Mûsâ Efendi, görenlere daha ilk nazarda “Ne güzel bir kul” dedirtecek nûrâniyete, güzelliğe ve mükerremiyete mazhardı. Bu kıvam ne ile ve nasıl gerçekleşmiştir, sorusuna “iman, İslâm ve ihsanla” diye cevap vermek, bir hakikatin tespiti olacaktır.
Dünya hayatı, insanoğlu için bir imtihan dershânesidir. Her insanı; meçhullerle dolu bir son nefes geçidi, ardından uzun bir kabir âlemi, akabinde de muazzam bir kıyâmet sabahı beklemekte… Çok uzak gibi görünse de hepsi yarın kadar yakın…
Oruç, sadece uzuvlarla tutulmamalı, gönlün de nasîb aldığı duygulu ve feyizli bir ibâdet olarak icrâ edilmelidir. Nitekim yalnız mîdeyi aç bırakarak tutulan oruç hakkında Hazret-i Peygamber -sallâllâhu aleyhi ve sellem-: “O kişiye yalnız açlık ve susuzluk kaldı.” buyurmuştur.
Gece ve gündüzün deverânı içinde seherler… Cenâb-ı Hakk’ın rahmetiyle muâmelede bulunacağı has kullarının vasıflarını tâdâd eden âyet-i kerîmede; وَالْمُسْتَغْفِر۪ينَ بِالأَسْحَارِ “Onlar seherlerde istiğfar edenlerdir.” (Âl-i İmrân, 17) buyuruluyor.
Altınoluk Dergisi 30. yıl [2015-2016] abone dönemi kampanyasında Prof. Dr. M. Yaşar Kandemir Hocanın "Peygamberimin Sevdiği Müslüman" kitabını okuyucularına hediye ediyor. Dergide bu ay Prof. Dr. M. Yaşar Kandemir Hoca ile "Peygamberimin Sevdiği Müslüman" kitabı üzerine yapılan söyleşiyi siz değerli okuyucularımızla paylaşıyoruz.
Altınoluk Dergisi Yazı İşleri Müdürü Ahmet Taşgetiren, Abdullah Sert Bey ile Musa Efendi Hazretlerinin "İnfak Hassasiyeti" üzerine konuştu.