Kur’ân-ı Kerîm, nüzûlü tarihinden kıyamete kadar insanlığı irşâd edecek hidâyet rehberi. Bu itibarla her âyeti, dikkatle değerlendirmek durumundayız. Ahkâm âyetleri gibi, ahlâkî erdemleri işâret edenleri de, mücmeli ve mufassalı da, tarihî misâlleri de bizim için aynı derecede üzerinde durup düşünmeye değer.
Ebû Hureyre (r.a.) Rasûl-i Ekrem -sallâllahu aleyhi ve sellem-’in şöyle buyurduğunu rivayet eder: "Her gün iki melekden biri “Dağıtan kimseye yenisini ver” diğeri de “malına bekçilik edenin malını telef et" diye dua eder.” (Müslim, Zekât)
Şükür, sadece "Yâ Rabbi Sana şükürler olsun!" demek değildir. Bilâkis Allâh’ın kendisine lûtfettiği nimetlerin hepsini yaratılış maksadına uygun olarak kullanmaktır. Şükrün en makbûlü ise din kardeşlerine fayda veren toplumsal ibadetler ve hizmetlerdir.
Sabahları boş kursakla fakat endişesiz olarak rızık aramaya çıkan kuşların rahatlığı ve teslimiyeti içinde, yersiz birtakım düşüncelere ve endişelere kapılmadan nasibini aramayı, boş oturmamayı, tevekkülün gereği sayan aşağıdaki hadis-i şerif; rızkı verenin sadece Allah olduğu bilinciyle hareket etmenin, Allah’a gereği gibi tevekkül anlamına geldiğini söylüyor bize.
Bir insan kendisine düşen vazifeleri hakkıyla yerine getirir, kul olarak elinden gelen tedbiri alır ve işinin sonunu Allâh’a havale ederse, Allah da o kuluna ihsan ve ikrâmını gönderir.
Tevekkül, elimizden gelen gayreti gösterdikten sonra sonucu Allah Teâla’ya havale etmektir. Allah'a (c.c) teslim olmaktır. Allah'a en güzel şekilde tevekkülde bulunabileceğimiz ve okuyacağımız tevekkül duları...
Hazret-i İbrâhim -aleyhisselâm-, Cebrâîl’in -aleyhisselâm- Cenâb-ı Hakk’ı huşû içinde üç kere zikretmesi karşısında vecde gelir ve bütün sürülerini ona hibe eder. Onun melek olduğunu söyleyip almaması üzerine sürülerini satar ve geniş bir arâzi alarak Müslümanların istifâdesine sunar.
Tevekkül, yersiz sıkıntı ve kaygıların azab ve sitresinden kişiyi kurtarır, huzurlu bir hayata kavuşturur. Allah’a tevekkül etmenin sonu cennettir.
Cenâb-ı Hakk’ın rızâsına ermek istiyorsak, evvelâ O’nun hakkımızdaki takdîrine râzı olmayı bilmeliyiz. Rabb'imizle huzur bulmalı, O’nun beraberlik ve dostluğuyla mutmain bir gönle kavuşmalıyız.
Sözlükte "iyilik, iyi, faydalı iş ve fayda" anlamlarına gelen hayır, Allah'ın emrettiği, sevdiği ve hoşnut olduğu davranışlar demektir. Sözlükte "kötülük, fenalık ve kötü iş" demek olan şer de Allah'ın hoşnut olmadığı, sevmediği, meşrû olmayan, işlenmesi durumunda kişinin ceza ve yergiye müstehak olacağı davranışlar demektir.