'35. Türkiye Kitap ve Kültür Fuarı' Başladı

İstanbul’da Beyazıt'ta bu yıl 35.’si düzenlenen ‘Türkiye Kitap ve Kültür Fuarı’ başladı.

Türkiye Diyanet Vakfı ve İstanbul Büyükşehir Belediyesi Kültür A.Ş’nin katkılarıyla, İstanbul Beyazıt meydanında kitapseverleri ağırlayacak olan fuarın açılışında konuşan Diyanet İşleri Başkanı Görmez, "Bugün dua günümüz, hep birlikte bizimle aynı sevinci paylaşamayan, gözyaşının döküldüğü, kanın aktığı coğrafyalarımızdaki bütün kardeşlerimize dua etme günümüz" dedi.

Fuarın uluslar arası nitelikte olması gerektiğini vurgulayan Başkan Görmez, İslam coğrafyasında yaşananların kitap fuarına da yansıdığını kaydederek, “Türkiye'de üretilen bilgiyi uluslararası arenaya taşıyarak ve bütün dillere çevirerek başka dünyaların da okumasını sağlamalıyız" diye konuştu.

Gençlere hiçbir milletin diline, dinine, inancına müdahale etmeden, birlikte barış içerisinde yaşama ahlakını, kültürünü ve hukukunu geliştiren Osmanlı Devleti tarihinin de okutulması gerektiğini vurgulayan Başkan Görmez, şunları söyledi;

“Gençlerin, birlikte yaşama ahlakını, kültürünü ve hukukunu geliştiren Osmanlı Devleti tarihini de okuması gerekiyor…”

Birçok konuda kendimize öz eleştiriler yöneltebiliriz ama inanıyorum ki son yüz yıl içerisinde dahi ürettiğimiz kitapların bütün dünyaya ve gönül coğrafyamızdaki kardeşlerimize takdim edilmesi gerekiyor. Bu sene tarih ilmine ağırlık verilmesi gerekiyor. Bütün genç kardeşlerimize, genç dostlarımıza işgallerin ve sömürgelerin tarihini okutalım. Gençlere, hiçbir milletin diline, dinine, inancına müdahale etmeden, birlikte barış içerisinde yaşama ahlakını, kültürünü ve hukukunu geliştiren Osmanlı Devleti tarihinin de okutulması gerekiyor. Tarihi, Avrupa ve Batı dünyasında son ortaya çıkan gelişmeleri dikkate alarak okutmak gerekiyor. Gerçek tarihi okuyalım. Dünyanın birçok bölgesinin nasıl sömürgeleştirildiğini ve oralara nasıl zulmedildiğini, başka dünyaların servetleriyle müreffeh dünyaların nasıl kurulduğunu bilmemiz, okumamız, genç kardeşlerimizin haberdar olması gerekiyor.

Yurt içinden ve yurt dışından 180 yayınevinin katıldığı, yüzlerce yazarın imza etkinliği düzenleyeceği kitap fuarının açılışında İstanbul Valisi Vasip Şahin de Başkan Görmez’e eşlik etti.

Öte yandan fuar boyunca Beyazıt Devlet Kütüphanesi'nde de her akşam farklı bir yazarın konuşmacı olacağı "Ramazan Sohbetleri" gerçekleşecek.

Fuar, 25 Haziran’a kadar kitapseverleri ağırlayacak.

İslam ve İhsan

PAYLAŞ:                

YORUMLAR

İlk yorumu yapan siz olun!

Yorum Ekle

İslam ve İhsan

İslam, Hz. Adem’den Peygamber Efendimize (s.a.v) gönderilen tüm dinlerin ortak adıdır. Bu gerçeği ifâde için Kur’ân-ı Kerîm’de: “Allâh katında dîn İslâm’dır …” (Âl-i İmrân, 19) buyurulmaktadır. Bu hakîkat, bir başka âyet-i kerîmede şöyle buyurulur: “Kim İslâm’dan başka bir dîn ararsa bilsin ki, ondan (böyle bir dîn) aslâ kabul edilmeyecek ve o âhırette de zarar edenlerden olacaktır.” (Âl-i İmrân, 85)

...

Peygamber Efendimiz (s.a.v) Cibril hadisinde “İslam Nedir?” sorusuna “–İslâm, Allah’tan başka ilâh olmadığına ve Muhammed’in Allah’ın Rasûlü olduğuna şehâdet etmen, namazı dosdoğru kılman, zekâtı vermen, Ramazan orucunu tutman, yoluna güç yetirip imkân bulduğun zaman Kâ’be’yi ziyâret (hac) etmendir” buyurdular.

“İman Nedir?” sorusuna “–Allah’a, meleklerine, kitaplarına, peygamberlerine, âhiret gününe inanmandır. Yine kadere, hayrına ve şerrine îmân etmendir” buyurdular.

İhsan Nedir? Rasûlullah Efendimiz (s.a.v): “–İhsân, Allah’a, onu görüyormuşsun gibi kulluk etmendir. Sen onu görmüyorsan da O seni mutlaka görüyor” buyurdular. (Müslim, Îmân 1, 5. Buhârî, Îmân 37; Tirmizi Îmân 4; Ebû Dâvûd, Sünnet 16)

Kuran-ı Kerim, Peygamber Efendimize (s.a.v) gönderilen ilahi kitapların sonuncusudur. İlahi emirleri barındıran Kuran ve beraberinde Efendimizin (s.a.v) sünneti tüm Müslümanlar için yol gösterici rehberdir.

Tüm insanlığa rahmet olarak gönderilen örnek şahsiyet Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed Mustafa (s.a.v) 23 senelik nebevi hayatında bizlere Kuran ve Sünneti miras olarak bırakmıştır. Nitekim hadis-i şerifte buyrulur: “Size iki şey bırakıyorum, onlara sımsıkı sarıldığınız sürece yolunuzu asla şaşırmazsınız. Bunlar; Allah’ın kitabı ve Peygamberinin sünnetidir.” (Muvatta’, Kader, 3.)

Tasavvuf; Cenâb-ı Hakkʼı kalben tanıyabilme sanatıdır. Tasavvuf; “îmân”ı “ihsân” gibi muhteşem ve muazzam bir ufka taşımanın diğer adıdır. Tasavvuf’i yola girmekten gaye istikamet üzere yaşayabilmektir. İstikâmet ise, Kitap ve Sünnet’e sımsıkı sarılmak, ilâhî ve nebevî tâlimatları kalbî derinlikle idrâk edip onları hayatın her safhasında vecd içinde yaşayabilmektir.

Dua, Allah Teâlâ ile irtibatta bulunmak; O’na gönülden yönelmek, meramını vâsıta kullanmadan arz etmek demektir. Hadisi şerifte "Bir şey istediğin vakit Allah'tan iste! Yardım dilediğin vakit Allah'tan dile!" buyrulmuştur. (Ahmed b. Hanbel, Müsned, 1/307)

Zikir, bütün tasavvufi terbiye yollarında nebevi bir üsul ve emanet olarak devam edegelmiştir. “…Bilesiniz ki kalpler ancak Allâh’ı zikretmekle huzur bulur.” (er-Ra‘d, 28) Zikir, açık veya gizli şekillerde, belirli adetlerde, farklı tertiplerde yapılan önemli bir esastır. Zikir, hatırlamaktır. Allah'ı hatırlamak farklı şekillerde olabilir. Kur'an okumak, dua etmek, istiğfar etmek, tefekkür etmek, "elhamdülillah" demek, şükretmek zikirdir.

İlim ve hâl kelimelerinden oluşmuş bir isim tamlaması olan ilmihal (ilm-i hâl) sözlükte "durum bilgisi" demektir. Bütün müslümanların dinî bilgi ve uygulama bakımından ihtiyaç duyduğu, bir bakıma müslüman olmanın ve müslümanlığın icaplarını yerine getirmenin ön şartı durumundaki fıkhi temel bilgiler ilmihal diye anılmıştır.

İslam ve İhsan web sitesinde İslam, İman, İbadet, Kuranımız, Peygamberimiz, Tasavvuf, Dualar ve Zikirler, İlmihal, Fıkıh, Hadis ve vb. konularda  güvenilir kaynaklardan bilgiye ulaşabilirsiniz.