Hz. Peygamber’in (s.a.v.), İslâm ümmetinin geleceğiyle ilgili bir takım korku ve endişeleri vardı. Bu korkularından biri, belki en başta geleni dünya malına düşkünlük ve bu sebeple ümmetin fitneye sürüklenmesiydi.
Düşünmek gerekir ki sayılı günlerden ibaret olan dünya hayatı ne kadar uzun görünse de yine sayılı günlerden ibaret olan Ramazân-ı Şerîf gibi, gâyet kısa bir zamandır. Bu sebeple nasıl ki Ramazan’ı mânevî kazanç için bir fırsat mevsimi olarak görüp gayretimizi artırıyorsak, ömrü de bir Ramazan rûhâniyetiyle ihyâ edebilmek zarurîdir.