Asıl Korkulacak Husus
İnsan, depremden, yangından ve türlü felaketlerden korkarken asıl neden korkmalıdır? Allah korkusu, âhiret endişesi ve günahlardan sakınmanın önemini anlatan ibretlik bir yazı.
Korku, âciz insanın temel duygularından biridir. İnsanoğlu korkutucu bir rüyadan kalp çarpıntılarıyla uyanır. Karanlıktan, kapalı yerde kalmaktan, yükseklikten daha birçok vehimli hâlden bile korkar. Korku, insan tabiatının bir parçasıdır. Bu duygu insana; esâsen Allah korkusu, âhiret endişesi için verilmiştir.
Cenâb-ı Hak, bizler için arzı âdetâ rahat bir döşek hâlinde hayata elverişli kılmıştır. Çatısını yani semâsını korunaklı bir tavan, zeminini dev kazıklar misâli dağlarla sarsılmaz bir yapı eylemiştir. Lâkin Rabbimiz, zaman zaman;
- Saniyeler sürdüğü hâlde binaları yerle bir eden zelzelelerle,
- Denizleri ayağa kaldıran tsunamilerle,
- Patlayan, alevler püsküren volkanlarla,
- Cehennemi andıran devâsâ yangınlarla,
- Önüne kattığını sürükleyip götüren sellerle ve;
- İnsanlığı salgın hastalıklara dûçâr edip de kasıp kavuran yok kadar virüslerle...
Daha nicesiyle birçok ibretler yaşatıyor ve seyrettiriyor.
Cenâb-ı Hak dileseydi bunları yaşatmazdı. Bunların zaman zaman yaşanmasında bir hikmet vardır. Rabbimiz; bize azametini, kudretini ve gazabını hatırlatmaktadır.
Orman yangınlarında hayvanların o kaçışması, mahşer yerinden küçük bir misal gibidir.
İnsanoğlu bu korkunç âfetlerden tir tir titriyor. Düşük ölçekli bir deprem olsa; insanlar sokağa fırlıyor, evlere giremiyor. Kimi, kendisini pencereden aşağıya atıyor. Fakat asıl biz;
- Günahlarımızdan korkmalıyız.
- Dilimizden çıkan yanlış kelâmlardan korkmalıyız.
- Merhamet ve şefkat fukarâsı olmaktan korkmalıyız.
- İslâm’ın şahsiyet ve karakterini tevzî edememekten korkmalıyız.
- İslâm’ın o güler yüzünü gösterememekten korkmalıyız.
Mârifetullah yolunda mesafe kateden Hak dostlarının gözünde, dünya küçülür ve âhiret gerçek azametiyle görünür. İşte onlar bu cihânın korkularını küçük görürler.
Zeynelâbidîn Hazretleri, bir defasında namaz kılarken evinde yangın çıkmıştı. Fakat onun bundan haberi olmadı. Selâm verince durumu kendisine haber verdiler ve;
“–Evin yandığı hâlde sana bunu fark ettirmeyen şey nedir?” diye sordular.
Zeynelâbidîn Hazretleri;
“–İnsanları bekleyen âhiret yangını, bana dünyadaki bu küçük yangını hissettirmedi.” dedi.
İnsanın önünde tehlikelerle dolu bir ebediyet yolculuğu vardır.
- Dünyada kapalı ve karanlık bir yerde bir süre kalmaktan korkan insanı, uzun bir kabir hayatı beklemektedir.
- Yükseklikten korkan insanı, kıldan ince kılıçtan keskin Sırat köprüsünden geçme imtihanı beklemektedir.
- Ağrıdan, hastalıktan korkan insanı; sonsuz azap ihtimali beklemektedir.
Bu korkular, insanı çaresizliğe ve ümitsizliğe sevk etmek için değildir. Âhireti tefekkür edip ona hazırlanmaya, bu tehlikelere dûçâr edecek günahlardan sakınıp takvâya ve istikamete sarılmaya davet etmek içindir.
Kaynak: Osman Nuri Topbaş Yüzakı Dergisi, Yıl: 2026 Ay: Ekim, Sayı: 260












YORUMLAR
-
İlk yorumu yapan siz olun!