Fecr Suresi 16. Ayet Bizleri Nasıl İkaz Ediyor?

Fecr suresi 16. ayet bizleri nasıl ikaz ediyor? Sabır ve şükür babında Müslümanın duruşu nasıl olmalıdır? Osman Nuri Topbaş Hocaefendi cevaplıyor.

İmtihan edip rızkını azalttığımızda ise, yani ona biraz fakirlik verdiği, bir iktisadi zaruret verdiği için:

“Rabbim beni önemsemedi.” der. (Fecr suresi 16. ayet)

Gafil bunu der.

Fakirin vazifesi nedir? Sabır ve hâl-i rıza içinde, kendi imkânları nispetinde kulluk ve gayrete devam edecektir.

İman iki yarımdır. Bir yarısı sabır, bir yarısı da şükürdür.

Gerçek saadet, hayatın med-cezirlerini olduğu gibi kabul etmek, iniş çıkışlarını kabullenmek, “Ya Rabbi, sendendir.” demek, ilahi takdire razı olmak, meşakkatlerine tahammül edebilmek, istikamete gayret etmek, her şeyin güzel tarafını görüp daima Rabbine teslim olmakla mümkündür.

Lokman Aleyhisselam şu nasihatte bulunuyor:

“Yavrucuğum, gönlünü kederlerle, üzüntülerle meşgul etme. Açgözlülükten sakın. Takdire razı ol. Allah tarafından sana verilene kanaat et ki hayatın huzurlu olsun, güzelleşsin. Gönlün sürurla dolsun, hayattan zevk alasın.”

Mümin, mahrumiyetleri hata ve isyanlara mazeret bulmayacaktır.

Hâl-i rıza, Allah’a muhabbet ve itimadın bir tezahürüdür.

Allah’a olan muhabbetin neticesinde kul:

“Ya Rabbi, senden razıyım.” diyecektir.

Allah’ın verdiğinden razı olmak, yani kanaatle zenginleşebilmek; ancak hasetten, kıskançlıktan ve cehaletten kurtulmak, marifete erişmek suretiyle olabilir.

Allah Teâlâ kulunun iyiliğini ondan daha iyi bilir. Bu sebeple en selametli yol, ilahi takdire razı olmak ve şükre devam etmektir.

Cenab-ı Hak buyuruyor:

“Olur ki hoşlanmadığınız bir şey sizin için hayırlıdır.” (Bakara suresi 216. ayet)

Fakirlik hoşlanılmayan bir şeydir; fakat hayırlı olabilir.

Yine Cenab-ı Hak buyuruyor:

“Olur ki sevdiğiniz bir şey sizin için şer olabilir. Allah bilir, siz bilmezsiniz.” (Bakara suresi 216. ayet)

Cem misali, Karun başta zengindi. Zenginliği onu cehennem yolcusu yaptı.

Bel‘am bin Bâûrâ da Allah’ın salih kullarındandı. Kerametleri vardı, çeşitli manevi lütuflara mazhar olmuştu. Fakat Cenab-ı Hak onu bir kelp misali olarak zikrediyor ve nefsani hayatın insanı nasıl şaşkınlığa sürüklediğini bildiriyor.

İslam ve İhsan

PAYLAŞ:                

YORUMLAR

İlk yorumu yapan siz olun!

Yorum Ekle