“Ben Hastalandım”: Hadisi Işığında Hasta Ziyaretinin Fazileti

Abdullah Sert Hocaefendi, “Ben Hastalandım” hadisi ışığında hasta ziyaretinin İslam’daki önemi ve faziletini anlatıyor.

Hasta ziyaretinin İslam’daki yeri ve fazileti, müminler arasındaki kardeşlik ve sorumluluk bilinci çerçevesinde ele alınıyor.

İSLAM’DA HASTA ZİYARETİNİN HÜKMÜ VE ÖNEMİ

Hasta ziyareti sünnet-i müekkededir; hatta vacip olduğunu söyleyen âlimler de vardır. Böylece gidebileceğiniz bir yakınınız, şu veya bu şekilde bir tanışıklığınız, komşunuz olabilir; başka türlü iş arkadaşınız olabilir vesaire. Hani gittiğiniz zaman mutlu olacak, size kapısını açacak bir insan hastaysa onu ziyaret etmek genel olarak sünnet-i müekkede olmakla beraber, diğer taraftan vacip olduğunu, farza yakın olduğunu söyleyen âlimler de vardır.

Bir hastayı muhitinden kimse ziyaret etmez, ihtiyaçlarını karşılamazsa orada yaşayan bütün Müslümanlar bundan mesul olurlar. Cenaze namazı gibi yani. Evet, cenaze namazına ne diyoruz? Farz-ı kifaye diyoruz. Yani bir kısım Müslümanlar o ibadeti yerine getirince diğer Müslümanların üzerinden de farziyet düşer. Ama hiç kimse yapmamışsa o zaman herkes sorumlu olur.

“E birileri yapsaydı, sen yapsaydın.” Evet, birileri yapsaydı ama o zaman sen yapsaydın. Burada yine çok meşhur bir hadis-i şerif vardır. Bu mühim vazifeyi ihmal etmek Müslüman için büyük bir kayıp, ağır bir mesuliyettir.

Efendimiz şöyle haber verir: Allah Teâlâ kıyamet gününde şöyle buyurur:

“Ey Âdemoğlu! Ben hastalandım, beni ziyaret etmedin.”

Âdemoğlu der ki:

“Sen âlemlerin Rabbi iken ben seni nasıl ziyaret edebilirdim?”

Allah Teâlâ:

“Falan kulum hastalandı, ziyaretine gitmedin. Onu ziyaret etseydin beni onun yanında bulurdun, bunu bilmiyor musun?” buyurur.

Onun için kıymetli kardeşlerim, bu hadisin devamı da vardır. Malum, Allah Teâlâ kıyamet gününde bir kulunu hesaba çeker, der ki:

“Ey kulum, ben hastalandım, beni ziyaret etmeye gelmedin.”

“Kul der ki: Nasıl hastalanırsın ya Rabbi?”

“Bir kulum hastalandı, onu ziyaret etseydin beni onun yanında bulacaktın.”

“Ben acıktım ey kulum, bana ikramda bulunmadın.”

“Ya Rabbi, nasıl olur? Yediren, içiren sensin.”

“Benim bir kulum senden bir yiyecek istedi, verseydin onu bana vermiş olacaktın.”

“Ben susadım, bana su vermedin ey kulum.”

“Nasıl olur ya Rabbi, denizleri yaratan, suları yaratan sensin.”

“Benim bir kulum senden su istedi, verseydin onu bana vermiş olacaktın.”

VAKIF MEDENİYETİNDE HASTA VE MUHTAÇLARA HİZMET ANLAYIŞI

Onun için de bu hadis, bizim medeniyetimizdeki vakıf müesseselerinin adeta kaynağı olmuştur. Bütün vakıf müesseselerinde bu üç hizmet çok öne çıkmıştır:

Şifahaneler, sebiller (Üsküdar tarafında her yerde vardır), üçüncüsü de aşhaneler. Bütün vakıflarda bu üç şey çok öne çıkmıştır. Hayır müessesesi olarak. Tabii diğer taraftan medreseler de ilim tahsili yapılan yerler olarak ayrıca yapılmıştır. Ama hayır hizmeti olarak bu üç alan öne çıkmıştır.

İnsanın en temel ihtiyacı çünkü: insan sıhhatli olacak, yiyecek, içecek. Bu üç şeyini insan temin ediyorsa hayat asgari seviyede sağlanmış oluyor.

Dolayısıyla bu müesseselerdeki güzelliğin kaynağı Resûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- Efendimiz’in bu hatırlatmasıdır. Cenâb-ı Hak kuluna diyecek ki:

“Ey kulum, ben hastalandım, beni ziyarete gelmedin.”

Bakın, demek ki bir kardeşimizi hastayken ziyaret etmek ne kadar önemli.

İslam ve İhsan

HASTA ZİYARETİNİN FAZİLETİ

Hasta Ziyaretinin Fazileti

HASTA ZİYARETİ ADABI

Hasta Ziyareti Adabı

HASTA ZİYARETİ İLE İLGİLİ HADİSLER

Hasta Ziyareti ile İlgili Hadisler

PAYLAŞ:                

YORUMLAR

İlk yorumu yapan siz olun!

Yorum Ekle