Birlikte Dirlik Vardır

Muhyiddin ibnü’l-Arabî Hazretleri'nden nasihatler serisinden "Birlikte Dirlik Vardır" başlıklı bölümünü istifadenize sunuyoruz. Muhyiddin ibnü’l-Arabî Hazretleri'nin dilinden bir nasihat bin hikmet...

Hak Teâlâ Hazretleri bütün insanlığa şâmil genel bir tavsiye olarak şöyle buyurur:

 “O (Allah) «Dîni doğru anlayıp hükümlerini uygulayın ve o hususta tefrikaya düşmeyin» diye din olarak Nuh’a tavsiye ettiğini, (Ey Habîbim) sana vahyettiğimizi, İbrahim’e, Mûsâ’ya ve Îsâ’ya tavsiye ettiğimizi sizin için bir şeriat (inaç ve amelde uyulması gereken temel esaslar) kılmıştır. (Şûrâ Süresi 13)

Bu âyet-i celîlede Allah Teâlâ Hazretleri, her zaman ve herkes için geçerli olan “din”i dosdoğru bir şekilde ayakta tutmayı ve bu hususta birlik ve beraberlik içinde olup ayrılığa düşmememizi emrediyor. Zira “Allah’ın eli (kudret, rahmet ve bereketi) cemaatle beraberdir.” (Tirmizî, Fiten, 7)

Bir diğer hakikat de şudur: Sürüden ayrılan kuzuyu kurt kapar.

Birlikte bulunmanın böyle ehemmiyetli olmasının esas hikmeti şudur ki, Allah Teâlâ Hazretleri “Esmâu’l-hüsnâ”sıyla (en güzel isimleriyle) birlikte ilah olarak bilinebilir ve tanınabilir. Onlar olmadan bu marifet gerçekleşemez. Elbette Zâtı tek ve esmâsı çoktur ve işte bu Zâtı ve esmâsıyla birlikte yüce bir “İlah”tır. Bu itibarla da O’nun kudret (el)i cemaatle beraberdir.

Hikmet sahibi bir zat, ölümünün yaklaştığını sezince, toplu halde yanında bulunan evlatlarına nasihat etmek istedi ve:

  • Oğullarım! Şimdi her biriniz gidin ve bana birer değnek bulup getirin, dedi.

Çocukları değnekleri getirince onları bir deste şeklinde bağlayıp:

  • Haydi, bu desteyi kırmaya çalışın bakalım, dedi. Çocuklar kırmaya güç yetiremeyince bağı çözdü ve değnekleri bir bir ayırıp:

— Alın şimdi kırın, dedi. Çocuklar teker teker değneklerin hepsini kırdılar. Bunun üzerine oğullarına dönerek dedi ki:

— İşte böyle çocuklar! Benden sonra siz kardeşler olarak birlik ve beraberlik içinde olursanız size kimse zarar veremez ve size üstünlük sağlayamaz. Fakat parça parça olursanız, işte o zaman düşmanlarınız fırsat bulur ve sizi mahveder.

Dini yaşatmak isteyenlerin durumu da aynıdır. Dini dosdoğru yaşamak ve yaşatmak hususunda topluca gayret sarfeder, tefrikaya düşmezlerse hiçbir düşman onlara üstün gelemez.

İnsanın kendisi hakkında da aynı durum geçerlidir. Kişi Allah’ın dinini kendi nefsinde canlı bir şekilde yaşamak azmiyle kafası, gönlü ve bütün varlığıyla gayret gösterirse imanın ve gönlüne ilham bırakan meleğin desteğiyle insan ve cin şeytanlarından hiçbiri, vesvese vermek sûretiyle ona galebe çalamaz.

Kaynak: Dr. Âdem Ergül, Öğütler Pınarı İbn Arabi Konuşuyor, Erkam Yayınları

İslam ve İhsan

NASİHAT HAK YOLCUSUNA BİR KANDİLDİR

Nasihat Hak Yolcusuna Bir Kandildir

MUHYİTTİN İBN ARABİ KİMDİR?

Muhyittin İbn Arabi Kimdir?

PAYLAŞ:                

YORUMLAR

İlk yorumu yapan siz olun!

Yorum Ekle