Sultan II. Abdülhamid'in takvası nasıldı? Sultan II. Abdülhamid'in takvâsının hayâtına etkileri nasıl olmuştur?
Osman Nûri Topbaş Hocaefendi'nin takva hayatından ve çocuk eğitiminden bahsettiği, Erkam Radyo ve Erkam TV'de yayınlanan 28 Haziran 2021 tarihli sohbeti...
Takva kısaca ne demek? Takva hayatı nasıl olmalıdır? Sahabe efendilerimizin takva tarifi nasıldı?
Dünyada Hakk’a kullukta en mühim sermâyemiz, muhabbettir. Muhabbeti ona lâyık olana yöneltebilmek, en büyük mânevî kazanç vesîlesidir. Bunun zıddına onu lâyık olmadığı yönde ziyan etmek de ebedî bir felâket sebebidir.
Mü’min dâimâ Rabbine karşı vazifeleri husûsunda kendi hâlini gözden geçirmelidir. Bazı câhillerin dediği gibi; “ben âhirette falan zâtın eteğine yapışırım, o beni kurtarır” kolaycılığıyla rehâvet içinde yaşamaktan sakınmalıdır. Zira bu, ekseriyetle insanı gayretten alıkoyan, nefsânî bir düşüncedir.
Takvâ hayatı yaşamak demek; Cenâb-ı Hakk’a dost olabilmek, cenneti kazanabilmek, cennetin güzelliklerinden, derinliklerinden, ilâhî ikramdan anlayabilecek bir kalbe dünyada sahip olabilmek demektir.
Zühd, dünyaya lâyıkından fazla değer vermeme, rağbet etmeme, kanaatkâr olma, her türlü dünyevîve, nefsânî zevke karşı koyarak kendini ibadete vermektir. Lâkin zühd, bu dünyadan tamamen el çekmek olarak anlaşılmamalı, dünyevi şeyleri gönle sokmadan takva ikliminde yaşamak şeklinde idrak edilmelidir.
Terbiyenin kişiye göre değişen sayısız yolları vardır. Birisi de ve belki en güzeli de muhatabı şoke edecek bir davranış güzelliği ile onun vicdanının sesini duymasına vesile olabilmektir. Ancak kimileri vicdanını o kadar kapatmıştır ki, bu sesi duyması imkânsız gibidir. Böylelerine ceza neyi gerektiriyorsa verilmek durumundadır. Bazen suçluya merhamet, daha büyük günahların ve zulümlerin teşvikine dönüşür. Mü’min, firâsetiyle kime nasıl davranılması gerekeceğini sezebilecek bir gönül kıvamına erişmelidir. Bunun da yolu takvâyı[2] artırmaktır.
Şunu unutmamak lâzımdır ki, Cenâb-ı Hakk’ın bizim ibadetlerimize ihtiyacı yoktur, ibadetlere muhtaç olan asıl bizleriz. Her bir ibadet, ruha ayrı bir vitamindir. Ruha verilecek vitaminler ihmal edilirse, nefsanî hayata doğru meyil başlar.
Unutmamak gerekir ki müslümanlık, belli zamanlara has bir merâsim değil, ömürlük bir takvâ hayâtıdır.