İslami ilimlerin gelişmesi ve yayılmasında, çok büyük emekleri olan bu kıymetli şahsiyetlerin ve Anadolu Türkleri'nin Atayurdu olan Asya'da Ramazan farklı bir şekilde yaşanıyor...
Abdullah bin Hişâm’ın anlattığı şu rivâyet, Rasûlullah -sallâllahu aleyhi ve sellem- Efendimizʼe muhabbetimizin hangi seviyede olması gerektiğini göstermesi bakımından çok mânidardır...
Rasûlullah -sallâllahu aleyhive sellem-, insanların en yücesi olmasına rağmen aynı zamanda en mütevâzı olanıydı. Mekke’yi kansız bir şekilde fethettiği gün insanlar nezdinde en kuvvetli göründüğü bir ân idi. Senelerin zulmünün kısâsını yapabilme imkânına sahipti. Lâkin O “Af ve Rahmet Peygamberi” idi.
Peygamber Efendimiz -sallâllahu aleyhi ve sellem- biz ümmetine uyarıları günümüzde daha çok önemini gösteriyor.
Hepimiz, ilâhî imtihan diyârı olan bu cihan mektebinin talebeleriyiz. Kulluk tahsilimiz, ecel tasdiknâmesiyle son bulacak, amellerimizle toprağın sînesine gömüleceğiz.