Besinlerinizi Nasıl Saklamalısınız?

Saklama koşulları doğru olmazsa, besin zehirlenmeleri söz konusu olabilir. Besinleri uzun süre ve sağlıklı tüketebilmek için nasıl saklanması gerektiğini bilmemiz gerekiyor..

Domates, patates, zeytinyağı, reçel, baharat ve tahıl gibi besinleri saklama kılavuzu...

DOMATES VE ÜRÜNLERİ

Çalışmalar gösteriyor ki, buzdolabında üç aydan daha uzun süre duran konserve domates salçalarındaki likopen oranı (kutu açılmamış olmasına rağmen) yüzde 50 azalıyor. İspanya’da konuyla ilgili çalışmalar yürüten araştırmacılar, geçen zamana bağlı olarak ketçapta bulunan likopen miktarında da azalmalar yaşandığını buldu. Çeşitli kanser türleri, kalp hastalıkları ve hatta kemiklerin kuvvetlenmesi için oldukça güçlü bir anti-oksidan olan likopenin bu şekilde kayba uğraması oldukça üzücü. Önceden yapılmış domates sosları yerine kendi sosunuzu hazırlayıp kaybı daha aza indirebilirsiniz. Püre yerine domatesi tam veya küp şeklinde kesilmiş olarak saklamak lipokeni daha iyi korumanızı sağlar. Eğer ketçap buzdolabınızda uzun süre duruyorsa küçük boylarını satın alın. Taze şişelerde her zaman daha fazla likopen bulunur, bu nedenle üretim tarihini kontrol etmeyi unutmayın.

PATATES

Patatesi kağıt torbada saklayın Hollanda’daki araştırmaya göre, depolamanın üzerinden sekiz ay geçtikten sonra en iyi saklama koşullarında bile (kuru, serin ve karanlık) papateste bulunan C vitamini oranı yüzde 40 azalıyor. Bu nedenle patatesleri uzun süre kilerde saklamayın. Eğer marketlerden paketlenmiş olarak alıyorsanız etiketlere bakarak en taze olanını tercih edin. Pazardan ya da manavdan alıyorsanız ufak olanları seçmenizi öneririm. Fazla miktarlarda almak yerine 1-2 hafta içinde tüketeceğiniz kadar almak da iyi bir yöntemdir. Ayrıca patatesleri plastik torbalarda saklamak yerine kağıt torbalarda saklamak daha uygun olur çünkü kağıt fazla ışığı ve oksijeni dışarıda tutar.

ZEYTİNYAĞI

Zeytinyağı ısıya duyarlı Şişelenmiş zeytinyağının altı ay saklanması anti-oksidan aktivitesini yüzde 40 oranında azaltıyor. Zeytinyağı şişenizi, yemek pişirdiğiniz ocağın yanında bekletmeyin veya oksijen, ışık ve ısı hassasiyetine karşı kapağını uzun süre açık bırakmayın. Eğer zeytinyağını yemeklerinizde sıklıkla kullanmıyorsanız satın alırken küçük boylarını seçmenizi öneririm.

REÇELLER

Reçeller buzdolabına Arkansas Üniversitesi’nde yapılan bir çalışmaya göre oda sıcaklığında iki aydan uzun süre bekletilen böğürtlen reçelinde bulunan antosiyanin oranı yüzde 23 azalıyor. Karanlık bir yerde altı aydan daha uzun süre saklanan çilek reçelindeki flavanoidlerde yüzde 12 kayıp yaşanıyor. Antosiyaninlerin, inflamasyon azaltıcı ve anti-oksidan özellikleri var. Reçellerinizi buzdolabında saklamak, açmadan önce yüzde 15 daha fazla antosiyanin ve anti-aging özelliklerinden yararlanmanızı sağlar. Şeker içermeyen reçelleri tercih etmeye özen gösterin. Bu reçellerin daha fazla antosiyanin içerdiği biliniyor.

BAHARATLAR

Baharatlar için cam kavanoz Çin’de yapılan bir çalışmada, dokuz ay boyunca saklanan kırmızı biberdeki kapsaisin azaldı. Genel olarak baharatlar satın alınırken canlı renkte olmalıdır çünkü olgun ve mat renkte olanların lezzet, besin öğesi değerleri daha düşüktür. Eğer bulabiliyorsanız (poşetler ya da plastikler yerine) cam kavanozda satılanları tercih etmenizi öneririm ya da bitkileri kurutup kendiniz öğütebilirsiniz. Bir çok baharat özellikle çekilmemiş karabiber taneleri sağlık açısından daha etkilidir ve lezzetini uzun süre korur çünkü öğütülmediği için taneler ışık, hava geçirmez. Baharatlarınızı direkt ışık altında ve ocağınızın yanında muhafaza etmeyiniz.

TAHILLAR

Tahılları ışıktan seramikle koruyun Işığa maruz kalan makarnadaki riboflavinin yüzde 50’si kayba uğruyor. Yine aynı çalışmaya göre, üç aydan daha uzun süre makarnanın az bir ışık gören yerde muhafaza edilmesi riboflavin oranını yüzde 80 azaltıyor. Tahılları, ısı etkisinden korumak için opak (ışık geçirmeyen) seramik kaplarda saklayın. Buzdolabında saklamaktansa kuru bir depoda muhafaza etmek daha uygundur.

İslam ve İhsan

PAYLAŞ:                

YORUMLAR

İlk yorumu yapan siz olun!

Yorum Ekle

İslam ve İhsan

İslam, Hz. Adem’den Peygamber Efendimize (s.a.v) gönderilen tüm dinlerin ortak adıdır. Bu gerçeği ifâde için Kur’ân-ı Kerîm’de: “Allâh katında dîn İslâm’dır …” (Âl-i İmrân, 19) buyurulmaktadır. Bu hakîkat, bir başka âyet-i kerîmede şöyle buyurulur: “Kim İslâm’dan başka bir dîn ararsa bilsin ki, ondan (böyle bir dîn) aslâ kabul edilmeyecek ve o âhırette de zarar edenlerden olacaktır.” (Âl-i İmrân, 85)

...

Peygamber Efendimiz (s.a.v) Cibril hadisinde “İslam Nedir?” sorusuna “–İslâm, Allah’tan başka ilâh olmadığına ve Muhammed’in Allah’ın Rasûlü olduğuna şehâdet etmen, namazı dosdoğru kılman, zekâtı vermen, Ramazan orucunu tutman, yoluna güç yetirip imkân bulduğun zaman Kâ’be’yi ziyâret (hac) etmendir” buyurdular.

“İman Nedir?” sorusuna “–Allah’a, meleklerine, kitaplarına, peygamberlerine, âhiret gününe inanmandır. Yine kadere, hayrına ve şerrine îmân etmendir” buyurdular.

İhsan Nedir? Rasûlullah Efendimiz (s.a.v): “–İhsân, Allah’a, onu görüyormuşsun gibi kulluk etmendir. Sen onu görmüyorsan da O seni mutlaka görüyor” buyurdular. (Müslim, Îmân 1, 5. Buhârî, Îmân 37; Tirmizi Îmân 4; Ebû Dâvûd, Sünnet 16)

Kuran-ı Kerim, Peygamber Efendimize (s.a.v) gönderilen ilahi kitapların sonuncusudur. İlahi emirleri barındıran Kuran ve beraberinde Efendimizin (s.a.v) sünneti tüm Müslümanlar için yol gösterici rehberdir.

Tüm insanlığa rahmet olarak gönderilen örnek şahsiyet Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed Mustafa (s.a.v) 23 senelik nebevi hayatında bizlere Kuran ve Sünneti miras olarak bırakmıştır. Nitekim hadis-i şerifte buyrulur: “Size iki şey bırakıyorum, onlara sımsıkı sarıldığınız sürece yolunuzu asla şaşırmazsınız. Bunlar; Allah’ın kitabı ve Peygamberinin sünnetidir.” (Muvatta’, Kader, 3.)

Tasavvuf; Cenâb-ı Hakkʼı kalben tanıyabilme sanatıdır. Tasavvuf; “îmân”ı “ihsân” gibi muhteşem ve muazzam bir ufka taşımanın diğer adıdır. Tasavvuf’i yola girmekten gaye istikamet üzere yaşayabilmektir. İstikâmet ise, Kitap ve Sünnet’e sımsıkı sarılmak, ilâhî ve nebevî tâlimatları kalbî derinlikle idrâk edip onları hayatın her safhasında vecd içinde yaşayabilmektir.

Dua, Allah Teâlâ ile irtibatta bulunmak; O’na gönülden yönelmek, meramını vâsıta kullanmadan arz etmek demektir. Hadisi şerifte "Bir şey istediğin vakit Allah'tan iste! Yardım dilediğin vakit Allah'tan dile!" buyrulmuştur. (Ahmed b. Hanbel, Müsned, 1/307)

Zikir, bütün tasavvufi terbiye yollarında nebevi bir üsul ve emanet olarak devam edegelmiştir. “…Bilesiniz ki kalpler ancak Allâh’ı zikretmekle huzur bulur.” (er-Ra‘d, 28) Zikir, açık veya gizli şekillerde, belirli adetlerde, farklı tertiplerde yapılan önemli bir esastır. Zikir, hatırlamaktır. Allah'ı hatırlamak farklı şekillerde olabilir. Kur'an okumak, dua etmek, istiğfar etmek, tefekkür etmek, "elhamdülillah" demek, şükretmek zikirdir.

İlim ve hâl kelimelerinden oluşmuş bir isim tamlaması olan ilmihal (ilm-i hâl) sözlükte "durum bilgisi" demektir. Bütün müslümanların dinî bilgi ve uygulama bakımından ihtiyaç duyduğu, bir bakıma müslüman olmanın ve müslümanlığın icaplarını yerine getirmenin ön şartı durumundaki fıkhi temel bilgiler ilmihal diye anılmıştır.

İslam ve İhsan web sitesinde İslam, İman, İbadet, Kuranımız, Peygamberimiz, Tasavvuf, Dualar ve Zikirler, İlmihal, Fıkıh, Hadis ve vb. konularda  güvenilir kaynaklardan bilgiye ulaşabilirsiniz.