Felah Bulmak İçin Kur'ân-I Kerim İle Yakınlığımızı Artırmalıyız
Kuran'ı Kerim ile yakınlığımız artırmanın önemi ve fazileti nedir? Osman Nuri Topbaş Hocaefendi anlatıyor.
Felah bulmak için, ebedi kurtuluşa ermek için mümin Kur'ân-ı Kerim ile yakınlığını artıracak. Çünkü Cenâb-ı Hak, Kur'ân-ı Kerim'i şifa ve rahmet olarak indirdi. Cenâb-ı Er-rahmân; burada Cenâb-ı Hak 'Er-Rezzâk' demiyor, 'Er-Rahmân' diyor. Bir merhametini, Cenâb-ı Hakk'ın da merhametini biz bu merhametin idrakı içinde olmalıyız.
"Er-Rahmân. Kur'ân'ı öğretti." (Rahmân, 1-2). Demek ki bu çok büyük bir lütuf. Yani Cenâb-ı Rezzâk öğretti buyurmuyor, Rahmân öğretti. Demek bu Kur'ân-ı Kerim bize Cenâb-ı Hakk'ın merhametinin, Kur'ân-ı Kerim şifa ve rahmetle istikametince ne kadar yaşayacağız? Ne kadar yaşatacağız?
"İnsanı yarattı. Ona beyanı (düşünceyi ve konuşmayı) öğretti." (Rahmân, 3-4). Kur'ân'la istikamet edecek. Kur'ân'la yaşayacak. İşte kâinattaki bu sırlar, hikmetler, ufuklar ancak bu mümin kula açılıyor. Baktığımızda evliyaullah da hep bu; mesela bugün ta 700 sene evvel Mevlânâ'nınki nerede bir Kur'ân-ı Kerim tefsiri halinde devam ediyor.
Neyle Kurtulacak İnsanlar?
Velhasıl Cenâb-ı Hak insanlar felah buldu diyor. Kurtul, fakat neyle kurtulacak insanlar? İmanla kurtulacak. İman ne olacak? İmanda Cenâb-ı Hak fedakârlık istiyor. "Benim kalbim temiz" geç onu. Cenâb-ı Hak buyuruyor ki; "İnsanlar, imtihandan geçirilmeden sadece 'iman ettik' demeleriyle kurtulacaklarını mı zannediyorlar?" (Ankebût, 2). Demek ki Cenâb-ı Hak ibadeti istiyor.
Beş vakit Cenâb-ı Hak'la mülaki olun, buluşacaksın. Nezaket istiyor, zerafet istiyor, hassasiyet istiyor. Kendi istediğini kardeşinle paylaşmanı istiyor. Ukubât istiyor, bir hukuk istiyor Cenâb-ı Hak ki, o hukuk nereye kadar? Hayvanlara kadar hukuk. Bir karıncanın bile İslâm hukukunu bildiriyor. Bir yanık karınca yuvası görüyor; "Resûlullah kim bunu yakabilir?" diyor (Ebû Dâvûd, Cihâd, 112).
Velhasıl Cenâb-ı Hak bizim imanımızı bu âlemde test ediyor? Bir iman testi içinde. Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem Efendimiz şefaat-i uzmâya, büyük geniş bir şefaat sahibi. Fakat kızına ve halası Safiye'ye diyor ki: "Ey Allah'ın Resulü olan Muhammed'in kızı Fatıma, ey halam Safiye! Allah katında makbul ameller işleyiniz. Sâlih amel yoksa benim peygamber olduğuna güvenmeyin. Çünkü ben kulluk yapmadığınız takdirde sizi Allah'ın azabından kurtaramam." (Müslim, Îmân, 348-353).












YORUMLAR
-
İlk yorumu yapan siz olun!