ŞEYTANIN SİNSİ OYUNU

0

Her Müslüman, peygamberlerdeki fetânet (kalbe bağlı akıl, firâset ve basîret) sıfatından hisse alıp, akıl nîmetini en verimli bir şekilde kullanmalıdır.

Abdülkâdir-i Geylânî Hazretleri, başından geçen bir hâli şöyle anlatmıştır:

Bir gün gözümün önünde bir nur peydâ olmuş ve bütün ufku kaplamıştı. Bu nedir diye bakarken, nurdan bir ses geldi:

“–Ey Abdülkâdir, ben senin Rabbinim. Bugüne kadar yaptığın amel-i sâlihlerden öyle memnûnum ki, bundan böyle sana haramları helâl eyledim.” dedi.

Ancak hitap biter-bitmez, ben bu sesin sâhibinin şeytan -aleyhillâne- olduğunu anladım ve:

“–Çekil git ey mel’un! Gösterdiğin nur, benim için ebedî bir zulmettir.” dedim.

Bunun üzerine şeytan:

“–Rabbinin sana ihsân ettiği hikmet ve firâsetle yine elimden kurtuldun! Hâlbuki ben yüzlerce kimseyi bu usûl ile yoldan çıkarmıştım.” diyerek uzaklaştı.

Ellerimi ulu dergâha açtım; bunun, Rabbimin fazlı olduğu idrâki içinde Cenâb-ı Hakk’a şükürler eyledim.

Bu sözleri dinleyen cemaatten biri sordu:

“–Ey Abdülkâdir, onun şeytan olduğunu nereden anladın?”

Abdülkâdir Geylânî (k.s.) cevap verdi:

“–Sana, haramları helâl kıldım, demesinden!..”

İşte bu, hayat boyunca herkesin muhtaç olduğu bir firâsettir.

Kaynak: Osman Nuri Topbaş, Faziletler Medeniyeti 1, Erkam Yayınları

VESVESEDEN NASIL KORUNULUR?

VESVESEDEN NASIL KORUNULUR?

PAYLAŞ.

Bir yorum bırak

Önceki yazıyı okuyun:
YUSUF HAS HACİB KİMDİR?

Türk-İslam tarihinin büyük şairi, bilim adamı, düşünürü ve Kutadgu Bilig’in yazarı Yusuf Has Hacib’in hayatı... Haber: Murat Karadeniz 1016 yılında...

Kapat