Tavafın Sahih Olmasının Şartları

Tavafın sahih olmasının dört şartı vardır. İşte tavafın geçerli olmasının şartları.

Tavafın sahih olmasının şartları şunlardır.

TAVAFIN GEÇERLİ OLMASININ ŞARTLARI

1. Niyet

Tavafın geçerli olması için niyet etmek şarttır. Niyetsiz yapılan tavaf geçerli olmaz. Ancak niyette farz tavaf, umre tavafı, veda tavafı şeklinde belirleme yapılmayıp mutlak olarak “tavaf yapmaya” niyet edilse yapılan geçerli olur. Me­sela farz tavafı yapmak isteyen bir kimse “farz tavafı yapma­ya niyet ettim” değil de “tavaf etmeye niyet ettim” dese bu tavaf farz tavaf olarak geçerli olur.

Şafiî mezhebine göre “ziyaret” ve “kudûm” tavafı için ni­yet şart değildir. Çünkü hacca niyet edilirken bu tavaflara da niyet edilmiş olur. Bu ikisinin dışındaki tavaflar için niyet et­mek şarttır.[1]

Niyetin Hacer-i Esved hizasını geçmeden yapılması gerekir. Tavaf yapacak kimse, Hacer-i Esved'i geçtikten son­ra niyet etse, yaptığı bu şavt geçerli olmaz. Şavtı tamamla­madan geri dönüp tekrar Hacer-i Esved hizasına gelirse, bu niyet geçerli olur. Geri dönmezse yaptığı ilk şavt geçerli ol­maz, bundan sonra yapacağı şavt, ilk şavt olur.

2. Tavafı Belirlenen Vakitte Yapmak

Kudûm tavafı, hac ihramına girdikten sonra ve Arafat vakfesinden önce,

Umre tavafı, ihrama girdikten sonra;

Ziyaret tavafı, kurban bayramının birinci günü fecr-i sadığın doğuşundan sonra,

Veda tavafı, hac menâsikinin tamamlanmasından son­ra yapılır.

Şafiî ve Hanbelî mezheplerine göre ziyaret tavafı, Zilhicce­'nin dokuzunu onuna bağlayan gecenin yarısından itibaren yapılabilir.[2]

3. Tavafı Kâbe'nin Çevresinde ve Mescid-i Haram'ın İçinde Yapmak

Kâ'be'nin etrafında (metafta) veya metafı çevreleyen kapalı kısımlarda ve buraların üst katlarında yapılması ge­rekir. Mescid-i Haram'ın dışından dolanarak yapılan tavaf geçerli olmaz.

4. Tavafın En Az Dört Şavtını Yapmak

Tavafın ilk dört şavtı farz, tavafı yedi şavta tamamla­mak vaciptir. Dört şavtı yapan kimsenin tavafı geçerli olur, eksik kalan şavtlar usulünce telafi edilirse her hangi bir ceza gerekmez.[3]

Şafiî, Malikî ve Hanbelî mezheplerinde ise tavafı yedi şavta tamamlamak farzdır. Bu mezheplere göre bir şavtın eksik bırakılması durumunda tavaf geçerli olmaz ve bunun sadaka vererek telafisi de mümkün değildir. Eksik kalan şavtın tamam­lanması gerekir.[4]

Dipnotlar:

[1] Nevevî, el-İzâh, s. 229.

[2] Nevevî, el-İzâh, s. 348.

[3] bk. Hacda Kurallara Aykırı Davranışlar ve Cezaları bölümü

[4] Kinânî, II, 781-783.

Kaynak: Diyanet Hac İlmihali

TAVAF NEDİR, NASIL YAPILIR?

Tavaf Nedir, Nasıl Yapılır?

PAYLAŞ:                

YORUMLAR

İlk yorumu yapan siz olun!

Yorum Ekle

İslam ve İhsan

İslam, Hz. Adem’den Peygamber Efendimize (s.a.v) gönderilen tüm dinlerin ortak adıdır. Bu gerçeği ifâde için Kur’ân-ı Kerîm’de: “Allâh katında dîn İslâm’dır …” (Âl-i İmrân, 19) buyurulmaktadır. Bu hakîkat, bir başka âyet-i kerîmede şöyle buyurulur: “Kim İslâm’dan başka bir dîn ararsa bilsin ki, ondan (böyle bir dîn) aslâ kabul edilmeyecek ve o âhırette de zarar edenlerden olacaktır.” (Âl-i İmrân, 85)

...

Peygamber Efendimiz (s.a.v) Cibril hadisinde “İslam Nedir?” sorusuna “–İslâm, Allah’tan başka ilâh olmadığına ve Muhammed’in Allah’ın Rasûlü olduğuna şehâdet etmen, namazı dosdoğru kılman, zekâtı vermen, Ramazan orucunu tutman, yoluna güç yetirip imkân bulduğun zaman Kâ’be’yi ziyâret (hac) etmendir” buyurdular.

“İman Nedir?” sorusuna “–Allah’a, meleklerine, kitaplarına, peygamberlerine, âhiret gününe inanmandır. Yine kadere, hayrına ve şerrine îmân etmendir” buyurdular.

İhsan Nedir? Rasûlullah Efendimiz (s.a.v): “–İhsân, Allah’a, onu görüyormuşsun gibi kulluk etmendir. Sen onu görmüyorsan da O seni mutlaka görüyor” buyurdular. (Müslim, Îmân 1, 5. Buhârî, Îmân 37; Tirmizi Îmân 4; Ebû Dâvûd, Sünnet 16)

Kuran-ı Kerim, Peygamber Efendimize (s.a.v) gönderilen ilahi kitapların sonuncusudur. İlahi emirleri barındıran Kuran ve beraberinde Efendimizin (s.a.v) sünneti tüm Müslümanlar için yol gösterici rehberdir.

Tüm insanlığa rahmet olarak gönderilen örnek şahsiyet Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed Mustafa (s.a.v) 23 senelik nebevi hayatında bizlere Kuran ve Sünneti miras olarak bırakmıştır. Nitekim hadis-i şerifte buyrulur: “Size iki şey bırakıyorum, onlara sımsıkı sarıldığınız sürece yolunuzu asla şaşırmazsınız. Bunlar; Allah’ın kitabı ve Peygamberinin sünnetidir.” (Muvatta’, Kader, 3.)

Tasavvuf; Cenâb-ı Hakkʼı kalben tanıyabilme sanatıdır. Tasavvuf; “îmân”ı “ihsân” gibi muhteşem ve muazzam bir ufka taşımanın diğer adıdır. Tasavvuf’i yola girmekten gaye istikamet üzere yaşayabilmektir. İstikâmet ise, Kitap ve Sünnet’e sımsıkı sarılmak, ilâhî ve nebevî tâlimatları kalbî derinlikle idrâk edip onları hayatın her safhasında vecd içinde yaşayabilmektir.

Dua, Allah Teâlâ ile irtibatta bulunmak; O’na gönülden yönelmek, meramını vâsıta kullanmadan arz etmek demektir. Hadisi şerifte "Bir şey istediğin vakit Allah'tan iste! Yardım dilediğin vakit Allah'tan dile!" buyrulmuştur. (Ahmed b. Hanbel, Müsned, 1/307)

Zikir, bütün tasavvufi terbiye yollarında nebevi bir üsul ve emanet olarak devam edegelmiştir. “…Bilesiniz ki kalpler ancak Allâh’ı zikretmekle huzur bulur.” (er-Ra‘d, 28) Zikir, açık veya gizli şekillerde, belirli adetlerde, farklı tertiplerde yapılan önemli bir esastır. Zikir, hatırlamaktır. Allah'ı hatırlamak farklı şekillerde olabilir. Kur'an okumak, dua etmek, istiğfar etmek, tefekkür etmek, "elhamdülillah" demek, şükretmek zikirdir.

İlim ve hâl kelimelerinden oluşmuş bir isim tamlaması olan ilmihal (ilm-i hâl) sözlükte "durum bilgisi" demektir. Bütün müslümanların dinî bilgi ve uygulama bakımından ihtiyaç duyduğu, bir bakıma müslüman olmanın ve müslümanlığın icaplarını yerine getirmenin ön şartı durumundaki fıkhi temel bilgiler ilmihal diye anılmıştır.

İslam ve İhsan web sitesinde İslam, İman, İbadet, Kuranımız, Peygamberimiz, Tasavvuf, Dualar ve Zikirler, İlmihal, Fıkıh, Hadis ve vb. konularda  güvenilir kaynaklardan bilgiye ulaşabilirsiniz.