Müstesnâ Hak dostlarından biri olan Hazret-i Mevlânâ Celâleddîn-i Rûmî -kuddise sirruh- Mevleviyye tarikatının kurucusu, mutasavvıf, âlim ve şairdir. (ö. 672/1273) Hazret-i Mevlânâ, kendi hayatını hülâsa ederken, zâhirî ilimlerin zirvesindeki hâlini “hamdım”; mârifetullâh tecellîlerine nâil olup kâinattaki sırlar kendisine ayân olmaya başladığındaki hâlini “piştim”; zâtî muhabbette fânî oluş hâlini ise “yandım” diye ifâde etmiştir.
Osman Nûri Topbaş Hocaefendi, "Hazret-i Mevlânâ’nın hikmet dolu kıssaları içinde sizi en çok etkileyen kıssalardan birkaçını istirhâm etsek, neler söylersiniz?"
Kulu, yaratılışındaki esas gâye ve maksada ulaştıran her türlü yol ve vâsıta, bir vesîledir. Allâh’a yaklaşmak için bu vesîlelere sarılmaya da tevessül tâbir olunmuştur. Daha husûsî mânâda ise, duânın kabulüne sebep olacağı ümidiyle başta esmâ-i hüsnâ, Kur’ân-ı Kerîm, sâlih ameller, peygamberler ve sâlih zâtlar vesîle kılınarak Allah’tan bir şey istemek, arzu edilen bir şeyin elde edilmesi veya arzu edilmeyen bir şeyin def edilmesi için O’na duâ ve ilticâda bulunmak demektir.