Dünyada Ne Kadar Kaldınız?
Ömer bin Abdülaziz -rahmetullâhi aleyh- şahit olduğu hadise ve dilinden dökülen hikmetli sözler...
Ömer bin Abdülaziz -rahmetullâhi aleyh-; bir gün bir cenâzede, bazı kimselerin toz topraktan kaçındığını ve güneşin hararetinden gölgeye sığındığını görünce, duygulandı, ağladı ve şu mealde bir şiir söyledi:
“Bugün alnına güneşin harareti geldi diye veya toz toprak elbisesini kirletmesin diye korkan ve neşesini korumak için gölge arayan kişi;
Er geç bir gün istemeyerek de olsa; ıssız, tozlu ve karanlık bir yerin kuytusunda, yerin altında bir mezarda uzun uzun ikāmet edecektir.
Ey nefis! Ölüm gelmeden evvel, seni gayene ulaştıracak hazırlıklara giriş! Sen asla abes / gayesiz yaratılmadın.” )İbn-i Kesîr, el-Bidâye, IX, 230)
Bizleri kabir âleminden itibaren bekleyen sonsuz hayata mukābil, imtihan hayatına tahsis edilmiş şu ömrümüz pek kısadır. Mahşer yerinin sıkıntılarıyla karşılaşan insanın;
“–Dünyada ne kadar kaldınız?” diye sorulduğunda bütün ömrünü;
“–Bir akşam vakti veya kuşluk zamanı kadar…” diye tarif edeceği bildirilmiştir. (Bkz. en-Nâziât, 46)
Buna rağmen, dünya hayatının aldatıcı tesiri, şeytan ve nefsin hileleri neticesinde; pek çok insan, bu kısacık ömründe de, âhiret hazırlığını ihmâl eder, ileriki zamanlara tehir etme hatasına düşer.
Hâlbuki ömür; çektikçe ipin geldiği bir makaraya benzer ki, son nefes onun bitivermesidir ve hiç kimse için bu makaranın metrajı, yani ne gün biteceği belli değildir.
Nitekim, geçen sene üç aylarda aramızda bulunan nice kardeşimiz, ecel şerbetini içti ve bu üç ayları idrâk edemedi.
Geçen sene Ramazân-ı şerîfi yeterince ihyâ edemeyen bazı kişiler, belki de;
“–Seneye kıymetini bilirim! Daha fazla ibâdet ederim, daha fazla infâk ederim.” dediler, fakat o mübârek ayın, ömürlerinin son Ramazân’ı olduğunu bilemediler.
Ömrün tamamında Cenâb-ı Hakk’a kulluk etmekle mükellefiz. Âyet-i kerîmede buyurulur:
“Sana yakîn (ölüm) gelinceye kadar Rabbine ibâdet et!” (el-Hicr, 99)
Lâkin;
Cenâb-ı Hak, kullarına sonsuz rahmetinin bir neticesi olarak, bazı zamanları husûsî bir imkân olarak diğer zamanlardan fazîletli kıldı ve her yıl;
- Ramazanlar,
- Berat ve Kadir Geceleri,
- Muharremler, Zilhicceler,
- Haram aylar. lutfetti.
Kaynak: Osman Nuri Topbaş, Yüzakı Dergisi, Yıl: 2026 Ay: Ocak, Sayı: 251













YORUMLAR
-
İlk yorumu yapan siz olun!