Tefekkür nedir? Tefekkürü terk etmek günah mıdır?
Tefekküri mevti, kalbi yumuşatmak, kalbdeki sevgiyi geçici dünya nimetlerine değil bâki olan Allah'a ve O'nun razı olduğu şeylere çevirerek nefsin ibret almasını temin etmek, tûl-i emeli kırmak, gafleti dağıtmak, tevehhüm-i ebediyete engel olmak, ihlâsı kazanmak ve tevbenin sürekliliğini sağlamaktır.
Tefekkür-i mevt yani ölümü tefekkür, insanı huzursuz eden nefsânî dünyâ sevgisini azaltır. Dünyanın geçici servet, mertebe, mevkî ve nefsânî güzelliklerini aşırı derecede sevmek ve onlara gönül bağlamak yerine kabri düşünmek, istikbâlde başımızdan geçecek ölüm ahvâlini tefekkür etmek; bizleri dünyevî ihtiraslardan, boş hevâ ve heveslerden korur.
Bir Müslüman her gece yaşadığı günün muhâsebesini yapmalı ve kendine şu sualleri sormalıdır. İşte 41 maddede bir Müslümanın günlük nefis muhasebesi...
Rasûlullah -sallâllâhu aleyhi ve sellem- Efendimiz, ölümü çokça hatırlamayı emreder, dünyaya dalıp gitmemizi istemezdi. Bir hadis-i şeriflerinde "Ölümü çokça hatırlayın! Çünkü ölümü hatırlamak, (insanı) günahlardan arındırır, dünyaya karşı zâhid kılar. Eğer zenginken ölümü düşünürseniz, sizi zenginliğin âfetlerinden korur." buyururdu.
Hayattaki her nîmet gibi mahrûmiyetlerin de bir imtihan cilvesi olduğunu hatırımızdan çıkarmamalıyız. Şâyet Allah bir şeyi nasîb etmemişse bunu da gönül gözüyle okuyup; “Bunda da bir hayır vardır.” diyerek her hâlükârda şükredebilmeliyiz.
Rasûlullah -sallâllâhu aleyhi ve sellem- Efendimiz, dünyanın fânîliğini hiç unutmazdı. Şöyle buyururdu: “Âhirete göre dünya, sizden birinizin parmağını denize daldırmasına benzer. O kişi parmağının ne kadarcık su ile döndüğüne baksın!”(Müslim, Cennet, 55)