bela ve musibet   (259 içerik bulundu)

Bela ve Musibetler Ceza mıdır?

Başa gelen her bela ve musibet bir ceza mıdır? Yoksa günahlara kefaret midir?

Bela ve Musibetler Kader mi?

Dr. Ahmet Hamdi Yıldırım, “Belalar ve musibetler kader midir?” sorusunu cevaplıyor.

Başımıza Gelen Bela ve Musibetler Kader midir?

 Başımıza gelen bela ve musibetler kader midir? Başımıza gelen bela ve musibetlerde kendimizinde payı var mıdır? Kısaca bela ve musibetler kader midir?

Bela ve Musibetlere Karşı Kalkan Olan Haslet

Sabır insanın derûnundaki kıymetli bir hazinedir. Belâ ve musîbetler karşısında en sağlam kalkandır. Allâh Teâlâ’nın râzı olduğu ve büyük mükâfatlar va’dettiği

Seyyid Emir Külâl Hazretleri’nin Sohbeti

Seyyid Emir Külâl (k.s.) nasıl sohbet ederdi? Bahâeddin Nakşibend Hazretleri’nin mürşidi, Seyyid Emir Külâl (k.s.) Hazretleri’nin sohbetini istifadenize sunuyor

Ramazan’dan Sonra İstikametimizi Nasıl Koruruz?

Ramazan’dan sonra istikametimizi nasıl koruruz? Ramazan’dan sonra dikkat edilmesi gereken hususlar nelerdir? Osman Nuri Topbaş Hocaefendi açıklıyor.

Bir Peygamberin Münacatı

Allah Teâlâ’nın vahyine mazhar olmuş peygamberlerden birisi, yalnız olduğu bir sırada gönlüyle ve diliyle Rabbine şöyle münacat eder...

İbn-i Arabî Hazretleri’nin Sohbeti

İbn-i Arabî (k.s.) nasıl sohbet ederdi? Hak dostlarından İbn-i Arabî Hazretleri’nin sohbetini istifadenize sunuyoruz.

Şükür Namazı Nasıl Kılınır?

Şükür namazı nedir? Şükür namazı nasıl kılınır? Şükür namazının erkekler ve kadınlar için yazılı, resimli ve videolu anlatımlı kılınışı...

Kadir Gecesi: Kur’an’la Aydınlanan Gece

Diyanet İşleri Başkanlığı tarafından hazırlanan bu haftaki cuma hutbesi “Kadir Gecesi: Kur’an’la Aydınlanan Gece” başlığıyla yayınlandı.

İslam ve İhsan

İslam, Hz. Adem’den Peygamber Efendimize (s.a.v) gönderilen tüm dinlerin ortak adıdır. Bu gerçeği ifâde için Kur’ân-ı Kerîm’de: “Allâh katında dîn İslâm’dır …” (Âl-i İmrân, 19) buyurulmaktadır. Bu hakîkat, bir başka âyet-i kerîmede şöyle buyurulur: “Kim İslâm’dan başka bir dîn ararsa bilsin ki, ondan (böyle bir dîn) aslâ kabul edilmeyecek ve o âhırette de zarar edenlerden olacaktır.” (Âl-i İmrân, 85)

...

Peygamber Efendimiz (s.a.v) Cibril hadisinde “İslam Nedir?” sorusuna “–İslâm, Allah’tan başka ilâh olmadığına ve Muhammed’in Allah’ın Rasûlü olduğuna şehâdet etmen, namazı dosdoğru kılman, zekâtı vermen, Ramazan orucunu tutman, yoluna güç yetirip imkân bulduğun zaman Kâ’be’yi ziyâret (hac) etmendir” buyurdular.

“İman Nedir?” sorusuna “–Allah’a, meleklerine, kitaplarına, peygamberlerine, âhiret gününe inanmandır. Yine kadere, hayrına ve şerrine îmân etmendir” buyurdular.

İhsan Nedir? Rasûlullah Efendimiz (s.a.v): “–İhsân, Allah’a, onu görüyormuşsun gibi kulluk etmendir. Sen onu görmüyorsan da O seni mutlaka görüyor” buyurdular. (Müslim, Îmân 1, 5. Buhârî, Îmân 37; Tirmizi Îmân 4; Ebû Dâvûd, Sünnet 16)

Kuran-ı Kerim, Peygamber Efendimize (s.a.v) gönderilen ilahi kitapların sonuncusudur. İlahi emirleri barındıran Kuran ve beraberinde Efendimizin (s.a.v) sünneti tüm Müslümanlar için yol gösterici rehberdir.

Tüm insanlığa rahmet olarak gönderilen örnek şahsiyet Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed Mustafa (s.a.v) 23 senelik nebevi hayatında bizlere Kuran ve Sünneti miras olarak bırakmıştır. Nitekim hadis-i şerifte buyrulur: “Size iki şey bırakıyorum, onlara sımsıkı sarıldığınız sürece yolunuzu asla şaşırmazsınız. Bunlar; Allah’ın kitabı ve Peygamberinin sünnetidir.” (Muvatta’, Kader, 3.)

Tasavvuf; Cenâb-ı Hakkʼı kalben tanıyabilme sanatıdır. Tasavvuf; “îmân”ı “ihsân” gibi muhteşem ve muazzam bir ufka taşımanın diğer adıdır. Tasavvuf’i yola girmekten gaye istikamet üzere yaşayabilmektir. İstikâmet ise, Kitap ve Sünnet’e sımsıkı sarılmak, ilâhî ve nebevî tâlimatları kalbî derinlikle idrâk edip onları hayatın her safhasında vecd içinde yaşayabilmektir.

Dua, Allah Teâlâ ile irtibatta bulunmak; O’na gönülden yönelmek, meramını vâsıta kullanmadan arz etmek demektir. Hadisi şerifte "Bir şey istediğin vakit Allah'tan iste! Yardım dilediğin vakit Allah'tan dile!" buyrulmuştur. (Ahmed b. Hanbel, Müsned, 1/307)

Zikir, bütün tasavvufi terbiye yollarında nebevi bir üsul ve emanet olarak devam edegelmiştir. “…Bilesiniz ki kalpler ancak Allâh’ı zikretmekle huzur bulur.” (er-Ra‘d, 28) Zikir, açık veya gizli şekillerde, belirli adetlerde, farklı tertiplerde yapılan önemli bir esastır. Zikir, hatırlamaktır. Allah'ı hatırlamak farklı şekillerde olabilir. Kur'an okumak, dua etmek, istiğfar etmek, tefekkür etmek, "elhamdülillah" demek, şükretmek zikirdir.

İlim ve hâl kelimelerinden oluşmuş bir isim tamlaması olan ilmihal (ilm-i hâl) sözlükte "durum bilgisi" demektir. Bütün müslümanların dinî bilgi ve uygulama bakımından ihtiyaç duyduğu, bir bakıma müslüman olmanın ve müslümanlığın icaplarını yerine getirmenin ön şartı durumundaki fıkhi temel bilgiler ilmihal diye anılmıştır.

İslam ve İhsan web sitesinde İslam, İman, İbadet, Kuranımız, Peygamberimiz, Tasavvuf, Dualar ve Zikirler, İlmihal, Fıkıh, Hadis ve vb. konularda  güvenilir kaynaklardan bilgiye ulaşabilirsiniz.