Bazen inandırmak için çok emek verirsin; fakat anlatamazsın. Bazen de hiç ummadıklarını Allah, bir rüyâ ile mutmain edip sana sevk eder, şaşarsın. Niceleri kayıptır, sende sanırsın. Nicelerini de hiç bilmezken, sende bulursun. İşte bunları fark edince, bıraktım gereksiz uğraşmaları. Artık sadece işime bakıyorum… Ve şüphesiz büyük hızla, kabre doğru akıyorum.
Müslümanın her hâli Müslümanca olmalı. Tabiî bu da bir san’at. Zamana göre de değişir. Yani idare edeceğim derken, taviz yoluna fazla gitmek hatalı. Muvafık değil. Daha doğrusu izin yok. Müslüman samimi olacak. Kendini sevdirme kabiliyeti olacak. Samimi insanı düşmanları bile sever. Hatta buğz etseler bile yine sevmek zorundalardır.