Hazret-i Peygamber -sallâllâhu aleyhi ve sellem- ve O’nun seçkin sahabîlerinin yürüdüğü yolu tâkip etmekte büyük bir dirâyet ve hassâsiyet göstermiş olan Osmanlılar, kendi dönemlerine gelinceye kadar belli bir ölçüde devam etmiş olan vakıf tesis etme fazîletinde zirveye ulaşmışlardır.
Çanakkale’yi ölümsüzleştiren ruh nedir? Gençliğin Çanakkale Muhârebeleri’nden alması gereken mesajlar nelerdir?
Hatay'ın Erzin ilçesinin Başlamışlı köyünde yaşayan Abdulkadir Doğan, bakkallıktan emekli olduktan sonra, kitap sevgisi dolayısıyla dükkanını kütüphâneye dönüştürdü.
Dâimâ mâneviyat, maddeden üstün gelince, onu tesiri altına alır. Nitekim Çanakkale Harbi’ndeki İngiliz kumandanı tarihçi Hamilton da, bu hakîkati şöyle îtiraf etmiştir...
Çanakkale Zaferi, böyle büyük kahramanların canları mukâbilinde bize sundukları bir muvaffakıyet ve hediyedir. Ve bu şanlı müdafaa harbinin her zafer hamlesinde aşağıdaki gibi bilinen ve bilinmeyen nice misâller mevcuttur.
1976 yılından bu yana İstanbul’u sevdirmek için çeşitli gezilere rehberlik yapan gazeteci-yazar Fahri Sarrafoğlu, İstanbul sevgisini gençlere aşılamak için hayatını bu yola adamış bir “İstanbul gönüllüsü” ya da kendi deyimiyle “İstanbul seyyahı”. Fahri Sarrafoğlu, yaptığı işi şu şekilde özetliyor: “Anlatmak için girdiğim her camiye ilk defa giriyormuş gibi hissederek buradaki tarihi anlatıyorum; başka türlü anlatamam, öğrenemem, hissedemem. O zaman bu işi para için yapmış olurum. İş, ruhaniyetten çıkar. Evet işimi profesyonel yapıyorum, eyvallah! Ama İstanbul’u o amatör ruhumla anlatıyorum.” İstanbul seyyahı, gazeteci-yazar Fahri Sarrafoğlu ile yıllardır gençlerle yaptığı "İstanbul gezileri" üzerine konuştuk.
Yavuz Sultan Selim Han, Mısır seferine çıkmadan önce gördüğü rüya ve seferde yaşadığı manevi haller Osmanlı ordusunu geçilmez çöllerden geçirmiş âdeta orduya manevi rehberlik yapmıştı.
Osmanlı'nın son döneminde askerî hazırlıklar dolayısıyla devletin borcunun artmış olmasını dillerine dolayarak Sultan Abdülazîz’i müsriflikle itham edenler vardır. Fakat bu doğru değildir. Zira Sultan Abdülazîz, askerî yatırımların pek çoğunu başta saray mensupları olmak üzere tebaanın teberrûları ile karşılamıştır.
Edirne'nin düşman işgalinden kurtuluşu dolayısıyla verilen ilk kutlama yemeğinin menüsü, 93 yıl sonra gün yüzüne çıktı.