Vakıf İnfak Hizmet

Kur’ân-ı Kerîm Eğitim ve Öğretimine Ehemmiyet Vermek

İnsanlığa hidâyet rehberi olan Kur’ân-ı Kerîm, Allâh Teâlâ’nın biz kullarına göndermiş olduğu ilâhî bir emânettir. Bu emâneti nefsimizden başlayarak Allâh’ın kullarına taşıyabilmek, en mühim hizmetlerin başında gelir.

Hizmet Ehli Öfkesini Yenmelidir!

Îtidâli bozan en mühim âmillerden biri de öfkedir. Öfke bir acizliktir. Aklî dengenin kısmen zaafa uğramasıdır. İnsanın zayıflık ve liyâkatsizliğinin bir ifâdesidir, âdetâ nefse pirim vermektir. Bu itibarla hizmet ehli, öfkesini yutabilmelidir.

Hizmet Edilen Muhâtabı İyi Tanımanın Önemi

Mahlûkât arasında en mükerrem bir şekilde yaratılan insana, saygı ve tâzimle yaklaşmak îcâb eder. Zîrâ onun kalbi, nazargâh-ı ilâhîdir. Bu itibarla insana yapılacak hizmetlerde hassas davranmak, hizmetin semeresi ve ecri bakımından son derece mühimdir.

Eğitim Hizmetleri Nasıl Planlanmalı?

En zor hizmet, insan eğitimidir. Zîrâ terbiye olmamış bir nefis, kişiyi dâimâ kötülüğe yönlendirir. Allâh Teâlâ insan fıtratına fücûr ve takvâ temâyüllerini yerleştirmiştir. Bu bakımdan daha çocukluğundan itibâren bu iki temâyülün tezâhürleri onda görülmeye başlar.

İstişârenin Önemi Nedir?

Hizmette istişâre ile hareket etmek, ilâhî bir emir ve mühim bir sünnettir.

Hizmette Muvaffak Olabilmenin Yolu

Hizmet, Cenâb-ı Hakk’ın kullarından taleb ettiği ictimâî bir kulluk vazifesidir. Müminin hayatı, mahlûkâta hizmetle bereketlenir; derinlik ve mânâ kazanır.

Müslümanın Ayırıcı Özelliği

İnsan ne kadar kusurlu olursa olsun, onu reddetmeyip bilâkis ona bir baba şefkatiyle yaklaşabilme olgunluğunun mânevî irşaddaki bereketli netîcelerinden biridir.

Mü'minlerin Yapmayacağı Davranışlar

Hazret-i Mevlânâ buyurur: “Bir kabahatin dolayısıyla seni azarladığı zaman baban bile, senin gözünde bir canavar gibi saldırıcı ve ısırıcı görünür...”  “Bu hâl, onun azar ve cefâsından kaynaklanan derdin bir tesiridir. Yâni babanın îkâzı, senin iyiliğin için olduğu hâlde, ettiği azar ve cefâ, onun gönlündeki merhamet ve acıyışı sana canavar gibi göstermektedir...”

İnsanlara Merhamet ve Muhabbetle Yaklaşmalıyız

Cenâb-ı Hak, Hazret-i Peygamber -sallallâhu aleyhi ve sellem-’e ve onun şahsında bütün ümmete şöyle buyurur: خُذِ الْعَفْوَ وَأْمُرْ بِالْعُرْفِ “Sen (dâimâ) af yolunu tut ve iyiliği emret...” (el-A’raf, 199)

Tebliğ Ederken Ümit Verici Bir Dil Kullanılmalı

Hazret-i Mevlânâ’nın buyurduğu gibi insanın rûhu, berrak bir su gibidir. Fakat kötü işler ve günahlarla bulanınca hiçbir şey görünmez olur. Bu durumda mâneviyat incilerini ve hakîkat nûrlarını görebilmek için o suyu durultmak lâzımdır. Dolayısıyla tasavvufun gâyesi, nefsânî duyguları terbiye edip, fertleri ve toplumları sulh, sükûn ve huzûra kavuşturmaktır.