Dînin derûnî ve ruhânî ciheti, mârifet ve takvâ derinliği olan tasavvufî yönü ihmâl edildiğinde, geriye kuru bir kâideler manzûmesi kalır. Bununla birlikte, bilhassa günümüzde tasavvufî neşveye sahiplik iddiasıyla arz-ı endâm eden bâzı çevreler gibi, her şeyi bâtınî hükümlerden ibâret görüp dînin zâhirî hükümleri diyebileceğimiz şerîati hafife almak da, tasavvufun hakîkatinden uzaklığın açık bir göstergesidir.
İnsanlığın hidâyet ve ıslâhı, akıl ve mantıktan ziyâde, kalbe ve vicdâna hitâb eden, gönlünü bir rahmet dergâhı hâline getirmiş ârif zâtların, hâl ve kāl ile yaptıkları irşadları bereketiyle gerçekleşmiştir.
Osman Nûri Topbaş Hocaefendi tasavvufu yakaşık 2 dakikada özetliyor. Tasavvuf hakkında detaylı bilgi için aşağıdaki bağlantıları inceleyebilirsiniz.