazze'de günlük 77 çocuğu yetim bıraktı

Gazze'deki hükümetin Medya Ofisinden yapılan yazılı açıklamada, "İsrail'in Gazze'de devam eden saldırılarında günlük 77 çocuk yetim kalmasına sebep oldu." denildi.

Gazze'de 8 Ekim 2023'den beri katil İsrail saldırıları nedeniyle günde ortalama 29 Filistinli kadının dul kaldığı belirtilen açıklamada, bombardımanın ayrıca günlük 16 hamile kadının düşük yapmasına yol açtığı ifade edildi.

Gazze'deki Sağlık Bakanlığı verilerine göre, katil İsrail'in 2 yıldan bu yana sürdürdüğü soykırımda ölenlerin sayısı 67 bin 173'e, yaralı sayısı ise 169 bin 780'a ulaştı.

Katil İsrail saldırılarında ölenlerden 20 bin 179'u çocuk, 10 bin 427'si kadın ve 4 bin 813'ünün yaşlı olduğu ifade edildi.

UNICEF: Gazzeli çocuklar hiçbir çocuğun asla görmemesi veya yaşamaması gereken dehşete maruz kaldı

Birleşmiş Milletler Uluslararası Çocuklara Yardım Fonu (UNICEF) Sözcüsü Ricardo Pires, Birleşmiş Milletler (BM) Cenevre Ofisi'nin haftalık basın toplantısında değerlendirmelerde bulundu.

Katil İsrail'in Gazze'de "eşi benzeri görülmemiş" ölçekte şiddet uyguladığını belirten Pires, katil İsrail'e bölgeyi 2 yıldır hedef alan acımasız saldırılarını durdurması ve ateşkes çağrısında bulundu.

Pires, "Neredeyse 2 yıldır çocuklar bu krizde en ağır bedeli ödedi. Ortalama her 17 dakikada bir çocuk öldürülüyor veya sakat kalıyor. Bu rakam şaşırtıcı ve kabul edilemez." dedi.

Katil İsrail'in saldırıları nedeniyle çocukların yetim kaldıklarını veya defalarca yerlerinden edildiklerini vurgulayan Pires, "(Gazzeli çocuklar) Hiçbir çocuğun asla görmemesi veya yaşamaması gereken dehşete maruz kaldı. Çocuklar ciddi fiziksel ve psikolojik travmalar yaşıyor." ifadesini kullandı.

Pires, Gazze'ye insani yardım erişiminin defalarca reddedilmesi nedeniyle yaşanan tehlikeye dikkati çekerek, prematüre bebekler için acil ihtiyaç duyulan kuvöz ve solunum cihazlarının getirilmesine izin verilmediğini söyledi.

Hayatta kalabilmek için oksijen maskesi paylaşan çocuklar olduğunun altını çizen Pires, "Gazze'de her 5 bebekten 1'i prematüre doğuyor. Yetersiz beslenme arttı, son 2 ayda 10 binden fazla çocuğa akut yetersiz beslenme teşhisi konuldu." dedi.

Gazze kentinden yaklaşık 2 bin 400 çocuğun şiddetli akut yetersiz beslenme tedavisi gördüğünü aktaran Pires, bunların tedaviden mahrum kalmasının ölümcül olabileceği uyarısında bulundu.

Katil İsrail, son 2 yılda Batı Şeria ve Doğu Kudüs'te 20 binden fazla Filistinliyi gözaltına aldı

Filistin Esirler Cemiyeti, katli İsrail güçlerinin Gazze Şeridi'nde soykırımı sürdürdüğü 8 Ekim 2023'ten bu yana işgal altındaki Batı Şeria ve Doğu Kudüs'te Filistinlilere yönelik artan gözaltılar hakkında bir rapor yayınladı.

Raporda, son 2 yılda Batı Şeria ve Doğu Kudüs'te 20 binden fazla Filistinlinin gözaltına alındığı belirtildi. Gözaltına alınanlardan 1660'ının çocuk, 595'inin ise kadın olduğu kaydedildi.

Katil İsrail güçlerinin bu gözaltılar sırasında Filistinlilere ve ailelerine karşı saldırı ve kötü muamelelerde bulunduğu ifade edildi.

İşkence ve kötü muamelenin giderek arttığı katil İsrail hapishanelerinde ise son 2 yılda 46'sı Gazze Şeridi'nden alıkonanlar olmak üzere 77 Filistinlinin hayatını kaybettiği kaydedildi.

Katil İsrail hapishanelerinde Filistinlilere yönelik aç bırakma, fiziksel ve psikolojik işkence, cinsel saldırı gibi suçlar işlendiğine dikkati çekildi.

Raporda ayrıca 2 yıl önce katil İsrail hapishanelerinde bulunan Filistinli sayısı 5 bin 250 iken bugün itibarıyla bu sayının 11 bin 100'den fazla olduğu belirtildi.

Kaynak: Diyanet Haber

İslam ve İhsan

PAYLAŞ:                

YORUMLAR

İlk yorumu yapan siz olun!

Yorum Ekle

İslam ve İhsan

İslam, Hz. Adem’den Peygamber Efendimize (s.a.v) gönderilen tüm dinlerin ortak adıdır. Bu gerçeği ifâde için Kur’ân-ı Kerîm’de: “Allâh katında dîn İslâm’dır …” (Âl-i İmrân, 19) buyurulmaktadır. Bu hakîkat, bir başka âyet-i kerîmede şöyle buyurulur: “Kim İslâm’dan başka bir dîn ararsa bilsin ki, ondan (böyle bir dîn) aslâ kabul edilmeyecek ve o âhırette de zarar edenlerden olacaktır.” (Âl-i İmrân, 85)

...

Peygamber Efendimiz (s.a.v) Cibril hadisinde “İslam Nedir?” sorusuna “–İslâm, Allah’tan başka ilâh olmadığına ve Muhammed’in Allah’ın Rasûlü olduğuna şehâdet etmen, namazı dosdoğru kılman, zekâtı vermen, Ramazan orucunu tutman, yoluna güç yetirip imkân bulduğun zaman Kâ’be’yi ziyâret (hac) etmendir” buyurdular.

“İman Nedir?” sorusuna “–Allah’a, meleklerine, kitaplarına, peygamberlerine, âhiret gününe inanmandır. Yine kadere, hayrına ve şerrine îmân etmendir” buyurdular.

İhsan Nedir? Rasûlullah Efendimiz (s.a.v): “–İhsân, Allah’a, onu görüyormuşsun gibi kulluk etmendir. Sen onu görmüyorsan da O seni mutlaka görüyor” buyurdular. (Müslim, Îmân 1, 5. Buhârî, Îmân 37; Tirmizi Îmân 4; Ebû Dâvûd, Sünnet 16)

Kuran-ı Kerim, Peygamber Efendimize (s.a.v) gönderilen ilahi kitapların sonuncusudur. İlahi emirleri barındıran Kuran ve beraberinde Efendimizin (s.a.v) sünneti tüm Müslümanlar için yol gösterici rehberdir.

Tüm insanlığa rahmet olarak gönderilen örnek şahsiyet Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed Mustafa (s.a.v) 23 senelik nebevi hayatında bizlere Kuran ve Sünneti miras olarak bırakmıştır. Nitekim hadis-i şerifte buyrulur: “Size iki şey bırakıyorum, onlara sımsıkı sarıldığınız sürece yolunuzu asla şaşırmazsınız. Bunlar; Allah’ın kitabı ve Peygamberinin sünnetidir.” (Muvatta’, Kader, 3.)

Tasavvuf; Cenâb-ı Hakkʼı kalben tanıyabilme sanatıdır. Tasavvuf; “îmân”ı “ihsân” gibi muhteşem ve muazzam bir ufka taşımanın diğer adıdır. Tasavvuf’i yola girmekten gaye istikamet üzere yaşayabilmektir. İstikâmet ise, Kitap ve Sünnet’e sımsıkı sarılmak, ilâhî ve nebevî tâlimatları kalbî derinlikle idrâk edip onları hayatın her safhasında vecd içinde yaşayabilmektir.

Dua, Allah Teâlâ ile irtibatta bulunmak; O’na gönülden yönelmek, meramını vâsıta kullanmadan arz etmek demektir. Hadisi şerifte "Bir şey istediğin vakit Allah'tan iste! Yardım dilediğin vakit Allah'tan dile!" buyrulmuştur. (Ahmed b. Hanbel, Müsned, 1/307)

Zikir, bütün tasavvufi terbiye yollarında nebevi bir üsul ve emanet olarak devam edegelmiştir. “…Bilesiniz ki kalpler ancak Allâh’ı zikretmekle huzur bulur.” (er-Ra‘d, 28) Zikir, açık veya gizli şekillerde, belirli adetlerde, farklı tertiplerde yapılan önemli bir esastır. Zikir, hatırlamaktır. Allah'ı hatırlamak farklı şekillerde olabilir. Kur'an okumak, dua etmek, istiğfar etmek, tefekkür etmek, "elhamdülillah" demek, şükretmek zikirdir.

İlim ve hâl kelimelerinden oluşmuş bir isim tamlaması olan ilmihal (ilm-i hâl) sözlükte "durum bilgisi" demektir. Bütün müslümanların dinî bilgi ve uygulama bakımından ihtiyaç duyduğu, bir bakıma müslüman olmanın ve müslümanlığın icaplarını yerine getirmenin ön şartı durumundaki fıkhi temel bilgiler ilmihal diye anılmıştır.

İslam ve İhsan web sitesinde İslam, İman, İbadet, Kuranımız, Peygamberimiz, Tasavvuf, Dualar ve Zikirler, İlmihal, Fıkıh, Hadis ve vb. konularda  güvenilir kaynaklardan bilgiye ulaşabilirsiniz.