İnsan, zaafiyetlerle dolu bir varlık... Yaratılış mâcerasında Hazret-i Âdem’le başlayan bu “insan” olma özelliğimiz, aynı zamanda zaafiyetlerimizin neler olduğunu ortaya koymaktadır. Bu zayıflıkları en aza indirmek için nefisle yapılması gereken mücadelenin ehemmiyeti büyüktür.
“Bütün gaybları en iyi şekilde bilen Cenâb-ı Hak, ibadetlerin sûretleri ile birlikte kulluk vazifesinin îfâsını da rûh ve rûhâniyetin en derin ve en hassas noktasından bekler.”[1]
Dünyayı âhirete tercih etmek; geçici olanı kalıcı olandan, damlayı deryadan, çer-çöpü pırlantadan kıymetli görmek gibi, hazin bir hamâkattir. Bâyezîd-i Bistâmî Hazretleriʼnin buyurduğu üzere, bu hamâkate dûçâr olanların en bâriz vasıflarından biri “cehâlet”tir.