Göz Sağlığınız İçin 10 Etkili Önlem!

Göz Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Evren Baca göz sağlığınız için almanız gereken 10 etkili önlemi anlattı.

Gözlerde enfeksiyon, glokom, kırma kusuru, katarakt, sarı nokta hastalığı… Pek çok kişinin ortak sorunu olan göz hastalıkları yaşam kalitemizi alt üst etmekle kalmıyor, tedavide geç kalındığında kalıcı görme kaybına bile yol açabiliyorlar. Aslında alacağımız basit önlemlerle gözlerimizde oluşabilecek ciddi sorunları büyük oranda önleyebilmemiz mümkün. Üstelik bilgisayar başında 20 dakikada bir 20 saniye mola vermek, güneş gözlüklerini yaz kış kullanmak, bazı besinleri sofradan eksik etmemek ve düzenli göz muayenesi olmak gibi son derece basit yöntemlerle göz sağlığınızı koruyabilirsiniz.

İşte göz sağlığınız için almanız gereken 10 etkili önlem...

1- GÖZÜNÜZDE KULLANDIĞINIZ MALZEMELERE DİKKAT EDİN

Sıvı veya kremsi malzemelerde bakteriler kolayca üreyebiliyor. Bu yüzden göz sağlığınız için kullandığınız sıvı malzemelerinize dikkat edin. Ayrıca kirpik kenarının iç kısmına eyeliner ile göz kalemi sürmeyin.

2- BU BESİNLERİ SOFRADAN EKSİK ETMEYİN

Kalp ve kan dolaşımına fayda saylayan besinler göz sağlında da yararlı oluyorlar.

Göz sağlığınız için roka, pazı, ıspanak, portakal, tam çavdar ve tam buğday gibi koyu yeşil yapraklı bitkiler, turunçgiller ve tam tahıllıları düzenli olarak tüketin. Çinkodan zengin fasulye, bezelye, kırmızı et ve kümes hayvanları ışık hasarına karşı gözü koruyor. A vitamini içeren havuç, ıspanak, tatlı patates, marul, pırasa ve maydanoz gibi bitkisel gıdalar ile ton balığı, somon balığı, keçi sütü, inek sütü, yumurta ile ciğer gibi hayvansal gıdalar görme keskinliğini koruyor. Bu besinleri de düzenli olarak yemeniz göz sağlığınız için önemli. Sarı noktada yoğun olarak bulunan fotoreseptörlerin fonksiyonu için de beta karoten, lutein, zeaksantin içeren havuç, şalgam, yumurta sarısı ve brokoli gibi besinler de sofranızda düzenli olarak bulunması gereken besinleri oluşturuyor.

3- BİLGİSAYAR BAŞINDA 20 DAKİKALIK MOLALAR VERİN

Bilgisayar ekranına bakmak gözünüzü bozmaz ama yorgunluk ve kuruluk yapar. Çünkü ekrana bakarken gözümüzü normalde kırptığımızın (10-12 kez/dakika) yarısı kadar kırparız. Göz sağlığınız için 20 dakikada bir 20 saniye süreyle uzağa bakın. Ayrıca ekranınız 50 cm mesafede ve ekranın üst sınırı da göz hizanızın altında olsun. Yansıyan ışık kaynaklarını engellemeyi de ihmal etmeyin.

4- KONTAKT LENSLERİNİZE İYİ BAKIN

Kontakt lens kullanıyorsanız temizliğine çok dikkat edin. Aksi halde göz enfeksiyonu riski artıyor. Lens takma ve çıkarma öncesinde ellerinizi sabunlu suyla yıkayın. Lens kabındaki solüsyonu her gün düzenli değiştirin. Kabınızı 2-3 ayda bir yenileyin. Lensinizi önerilen süreden daha uzun süre kullanmayın. Lenslerinizle uyumayın, havuza girmeyin ve duş almayın.

5- GÜNEŞ GÖZLÜĞÜNÜ YAZ KIŞ KULLANIN

Ultraviyole ışınları cildinize zarar verdiği gibi gözünüze de zarar veriyor. Katarakt, kornea yanıkları, hatta göz kapağı kanserine yol açabiliyor. Bunların yanı sıra sarı nokta hastalığına neden olabiliyor. Dışarı çıktığınızda hava kapalı bile olsa yaz-kış demeden güneş gözlüğü kullanın. Kontakt lens kullanıyorsanız UV-A ve UV-B blokajı olanları tercih edin. Şapka kullanmanız bile koruma sağlayacaktır. Kar, su, kum ve betonun da güneş ışınlarını yansıttığını unutmayın.

6- İLAÇ PROSPEKTÜSLERİNİ OKUYUN

Kullanılan bazı ilaçlar gözleri olumsuz yönde etkileyebiliyor. Görme bulanıklığı, göz tansiyonunda yükselme, ışık hassasiyeti veya göz kuruluğu başka nedenlerle kullandığınız ilaçların yan etkisi olabiliyor. Bu yüzden ilaçların prospektüslerini mutlaka okuyun ve yan etki gelişirse hekiminizi bilgilendirin.

7- GÖZ SORUNLARINI GÖRMEZDEN GELMEYİN

Gözlerde kızarıklık ve kaşıntı sorununuz varsa soğuk pansuman uygulayın veya suni gözyaşı damlası damlatın. Batma veya kum var hissi varsa yüzünüzü yıkayın, serum fizyolojik ile ıslatın. Bunlara rağmen şikayetleriniz devam ederse veya gözlerde ağrı, çapaklanma, kapaklarda şişlik ile ışık hassasiyeti olursa, mutlaka göz doktorunuza başvurun. Işık çakması, uçuşan siyah noktalar ile görme bulanıklığı ise daha ciddi problemlere işaret ediyor ve zaman kaybetmeden doktora başvurmanızı gerektiriyor.

8- DÜZENLİ GÖZ MUAYENESİ OLUN

Gözlük kullanmasanız bile düzenli göz muayenesi olmayı alışkanlık haline getirin. Çünkü düzenli muayene hem kalıcı görme kaybına yol açabilecek göz hastalıklarının erken tanısına, hem de pek çok sistemik hastalığın tespit edilebilmesine imkan tanıyor. Örneğin bazı kanser türlerinde, Multipl Skleroz’da, Behçet hastalığında ilk belirti gözde gelişebiliyor. Bu nedenle büyüme çağındakilerin yılda bir, hiçbir göz sorunu olmayan 18-40 yaş arasındakilerin en fazla 2 yılda bir, daha ileri yaştakiler veya diyabet ya da tansiyon hikayesi olan veya ailede göz hastalığı bulunan kişilerin ise yılda bir kontrolden geçmeleri gerekiyor. Ayrıca pek çok hastalık ilişkisiz görünse de göz sağlığını etkiliyor. Örneğin yüksek tansiyon ve diyabet hastalığı göz damarlarınızı etkileyerek göz içi kanamasına, görme alanında daralmaya ve hatta görme kaybına neden olabiliyor. Bu yüzden göz doktorunuza kendi sağlık geçmişiniz ve ailedeki göz hastalıkları hakkında bilgi vermeyi de unutmayın.

9- KORUYUCU GÖZLÜĞÜ UNUTMAYIN

Göz yaralanmalarının yarıya yakını iş değil, ev kazalarından kaynaklanıyor. Bu nedenle evde tamirat yaparken, temizlik maddelerini kullanırken, özellikle topla oynanan sporlar sırasında mutlaka koruyucu gözlük takın. Aklınızda bulunsun, polikarbonat plastikten yapılan gözlükler diğer materyallere göre 10 kat daha güçlü oluyorlar.

10- SİGARA İÇMEYİN

Eğer sigara içiyorsanız, bir an önce bırakın! Çünkü sigara yaşa bağlı sarı nokta dejenerasyonu için en önemli risk faktörü. Aynı zamanda katarakt oluşumunu hızlandırıyor ve gözlerinizi kurutuyor. Damar sertliği yaptığı için göz damarlarında tıkanıklığa yol açıyor, bunun sonucunda da görme kaybı gelişebiliyor. Sigara içmeyi kestiğiniz zaman göz hastalığı riskiniz içmeyenlerdeki orana geriliyor.

İslam ve İhsan

PAYLAŞ:                

YORUMLAR

İlk yorumu yapan siz olun!

Yorum Ekle

İslam ve İhsan

İslam, Hz. Adem’den Peygamber Efendimize (s.a.v) gönderilen tüm dinlerin ortak adıdır. Bu gerçeği ifâde için Kur’ân-ı Kerîm’de: “Allâh katında dîn İslâm’dır …” (Âl-i İmrân, 19) buyurulmaktadır. Bu hakîkat, bir başka âyet-i kerîmede şöyle buyurulur: “Kim İslâm’dan başka bir dîn ararsa bilsin ki, ondan (böyle bir dîn) aslâ kabul edilmeyecek ve o âhırette de zarar edenlerden olacaktır.” (Âl-i İmrân, 85)

...

Peygamber Efendimiz (s.a.v) Cibril hadisinde “İslam Nedir?” sorusuna “–İslâm, Allah’tan başka ilâh olmadığına ve Muhammed’in Allah’ın Rasûlü olduğuna şehâdet etmen, namazı dosdoğru kılman, zekâtı vermen, Ramazan orucunu tutman, yoluna güç yetirip imkân bulduğun zaman Kâ’be’yi ziyâret (hac) etmendir” buyurdular.

“İman Nedir?” sorusuna “–Allah’a, meleklerine, kitaplarına, peygamberlerine, âhiret gününe inanmandır. Yine kadere, hayrına ve şerrine îmân etmendir” buyurdular.

İhsan Nedir? Rasûlullah Efendimiz (s.a.v): “–İhsân, Allah’a, onu görüyormuşsun gibi kulluk etmendir. Sen onu görmüyorsan da O seni mutlaka görüyor” buyurdular. (Müslim, Îmân 1, 5. Buhârî, Îmân 37; Tirmizi Îmân 4; Ebû Dâvûd, Sünnet 16)

Kuran-ı Kerim, Peygamber Efendimize (s.a.v) gönderilen ilahi kitapların sonuncusudur. İlahi emirleri barındıran Kuran ve beraberinde Efendimizin (s.a.v) sünneti tüm Müslümanlar için yol gösterici rehberdir.

Tüm insanlığa rahmet olarak gönderilen örnek şahsiyet Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed Mustafa (s.a.v) 23 senelik nebevi hayatında bizlere Kuran ve Sünneti miras olarak bırakmıştır. Nitekim hadis-i şerifte buyrulur: “Size iki şey bırakıyorum, onlara sımsıkı sarıldığınız sürece yolunuzu asla şaşırmazsınız. Bunlar; Allah’ın kitabı ve Peygamberinin sünnetidir.” (Muvatta’, Kader, 3.)

Tasavvuf; Cenâb-ı Hakkʼı kalben tanıyabilme sanatıdır. Tasavvuf; “îmân”ı “ihsân” gibi muhteşem ve muazzam bir ufka taşımanın diğer adıdır. Tasavvuf’i yola girmekten gaye istikamet üzere yaşayabilmektir. İstikâmet ise, Kitap ve Sünnet’e sımsıkı sarılmak, ilâhî ve nebevî tâlimatları kalbî derinlikle idrâk edip onları hayatın her safhasında vecd içinde yaşayabilmektir.

Dua, Allah Teâlâ ile irtibatta bulunmak; O’na gönülden yönelmek, meramını vâsıta kullanmadan arz etmek demektir. Hadisi şerifte "Bir şey istediğin vakit Allah'tan iste! Yardım dilediğin vakit Allah'tan dile!" buyrulmuştur. (Ahmed b. Hanbel, Müsned, 1/307)

Zikir, bütün tasavvufi terbiye yollarında nebevi bir üsul ve emanet olarak devam edegelmiştir. “…Bilesiniz ki kalpler ancak Allâh’ı zikretmekle huzur bulur.” (er-Ra‘d, 28) Zikir, açık veya gizli şekillerde, belirli adetlerde, farklı tertiplerde yapılan önemli bir esastır. Zikir, hatırlamaktır. Allah'ı hatırlamak farklı şekillerde olabilir. Kur'an okumak, dua etmek, istiğfar etmek, tefekkür etmek, "elhamdülillah" demek, şükretmek zikirdir.

İlim ve hâl kelimelerinden oluşmuş bir isim tamlaması olan ilmihal (ilm-i hâl) sözlükte "durum bilgisi" demektir. Bütün müslümanların dinî bilgi ve uygulama bakımından ihtiyaç duyduğu, bir bakıma müslüman olmanın ve müslümanlığın icaplarını yerine getirmenin ön şartı durumundaki fıkhi temel bilgiler ilmihal diye anılmıştır.

İslam ve İhsan web sitesinde İslam, İman, İbadet, Kuranımız, Peygamberimiz, Tasavvuf, Dualar ve Zikirler, İlmihal, Fıkıh, Hadis ve vb. konularda  güvenilir kaynaklardan bilgiye ulaşabilirsiniz.