titanic

Kibirlenenlerin Helakına İbretlik Misaller

Mü’min, bir nîmete nâil olduğunda dâimâ; “Bu Rabbimin fazl u keremindendir.” diyerek nîmeti asıl sahibine izâfe edip şükretmelidir. Nefsânî bir şımarıklık içinde; “Ben kendi gücümle kazandım, ben kendi ilim ve kâbiliyetimle elde ettim.” diyerek nefsin hoyratlığına dûçâr olmak yerine; “Bütün nîmetler Sen’in lûtfundur yâ Rabbî!” hissiyâtı içinde “hiçlik” zirvesine ulaşmayı hedeflemelidir.

Gurur ve Kibre Kapılanların Hazin Sonu

Hâlid-i Bağdâdî Hazretleri buyurur: “Bütün fiil ve sözlerinizde, kendi güç ve kuvvetinizden vazgeçerek Allâh’ın güç ve kudretine sıkıca sarılın!”[1]

En Tehlikeli Kanser

Efendimiz’in dünyayı teşrifinden az önce idi. Ebrehe Yemen’den kibir ve azametle çıktı. Maksadı Kâbe-i Muazzama’yı yıkmak idi. O zamanın tankları yerinde olan fillerle tahkim ettiği ordusunun karşısında durabilecek bir ordu da yoktu. Hedefine mağrur bir şekilde ilerlerken Cenâb-ı Hak onu ve ordusunu yenmiş ekin yapraklarına çevirdi. Fakat; aslanlarla, kaplanlarla, yılanlarla, akreplerle değil, yok kadar minik serçe kuşlarının attığı taşlarla perişan etti.