Kur’ân-ı Kerîm’de dünyâ ve âhirete âit bütün bahtiyarlıklar sayıldıktan sonra: “…Allâh’ın rızâsı bunların hepsinden üstün, hepsinden daha büyüktür. İşte asıl büyük kurtuluş da budur.” (et-Tevbe, 72) buyrulur.
Yalnız başına ve gizlice Allâh’ı zikretmek daha makbûl olmakla birlikte, zaman zaman açıktan ve toplu olarak zikretmek de pek fazîletlidir. Bugün biz bu zikir hayatının neresindeyiz? Zikirlerimiz, Allah Rasûlü -sallâllâhu aleyhi ve sellem- ve ashâbının zikirlerine ne kadar yaklaşabiliyor! Şunu aslâ unutmayalım ki; kalp için zikir, balık için su mesâbesindedir. Balık sudan ayrılırsa hâli nice olur?!