Zikrin temiz bir vicdanla îfâsı da son derece mühimdir. Bu sırra binâendir ki, ehlullah hazarâtı evrâd ü ezkâra umûmiyetle tevbe ve istiğfarla başlamışlardır.
Asr-ı Saâdet toplumu, gece kalkıp namaz kılmayı, seherlerde evrâd ü ezkârlarını îfâ etmeyi ve Kur’ân okumayı, sıcak yataklarına tercih ediyorlardı. O mes’ûd toplumda seher ve fecir vakitleri, “İstiğfar ve dua vakti” olarak biliniyor ve ona göre îtinâ gösteriliyordu.