Gönülleri en çok meşgul eden, gaflete düşüren ve ibâdetlerin mânevî feyzinden mahrum eden şeylerden bir tanesi de dünya sevgisi ve mal kazanma hırsıdır.
Ümmet, millet ve devlet olarak ve belki küçük küçük cemaat ve gruplar olarak da muhasebe yapmak bir zarurettir. Meselâ bugün İslâm ümmeti olarak ciddi bir muhasebeye ihtiyacımız vardır.
Şeytan, kariyerinin ilk büyük başarısını (!) Hazret-i Âdem ile Hazret-i Havvâ’nın ağacın meyvesini yiyerek birbirlerine mahrem yerlerinin görünmesini sağlayarak kazandı. Kıyafetlerinin açılmasını ve birbirlerinden tahrik olmalarını istedi. Şerefli bir mahlûk olan insanoğlunu küçük düşürmenin en iyi yolu, kıyafetini açmaktı. Şeytan, kıyafetini kaybeden insanın, onurunu da kaybedeceğini iyi biliyordu.
Toplumlar, kütüphanelerin tozlu raflarında kalmış olan kara kaplı felsefe kitaplarının üzerine abanmış bilgiçlerin fikirleriyle selâmete kavuşamaz. İnsanlığı hakîkî saâdet ve selâmete çıkaracak olan; Kur’ân-ı Kerîm ve onun canlı bir şerhi mâhiyetindeki Sünnet kültürüyle yoğrulup ilâhî hikmet ve hakîkatlerle kemâle ermiş müʼminlerin tebliğ, îkaz ve irşadlarıdır.