Hazret-i Mevlânâ; Selçuklu medreselerinde ikinci bir İmâm-ı Gazâlî seviyesine ulaşmış, sâkin bir âlim, zühd içinde yaşayan bir müderristi. Hâlbuki onun rûhunda meknûz bir okyanus vardı. O ummânı harekete geçirme, coşturma vazifesi, Şems-i Tebrizî’ye verilmişti.
Altınoluk Dergisi'nin Aralık [2014] sayısının kapak konusu “Grup Nefsinin Terbiyesi”. Altınoluk bu sayısında, İslam’a hizmet gayesiyle oluşmuş yapıların da bir nefis sahibi olduğundan yola çıkıyor ve bunun da terbiye edilmesi gerektiğini ifade etmeye çalışıyor.
Zamanı öyle güzel değerlendir ki, “Yarın öleceksin!” denilse bile, programında herhangi bir değişiklik yapma ihtiyacı hissetmeyesin!..
Hüdayi Gönüldaşı Muhterem Oğuz Aydınol Ağabey Hakk’ın rahmetine kavuştu. Cenazesi dün ikindi namazına müteakip Fatih Camii'nde kılınıp Kozlu'daki aile kabristanlığına defnedildi. Merhuma Cenab-ı Haktan rahmet, ailesine ve sevenlerine sabr-ı cemil niyaz ediyoruz.
Muhterem Osman Nûri Topbaş Hocaefendi'nin kaleminden tasavvuf târifleri: "Tasavvuf, Allah Teâlâ ile ünsiyet kurma sanatıdır. İnsan, sevdiğine, sevgisi kadar fedakârlıkta bulunur."
Tezkiye, bütün duyguların îman süzgecinden geçirilerek arındırılması, âdeta rafine edilip temiz ve hâlis hâle gelmesi safhasıdır.
Altınoluk Dergisi'nin Ekim 2014 sayısında kaleme aldığı yazının ilk bölümünde "nefs tezkiyesi"nin gerekliliğine değinen Osman Nuri Topbaş Hocaefendi, hâl ve davranışlarımıza şekil veren kuvvetlerden bahsediyor.
Altınoluk Dergisi bu ay dosya konusu olarak “Büyük Fitne-Tekfir ve Sapkınlığı”nı işliyor. Dosya konusunu irdeleyen birçok yazının yanı sıra Doç Dr. Necati Subaşı ile Diyanet’in “Dindarlık Araştırması” üzerine bir röportaja da yer verilen dergide, İslam ve tasavvuf ölçüsünde Müslümanların bugünkü meselelerine dair birçok yazı bulunuyor.
Ebû’l-Hasan Harakānî Hazretleri buyurur: “İki kişinin dinde çıkardığı fitneyi, şeytan bile çıkaramaz: Dünya hırsına sahip âlim, İlimden mahrum ham sofu!” [1]