Telefonda Kurumsal Dolandırıcılık Artıyor

Yaklaşık 10 yıl önce bireysel olarak başlayan telefon dolandırıcılığının ulaştığı "kurumsal" boyut korkutuyor

Telefon dolandırıcılığında bilanço arttıkça yöntemler de profesyonelleşiyor. Yaklaşık 10 yıl önce bireysel girişimlerle kendisini polis, savcı olarak tanıtan dolandırıcıların artık çağrı merkezleri, gelişmiş yazılımlar ve eğitilmiş çalışanları kullandığı belirlendi.

İzmir Asayiş Şube Müdürlüğü Yankesicilik ve Dolandırıcılık (Yan-Dol) Büro Amirliği ekiplerinin telefon ve iletişim yoluyla dolandırıcılık yöntemlerine ilişkin yaptığı çalışma, dolandırıcıların 100’e yakın yöntemi kullanarak kurbanlarını kandırmaya çalıştığını ortaya koydu.

Cep telefonu kullanımının yaygınlaştığı 2007-2008 yıllarında ikna edilen mağdurların kontör transfer etmesiyle başlayan dolandırıcılığın zaman içinde kimlik numarası veya hesaba para transferi olarak devam ettiğine dikkat çekilen çalışmada, tüm dolandırıcılık olaylarında gerçek dışı vaatler veya kurgu olaylar üzerine inşa edilen söylemler kullanıldığı, vatandaşın iyi niyet ve yardımseverlik duygularının istismar edildiğine vurgu yapıldı.

UYARILARA RAĞMEN HIZ KESMİYOR

Telefonda kandırdıkları vatandaşları banka hesaplarına para yatırmaya yönlendiren dolandırıcıların son dönemde altın gibi değerli eşyaları da alabilmek amacıyla ikna ettikleri kurbanlarını, güvenlik kamerası olmayan bölgelere yönlendirerek elden teslim almaya başladıkları kaydedildi.

Kendisini polis, asker, savcı olarak tanıtarak yapılan bu dolandırıcılığa ilişkin çok sayıda uyarı, haber ve kamu spotuna rağmen bu dolandırıcılık yönteminin hız kesmediğini ifade eden yetkililer, dolandırıcıların gün geçtikçe profesyonelleştiğine de vurgu yapıyor.

EN TEHLİKELİ YÖNTEM: TELEKONFERANS

Çalışmada telefon dolandırıcıların kullandığı telekonferans yönteminin en tehlikeli metot olduğuna dikkat çekildi.

Kendilerini polis olarak tanıtarak ev telefonundan görüştükleri kişiden evde bulunmayan diğer aile bireyinin cep telefonu numarasını alan dolandırıcıların evdeki kişi ile telekonferans görüşme yaptırarak senaryolarını inandırıcı hale getirebildiği belirtildi.

TELEFON EKRANINDA ÇIKAN NUMARA

Telefon dolandırıcılarının geçmişte telsiz sesi eşliğinde yaptığı dolandırıcılık faaliyetinde artık özel yazılımların da kullanılmaya başladığına dikkat çekilen çalışmada aranan telefonun ekranında 155 gibi numaraların çıkarılmasını sağlayan yazılımların da dolandırıcıların işlerini kolaylaştırdığı belirtiliyor.

Dolandırıcıların internet üzerinde data takası yapan sitelerden çok sayıda cep telefonu kullanıcısına ait telefon ve isim bilgilerine ulaşabildiğinin belirtildiği çalışmada mağdurların sosyal medya hesaplarından alınan bilgilerin de görüşme sırasında kullanılmasının ikna oranını artırdığı ifade edildi.

Kişisel bilgilerin ele geçirilmesinin diğer bir yönteminin ise cep telefonuna virüslü yazılım yüklemek olduğunun altı çizilen çalışmaya göre dolandırıcılar, kurbanlarına önce "ödül kazandınız" mesajı atıyor, bu ödülü almak için verilen sitenin ziyaret edilmesiyle telefona casus program yükleniyor.

ÇAĞRI MERKEZİYLE HİLELİ SATIŞ

Polis, asker, savcı gibi tanıtarak yapılan dolandırıcılığın başarı yüzdesinin düşük olmasına rağmen ele geçirilen paranın çok yüksek olabildiğine işaret edilen çalışmada, daha düşük bedelleri yüksek yüzdeyle yakalamayı hedefleyen yöntemlerin de kullanılırlığının gün geçtikçe artırdığına dikkat çekildi.

İyi eğitilmiş çalışanlarla kurulan çağrı merkezlerinin kullanıldığı bu sistemde banka ve sigorta şirketlerinin müşteri datalarına ulaşan dolandırıcılar, tuzak işlemlerle mağdurların kredi kartı bilgilerini öğrenmeye çalışıyor.

Telefon ve SMS mesajıyla ulaştıkları kişilere kargoyla hediye gönderme, internet üzerinden indirimli alışveriş, sigorta poliçesi yenileme, hibe kredi verme gibi teklifler sunan dolandırıcılar, piyasa değeri çok düşük hizmet veya malları yüksek fiyatlarla satıyor.

Kredi kartıyla alışverişte kullanılan 3D güvenlik sistemini, "mesaj yoluyla cep telefonunuza onay mesajı gönderdik, bunu bize söyleyin" diyerek aşmayı başaran dolandırıcıların iyi eğitilmiş personel çalıştırarak ikna gücünü artırdıkları belirtiliyor.

3D güvenlik sistemine kullanıcının onay verilmesi nedeniyle hileli satışla ilgili suç duyurularında savcılığın takipsizlik kararı verebildiği bildiriliyor.

USTACA HAZIRLANMIŞ DİYALOGLAR

İzmir'de çağrı merkezi adı altında dolandırılıcılık yapıldığı gerekçesiyle operasyon düzenlenen bir iş yerinde ele geçirilen metinler, uzman personelin diyalog yöntemlerine de ışık tuttu.

"İyi günler. Genel sağlık ve danışmanlık merkezi evrak bildiri servisinden arıyorum. Geçen yıl başlatmış olduğunuz çek-up full asistan paketinizden 505 liralık ödemeniz gözükmektedir. Ödemenizde gecikme söz konusu, bugün itibarıyla dosyanızı kapatmanız gerekmektedir" sözleriyle başlayan diyaloglarda kredi kartı bilgilerini veren mağdurlar, piyasa değeri çok düşük olan yol yardımı, çek-up, ambulans gibi hizmetler için binlerce lira ödemeyi kabul etmiş oluyor.

KARGO YOLUYLA DOLANDIRICILIK

Aynı yöntemi kargo aracılığıyla da kullanan dolandırıcılar, bankadan arıyor görünümü vererek "kredi kartını düzenli ödeyen müşterilere yarı fiyatına cep telefonu sattıklarını" söylüyor.

Kargoyla adresine gelen malın bedelini kapıda ödeyen mağdur, kargonun içinden piyasa değeri çok düşük başka bir telefon çıkmasıyla dolandırıldığını anlıyor.

Yetkililer, bu yöntemi kullanan dolandırıcıların bazı kargo şirketlerinin kargoyu kapıda ödeme yapılmadan açtırmaması şartından yararlandığını, konuyla ilgili uyarılara rağmen kargo şirketlerinin uygulamayı değiştirmediğine dikkat çekiyor.

Kaynak: Dünya Bülteni

İslam ve İhsan

PAYLAŞ:                

YORUMLAR

İlk yorumu yapan siz olun!

Yorum Ekle

İslam ve İhsan

İslam, Hz. Adem’den Peygamber Efendimize (s.a.v) gönderilen tüm dinlerin ortak adıdır. Bu gerçeği ifâde için Kur’ân-ı Kerîm’de: “Allâh katında dîn İslâm’dır …” (Âl-i İmrân, 19) buyurulmaktadır. Bu hakîkat, bir başka âyet-i kerîmede şöyle buyurulur: “Kim İslâm’dan başka bir dîn ararsa bilsin ki, ondan (böyle bir dîn) aslâ kabul edilmeyecek ve o âhırette de zarar edenlerden olacaktır.” (Âl-i İmrân, 85)

...

Peygamber Efendimiz (s.a.v) Cibril hadisinde “İslam Nedir?” sorusuna “–İslâm, Allah’tan başka ilâh olmadığına ve Muhammed’in Allah’ın Rasûlü olduğuna şehâdet etmen, namazı dosdoğru kılman, zekâtı vermen, Ramazan orucunu tutman, yoluna güç yetirip imkân bulduğun zaman Kâ’be’yi ziyâret (hac) etmendir” buyurdular.

“İman Nedir?” sorusuna “–Allah’a, meleklerine, kitaplarına, peygamberlerine, âhiret gününe inanmandır. Yine kadere, hayrına ve şerrine îmân etmendir” buyurdular.

İhsan Nedir? Rasûlullah Efendimiz (s.a.v): “–İhsân, Allah’a, onu görüyormuşsun gibi kulluk etmendir. Sen onu görmüyorsan da O seni mutlaka görüyor” buyurdular. (Müslim, Îmân 1, 5. Buhârî, Îmân 37; Tirmizi Îmân 4; Ebû Dâvûd, Sünnet 16)

Kuran-ı Kerim, Peygamber Efendimize (s.a.v) gönderilen ilahi kitapların sonuncusudur. İlahi emirleri barındıran Kuran ve beraberinde Efendimizin (s.a.v) sünneti tüm Müslümanlar için yol gösterici rehberdir.

Tüm insanlığa rahmet olarak gönderilen örnek şahsiyet Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed Mustafa (s.a.v) 23 senelik nebevi hayatında bizlere Kuran ve Sünneti miras olarak bırakmıştır. Nitekim hadis-i şerifte buyrulur: “Size iki şey bırakıyorum, onlara sımsıkı sarıldığınız sürece yolunuzu asla şaşırmazsınız. Bunlar; Allah’ın kitabı ve Peygamberinin sünnetidir.” (Muvatta’, Kader, 3.)

Tasavvuf; Cenâb-ı Hakkʼı kalben tanıyabilme sanatıdır. Tasavvuf; “îmân”ı “ihsân” gibi muhteşem ve muazzam bir ufka taşımanın diğer adıdır. Tasavvuf’i yola girmekten gaye istikamet üzere yaşayabilmektir. İstikâmet ise, Kitap ve Sünnet’e sımsıkı sarılmak, ilâhî ve nebevî tâlimatları kalbî derinlikle idrâk edip onları hayatın her safhasında vecd içinde yaşayabilmektir.

Dua, Allah Teâlâ ile irtibatta bulunmak; O’na gönülden yönelmek, meramını vâsıta kullanmadan arz etmek demektir. Hadisi şerifte "Bir şey istediğin vakit Allah'tan iste! Yardım dilediğin vakit Allah'tan dile!" buyrulmuştur. (Ahmed b. Hanbel, Müsned, 1/307)

Zikir, bütün tasavvufi terbiye yollarında nebevi bir üsul ve emanet olarak devam edegelmiştir. “…Bilesiniz ki kalpler ancak Allâh’ı zikretmekle huzur bulur.” (er-Ra‘d, 28) Zikir, açık veya gizli şekillerde, belirli adetlerde, farklı tertiplerde yapılan önemli bir esastır. Zikir, hatırlamaktır. Allah'ı hatırlamak farklı şekillerde olabilir. Kur'an okumak, dua etmek, istiğfar etmek, tefekkür etmek, "elhamdülillah" demek, şükretmek zikirdir.

İlim ve hâl kelimelerinden oluşmuş bir isim tamlaması olan ilmihal (ilm-i hâl) sözlükte "durum bilgisi" demektir. Bütün müslümanların dinî bilgi ve uygulama bakımından ihtiyaç duyduğu, bir bakıma müslüman olmanın ve müslümanlığın icaplarını yerine getirmenin ön şartı durumundaki fıkhi temel bilgiler ilmihal diye anılmıştır.

İslam ve İhsan web sitesinde İslam, İman, İbadet, Kuranımız, Peygamberimiz, Tasavvuf, Dualar ve Zikirler, İlmihal, Fıkıh, Hadis ve vb. konularda  güvenilir kaynaklardan bilgiye ulaşabilirsiniz.