Kalbimize bakmayı temel bir hassasiyet haline getiremeyişimiz sebebiyle farkında olmadan günah kirini küçümsüyor muyuz? Günahın parça parça hayatımıza girip, bizi kendisine alıştırdığını ve bir süre sonra ana limandan fersah fersah uzaklaştığımızı göremiyor muyuz?
Kuran bizlere sesleniyor: "Ey iman edenler! (Aklı örten) içki (ve benzeri şeyler), kumar, dikili taşlar ve fal okları ancak, şeytan işi birer pisliktir. Onlardan kaçının ki kurtuluşa eresiniz. (Maide Suresi 90)"
Tarihin en eski dönemlerinden itibaren insanlar falcılara, kâhinlere, büyücü ve sihirbazlara başvurmuşlar; kimi krallar kâhinlerle çalışmış, saltanatlarını onların verdikleri bilgilerle yürütmüşlerdir. Bütün peygamberler gibi Peygamber Efendimiz de büyücü, kâhin ve sihirbazlarla mücâdele etmiştir. Ve ümmetine bazı îkazlarda bulunmuştur.