DİN, VATAN, BAYRAK VE MİLLET NASIL KORUNUR?

0

Muhterem Osman Nûri Topbaş Hocaefendi, uğrunda nice canların verildiği mukaddes emanetlere sahip çıkmamız için geyret sarfetmemiz gerektiğini vurguluyor.

Unutmamak gerekir ki, milletlerin maddî ve zâhirî sahadaki ihtişâmının temelinde yatan sır, mâneviyat âlemindeki hikmetlere riâyettir. Osmanlı’nın hiçbir İslâm devletine nasîb olmayan altı yüz küsûr senelik ihtişâmı, asıl, mâneviyâta verdiği ehemmiyetten kaynaklanmıştır.

“Din, vatan, bayrak ve milletin korunması, ancak fedâkâr bir gençliğin yetişmesine bağlıdır.” (Mûsâ Topbaş -rahmetullâhi aleyh-)

ÎMANLI, VATANPERVER BİR NESİL YETİŞTİRMELİYİZ!

Bu bakımdan bizim vazifemiz de; îmanlı, mânevî değerlerine bağlı, vatanperver bir nesil yetiştirmektir. Zira îmânı, nâmusu, ırzı, canı ve malı muhâfaza; vatanı muhâfaza ile mümkündür. Nasıl ki bizden evvel bu topraklarda yaşayan ecdâdımız, canları ve kanları pahasına onu bizlere armağan etmişler ise, bizler de bu mübârek vatanı, Kur’ân sadâları, ezanları ve hür bayrağı ile bizden sonraki nesillere daha müreffeh ve bir makarr-ı îmân olarak intikâl ettirmek zorundayız.

GERÇEK ŞEHİDLER ZAFER GETİRİR!

Bizler, ecdâdımızın millî ve mânevî değerleriyle bütünleşebildiğimiz zaman, onların bizlere bıraktıkları mukaddes emânetleri şerefle taşıyabilmiş oluruz. Aksi hâlde, millî ve mânevî değerlerimiz talan edilirken sessizce seyretmek,
emânetin elden çıkmasıyla neticelenebilecek dehşet verici bir gaflettir.

Çanakkale’de olduğu gibi, eğer bir harpte Allah için, vatan ve millet için hakikî şehidler veriliyorsa, bu kurbanların arkasından büyük zaferler gelir. Fakat bunun zıddına, bir harpte sadece molozlar, yani iç dünyası bomboş yürekler ölüyorsa, onların ardında da yalnızca bir enkaz yığını kalır.

Uğrunda nice canlar verilerek elde edilen emânetleri muhâfaza için bugün lâyıkıyla gayret gösterelim ki, yarın o ağır bedelleri tekrar ödemek mecbûriyetinde kalmayalım. Târihî bir hakîkattir ki, korunmayan emânetler elden çıkmış ve
ona lâyık olununcaya kadar da elde edilememiştir.

Kaynak: Osman Nûri Topbaş, Hakk’a Adanmış Gençlik, Genç Kitaplığı

PAYLAŞ.

Bir yorum bırak

Önceki yazıyı okuyun:
İHSÂN NE DEMEK? MURÂKABE-İ AKRABİYYET NEDİR?

Murâkabe-i maiyyet ve akrabiyyetin esası, “ihsân” duygusudur. “İhsân” ise Allah Rasûlü -sallâllâhu aleyhi ve sellem-’in ifadesiyle: “Allâh’ı görüyormuşçasına bir kulluk sergilemektir....

Kapat