Muhammed Sevkâ Hazretleri’nin, yeğenine karşı gösterdiği gönül inceliği ve istenmeden vermenin faziletini anlatan ibretlik kıssa.
Bakara suresi 273. ayette ne anlatılmaktadır veyahut ne vurgulanmaktadır? “Sen onları yüzlerinden tanırsın” ayetini nasıl anlamalıyız?
İnfak, Allah’ın hoşnutluğunu kazanmak için kendi emeğinden, alın terinden hak sahiplerine (muhtaçlara) vermektir. Peki Allahʼın sevdiği kul nasıl olunur? Sahabe nasıl infak ederdi? İnfak kime yapılır? Dünya malı biriktirmek sakıncalı mıdır? İslam servete sınır koyar mı? Ahiretʼin müflis dilencileri kimlerdir? Bu soruların cevapları haberimizde.
Malikül Mülk bir Yaradana iman eden kulların, mülke bakış açısı nasıl olmalıdır? Hak dostları fakirlik ve zenginlikte ne yapar?
Hak dostlarının en büyük gayret ve himmetleri, ilâhî hakîkatlerden uzak düşmüş hasta ve gâfil kalpleri İslâm ve îmânın nûruyla ebedî şifaya kavuşturmak, müʼminlerin mahzun ve mağmum gönüllerini ise şefkat ve merhametle ihyâ etmekten ibârettir.
Ramazân-ı Şerîf, tutulan oruçlarla açlık ve âcizliği tattırarak muhtaçların hâlinden daha iyi anlamayı sağlayan bir şefkat ve merhamet eğitimidir. Yine Ramazân-ı Şerîf, etrafımızdaki yoksul, kimsesiz ve bîçârelerin bize zimmetli olduğunu telkin eden bir mârifet mektebidir.
Mü’min; “…Sen onları sîmâlarından tanırsın…” (el-Bakara, 273) âyetinin sırrına ererek, muhtâcın istemesine bile lüzum kalmadan, onun sıkıntısını sîmâsından anlayabilecek bir firâsete ulaşmalıdır.